Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SOHBET KÖŞESİ: CUMHURBAŞKANIMIZIN TÜRKİYE YÜZYILI GÖREVE BAŞLAMA KONUŞMASINDAN ÖNEMLİ SATIR BAŞLARI

Türkiye, 2. tur Cumhurbaşkanlığı Seçimi için 28 Mayıs’ta sandık başına
Türkiye, 2. tur Cumhurbaşkanlığı Seçimi için 28 Mayıs’ta sandık başına gitmişti.
14 Mayıs’ta adaylardan birinin yüzde 50 ve üzeri oy almaması sonucunda seçim ikinci tura kalmıştı.
En çok oyu alan Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu için Cumhurbaşkanlığı seçiminde oylar atıldı.
İkinci turda rakibinden daha fazla oy alan Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı oldu.
İşte sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve başlama konuşmasından bazı mesajlar:
”…Türkiye siyasi tarihinin en kritik seçimlerinden birini daha alnının akıyla geride bıraktı.
14 Mayıs’ta seçimlerin Meclis’le ilgili boyutunu Cumhur İttifakı olarak 323 milletvekiliyle hamdolsun başarıyla tamamlamıştık.
***Milletimizin akın akın sandıklara koştuğu 28 Mayıs seçimlerinde yüzde 52,18 oy olarak Cumhurbaşkanı sıfatıyla 5 sene daha Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet etme şerefine nail olduk. Bu ulvi görevin, uğruna ve yoluna ömrümü adadığım milletime, gönül coğrafyamızın her yanına ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.
Aziz milletimizin şahsımıza, partimize ve ittifakımıza olan güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Aşkınan çalışan yorulmaz, diyerek Türkiye için eser ve hizmet üretmeye devam edeceğiz.
Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrep ve mezhebe mensup olursa olsun 85 milyonun tamamını bağrımıza basacağız.
21 yıllık iktidarlarımız dönemlerinde bu hassasiyetimizi hep muhafaza ettik. Hizmet götürürken kimsenin inancına, oyunun rengine bakmadık. Bölgecilik, particilik veya ayrımcılık hiçbir zaman yapmadık.
Şeyh Edebali gibi, “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” dedik.
Yunus Emre gibi, “Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü” dedik.
Ahmed-i Hani gibi, “İnsan, en büyük kalemin çizdiği nakıştır” dedik.
Bugün de aynı hikmet ışığının izinden gidiyoruz.
Bugün de aynı idealleri, aynı ilkeleri savunuyoruzç
Bugün de tüm Türkiye’ye Hacı Bektaşi’nin, Yunus Emre’nin, Pir Sultan’ın, Mevlana’nın, Ahmed-i Hani’nin sevgi diliyle sesleniyoruz.
Nefreti, öfkeyi, husumeti öne çıkaran değil muhabbeti, hoşgörüyü, kardeşliği, kucaklaşmayı yücelten bir anlayışla hareket ediyoruz.
“Gelin canlar, bir olalım, sevelim, sevilelim” diyoruz.
***Türkiye’nin her bir vatandaşının enerjisine, katkısına, fikrine ihtiyacı var.
Türkiye’nin 85 milyonun tüm fertlerinin tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmesine ihtiyacı var.
Türkiye’nin birliği ve beraberliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Millet olarak bu güçlü birlikteliği yeniden tesis etmemiz gerekiyor.
***Burada bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki; seçim dönemi 28 Mayıs gecesi itibariyle artık sona ermiştir.
Milli irade sandıkta iki kez tecelli etmiş, millet kesin kararını vermiştir.
Türkiye, sandıkların kapanması ve sonuçların açıklanmasıyla artık yeni bir yola girmiştir. Allah’ın izniyle Türkiye yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır.
***Seçim gündemine takılıp kalmak, Türkiye’ye patinaj yaptırmak demektir. Müflis tüccar misali sürekli eski defterleri karıştırmanın ülkeye de, millete de hiçbir faydası yoktur.
