Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SOHBET KÖŞESİ: CUMHURBAŞKANLIĞI VE MİLLETVEKİLLİĞİ SEÇİMLERİ SONUÇLANDI ARTIK ÇALIŞMA ZAMANI…

Hatasıyla sevabıyla Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini geride bıraktık… Vaatler… Vaatler…
Hatasıyla sevabıyla Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini geride bıraktık…
Vaatler… Vaatler… Vaatler…
İnandırıcı olanlar… İnandırıcı olmayanlar…
Türk halkı kime inanıp kime inanmayacağının kararını verdi…
Şimdi top Cumhurbaşkanımızda ve Ak Parti iktidarında…
Bakanları atama görevini halkımızın teveccühüne mazhar olan Cumhurbaşkanımız gerçekleştirmiştir.
Bakanlar belirlenmiş ve yeni hükümetimiz göreve başlamıştır.
Tekrar hayırlı olsun diyoruz…
Artık zaman Çalışma zamanı… Verilen sözleri tutma zamanı… Vaatleri yerine getirme zamanı…
Seçim atmosferi içinde DİN ön plana çıkmıştı…
Allah… Peygamber… Mehdi… Din Dersleri… İmam Hatipler… Diyanet İşleri Başkanlığı… Kâbe… Cuma… Sünnilik… Alevilik… Bayram… Başörtüsü… Kur’an… Ezan… İslamiyet… Ateşperestlik…
…Ve de Din’in ortaya koyduğu prensipler; Doğruluk… Dürüstlük… Adalet… Hırsızlık… Yalancılık ve daha neler neler…
Artık seçimler geride kaldı…
Şimdi barış ve çalışma zamanı…
Seçimlere damgasını vuran DİN; barışı ve çalışmayı emrediyor…
Barış ve çalışmak…
Din nedir? Barış nasıl olmalıdır? Çalışmanın ölçüsü nedir?
Din; Tabiat kanunlarıyla tam bir uyum halindedir.
Kâinatın işleyişi ve tabiat kanunları din anlayışının içindedir.
Dünya ve Ahret birbiriyle ilgisiz değildir. Her ikisi de insanlar için yaratılan, biri diğerinin devamı olan barışık iki âlem’dir.
Müslümanlık sadece seccadede ve camide bırakılan bir konu değildir.
Yeryüzünü imar etmek, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını değerlendirmek, olmayanı imar etmek ibadet sayılmıştır.
Topraklar boş kalır, çaylar, ırmaklar, nehirler boşa akıp giderken, başkalarına el açmak Müslümanlık değildir.
“Bir lokma bir hırka” iddiası Müslümanlığın malı değildir.
“İnsan için çalışmasından başka bir şey yoktur.” Ayet-i Kerimesi Allah’ın emridir.
“Dünyasını Ahireti için, Ahiretini dünyası için bırakan hayırlınız değildir. Dünya Ahirete götüren bir vasıtadır. Çalışın, insanlara yük olmayın.” ikazı Peygamber buyruğudur.
İslam Dini; İnsanların dünyada mutlu, ahrette mesut olmalarını hedef almıştır.
Dünyadaki güç ve refah’ın da, Ahiretteki saadetin de temeli çalışmaktadır.
Bütün iyiliklerin, sağlık, servet ve saadetin kaynağı çalışmaktır.
İnsanın Allah yanındaki kıymeti, güzel olarak yaptığı şeydir. Tembelliğin Müslümanlıkta yeri yoktur.
Toprağı yeşertmek, yeryüzünün derinliklerine inmek, gökyüzünün sonsuzluklarında ilerlemek, Allah’ın insanlara verdiği kulluk vazifesidir.
İnsan dünyada yaşarken Allah tarafından verilen bir vazifeyi yerine getirmektedir.
Yapılan her işte, atılan her adımda Allah’ın prensip emirleri vardır.
Toprakla uğraşan çiftçi, tezgahta çalışan esnaf, çarkını döndüren sanatkar, dersine çalışan öğrenci Allah’ın huzurundadır.
Allah’ın emrini yapmaktadır.
Zirai kalkınma, sanayi hamlesi, ticari çaba, ilmi tırmanma hep Allah’ın hoşnutluğuna açılan kapıdır.
“Zaman” en büyük servettir.
Hayat insana değerlendirilmek, yeşertilmek, yüceltilmek için verilen kutsal bir emanettir.
“Bir kimse kendini ve bakmakla yükümlü olduğu yakınlarını geçindirmek için yola çıkmışsa Allah yolundadır.”
Öyleyse; sabana yapışan el, ibadettedir. Fabrika işleten beyin ibadettedir.
Denizin diplerinde, yeryüzünün derinliklerinde, gökyüzünün sonsuzluğunda insanlık için deva arayan insan ibadettedir.
Yeter ki bunlar; “Allah emretti” diye yapılmış olsun..
Müslümanlık çalışma dinidir. Çalışmayan İnsanın Müslümanlıkta yeri yoktur.
Ahireti kazanıyorum diye dünyayı terk eden, Allah’ın emrini terk etmektedir.
Dünya’yı kazanıyorum diye Ahirete hazırlanmayı bırakan tek kürekle, tek kanatla okyanuslara açılandır.
Müslüman; güçlü insandır. Güçlü olmak için zamanla yarışmayan gerçek Müslüman değildir.
“Gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayınız” Allah buyruğu bunu emretmektedir.
“Kuvvetli Mümin zayıf müminden hayırlıdır.” Hiç kimse dünyadan el-etek çekmeyi Müslümanlık sanmamalıdır.
Müslümanlık Allah’ın emrettiği şekilde yaşamak, arzı yeşermek, fezayı fethetmektir.
Dünya yürümekte… İhtiyaçlar büyümektedir.
Yürüyen ve büyüyen dünyada durmak, çağın gerisinde kalmaktır.
Müslüman yürüyen, büyüyen, yücelen güçlü, ışıklı insandır.
Çevresini yeşerten etrafını aydınlatandır.
İlerlemek, büyümek, gelişmek müminin, Müslümanın görevidir.
Zira çalışmak ibadettir.
Cumhurbaşkanımıza ve yeni hükümetimize çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Hoşça kalınız.