Bundan önceki bölümde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Türkiye için önemini belirtmiş ve bu ülkeye Askeri-Ekonomik açılardan süratli biçimde yardım ulaştırmanın yolunun Anamur’u İl yapmak olduğunu belirtmiştim.
Anamur’un İl olması askeri açıdan da önemlidir.
Geçtiğimiz yıllarda Kıbrıs Rum kesiminin eski lideri Papadopulos’un Avrupa Birliğini de arkasına alarak VETO silahına sarılmasına;
“Türk ordusu olmasa bunların defterini 75 dakikada düreriz.” sözlerine karşılık Kıbrıs’ta bulunan 40 bin kişilik Türk kolordusuna ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik kuvvetleri komutanlığına Lojistik destek sağlamak için Anamur’da bir kolordu konuşlandırılmalıdır.
Ve yine: Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ın:
“Kıbrıs’ta tek uluslararası kişilik ve tek vatandaşlık olmalı… Yabancı askerlerin Kıbrıs’ta bulunmaması gerekir… Anavatanların müdahalesi olmamalı… Bizi onlar kontrol etmemeli… Başka bir güç bizi kontrol etmeli…” diyerek toptan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini, Kıbrıs’taki Türk askeri Mehmetçiklerimizi, Türkiye’yi istememelerine karşılık da Anamur’da bir Kolordumuz konuşlandırılmalıdır.
Bunun gerçekleşmesi için, İlçelerde kolordu konuşlandırılamayacağı düşüncesinden hareket ederek Anamur İl yapılmalıdır.
Eski Rum lideri Papadopulos’un:
“Türk ordusu olmasa bunların defterini 75 dakikada düreriz.” dediği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin savunma gücünü oluşturan en önemli unsurlardan biridir.
Gayr-i nizâmî kuvvetten düzenli ordu durumuna geçen bir kuvvet olarak, dünya askerî literatüründe çarpıcı ve ender rastlanan bir örnek teşkil etmektedir.
1 Nisan 1955 yılında ortaya çıkan EOKA tedhiş örgütünün Türk toplumunu imha planlarının ortaya çıkması üzerine VOLKAN, KARACATEPE, 9 EYLÜL CEPHESİ, TÜRK MUKAVEMET BİRLİĞİ adı altında Türk toplumunun savunması için Mukavemetçi gruplar oluşturulmuştu.
1 Ağustos 1958 ‘de Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) adıyla birleşen gruplar 1963 yılına kadar gizlice faaliyet göstermiş, 1963 yılının Aralık ayında açık bir biçimde başlayan Rum saldırılarına karşı koyarak Türk toplumunun savunmasını sağlamışlardı.
Türk Mukavemet teşkilatı; 1967 yılında başlayan toplu Rum saldırılarına karşı her köyü ayrı-ayrı savunarak 20 Temmuz 1974 yılına kadar devam etmişti.
1974 Temmuz’undaki Türk Barış Harekâtında Mehmetçikle omuz-omuza çarpışarak BARIŞ HAREKÂTI’nı başarıya ulaştırmışlardı.
1 Ağustos 1976’da kurulan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığını hiçe sayan ve Türk askerinin Kuzey Kıbrıs’tan çekilmesini isteyen Rum yönetimi Avrupa birliğini de arkasına alarak bu kuvvetleri yok edip Kıbrıs’ın tamamına hakim olmayı planlamaktadırlar.
2007 yılında kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlaması için iyi niyet gösterisi olarak Türk tarafınca kaldırılan LOKMACI BARİKATI’NA rağmen, ANNAN PLANI’NA rağmen, Havalimanı açma girişimlerimize rağmen hiç yola gelmeyen Rum yönetimine en iyi dersi vermenin yolu Kıbrıs’taki askerî kolordumuza ve Kıbrıs Güvenlik Kuvvetlerine anında lojistik destek sağlamak için Anamur’u İl statüsüne kavuşturmak ve Anamur’a Askeri Kolordumuzu yerleştirmektir.
Anamur’da kolordunun konuşlandırılması Anamur’un İl olmasıyla mümkündür.
Askeri açıdan da Anamur İl olmalıdır.
Kıbrıs Barış Harekâtında Konya’dan kalkan uçaklarımızın Anamur semalarından Kıbrıs’a doğru gidiş dönüşlerini, REO’larla aylarca Anamur İskelesine ve Ören burnuna gelen araç-gerecin kayıklarla gizlice Kıbrıs’a gidişini, Hava Radar Mevzii Komutanlığımızca Türk savaş uçaklarına,Türk gemilerine parola ve işaretlerin verilişini, Anamur’da kurulan Radyoevi kanalıyla Kıbrıs’a yapılan yayınları ve daha pek çok burada anlatmamın sakıncalı olacağını bildiğim GÜNLÜĞÜM’DE yazılı olan askeri harekâtlarımızı yakından izleyen bir kardeşiniz olarak tekrar-tekrar diyorum ki; Her açıdan olduğu kadar Askeri açıdan da ANAMUR İL OLMALIDIR.
O dönemin Mit Müsteşarımız sayın Emre Taner geçtiğimiz yıllarda:
”Dünyadaki tüm değerlerin, ilişkilerin, sistemlerin ve düzenlerin yeniden şekillendiği bir süreç”ten bahsediyordu.
“Bu süreç içinde Türkiye gerek stratejik, gerekse jeopolitik önemi nedeniyle kendisini hiçbir zaman olayların akışına bırakmak lüksüne sahip değildir” diyordu.
Avrupa Birliği ve Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıs’tan Türk askerinin çekilmesi için sinsice gizli-açık yaptıkları dayatmalara karşı eski Cumhurbaşkanımız olan sayın Abdullah Gül Dışişleri Bakanı iken:
“Kıbrıs’tan asker çekme, ya da Maraş’ın iadesi söz konusu değildir”demişti.
Genel Kurmay Başkanımız:
”Benim Kıbrıs’ta 40 bin askerim var “demişti.
KIBRIS’TA bir kördüğüm var…
Bu kördüğüm çözülmelidir.
Kıbrıs kördüğümünü çözmemin en kestirme yolu stratejik konumu nedeniyle Anamur’un İl yapılması ve Kara-Deniz-Hava birliklerimizin Anamur’da konuşlandırılmasıdır.
Güney Kıbrıs Rum kesimi şu anda İsrail ile Kıbrıs’ta petrol ve doğalgaz aramaktadır.
Güney Kıbrıs Rum kesimi Avrupa Birliği dönem başkanlığına getirilmişti..
Kıbrısta oynanan Bizans oyunlarına karşı zaman kaybetmeden Anamur İl yapılmalı; Avrupa Birliği, İsrail ve Rumlara gereken cevaplar binlerce kilometre uzaktan değil 75 kilometre mesafeden, Anamur İl’inden verilmelidir.
Hoşça kalınız.
(Devam edecek)