Hep birlikte önümüze bakmalı, geleceğe odaklanmalı, artık yeni şeyler söylemenin mücadelesini vermeliyiz.
Geçmişten, geçmişteki hatalardan ders çıkartarak istikbali inşa etmenin gayretinde olmalıyız.
Biz, seçimler sonrasında iç muhasebesini yapan, kendini yenilemeyi, güncellemeyi başaran bir geleneğe sahibiz.
Eksiklerimizi gidererek, hatalarımızı düzelterek, güçlü yanlarımızı daha da tahkim ederek bugünlere geldik.
Her seçim sonrasında yeni bir sayfa açtık. Rövanş peşinde, hesaplaşma peşinde koşmadık. Haksızlığa uğrasak da, hakka girenlerden olmadık. Yalanlara, iftiralara maruz kalsak da, adaletten asla sapmadık. Kendi seçmenimizle birlikte bize oy vermeyenlerle de muhabbetin diliyle konuştuk. Zaferlerimizle birlikte tevazuumuzu da büyüttük.
Ancak, ezici çoğunlukla kazandığımız 17 seçimin hiçbirinde muhalefetten böyle bir tavır görmedik. En büyük sıkıntımız zaten; ülkemizde bu noktada gerçekten gayretli bir muhalefetin olmayışıdır. Eski alışkanlıklarını terk etmeye maalesef yanaşmadılar. Milletin maslahatı yerine kendi küçük hesaplarının peşine düştüler. Samimi bir özeleştiri yapmaktan ziyade hatayı, kusuru, başarısızlıklarının sebebini hep vatandaşta aradılar.
Hemen her seçim sonrasında musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladı. Bu sefer farklı bir tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz.
Gazetecisi, yazarı, sivil toplumu, sanatçısıyla tüm muhalefet cenahının artık milli iradeyle barışmasını istiyoruz.
Cumhuriyetimizin 100. Yılına kavuşmanın heyecanını yaşadığımız bu yılda Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.
Buradan tüm vatandaşlarımı, ilçeleri, köyleri, haneleriyle 81 vilayetimizin tamamında bir kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum.
Gün bir olma, beraber olma, bin yıllık kardeşliğimizi perçinleme günüdür.
Gün, evlatlarımızın aydınlık yarınlara sahip çıkma günüdür.
Gelin, seçim dönemindeki kırgınlıkları, kızgınlıkları bir tarafa koyalım.
Gelin, küslük olmuşsa, kalpler kırılmışsa, barışmanın yollarını arayalım.
Gelin, hep beraber Türkiye yüzyılının inşasına omuz verelim.
Cumhuriyetimizin 100. yılını şanına, ruhuna ve manasına uygun bir şekilde 85 milyon olarak hep birlikte idrak edelim.
İnşallah el birliği, gönül birliği içinde bunu başaracağımızdan asla şüphe duymuyorum. Davetimize icabet eden tüm vatandaşlarıma şimdiden teşekkür ediyorum.
***14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim sonuçlarının elbette pek çok anlamı vardır. Milletimiz bir kez daha demokratik kazanımlarına sahip çıkarak bizlere durmak yok yola devam, çalışmaya devam demiştir. Tabii yetmez, hizmet ve eser üretmeye de devam demiştir.
Milli iradenin üzerine gölge düşürme girişimleri akamete uğramış, tıpkı 1 asır önce olduğu gibi manda ve himaye tekliflerini milletimiz yine reddetmiştir.
Eser ve hizmet siyaseti popülizme galip gelmiş, insanımızın basiret ve ferasetinin hafife alınmaması gerektiği tekrar anlaşılmıştır.
1950’den beri neredeyse her 10 yılda bir tekrarlanan darbelerle yara alan Türk demokrasisi rüştünü tüm dünyaya bir kez daha ispat etmiştir.
Seçmenin yarısını dahi sandığa götüremeyenlerin attığı diktatörlük ve otokrasi iftiralarının içinin tamamen boş olduğu görülmüştür.
Bu seçimlerle on yıllardır ülkemiz aleyhine yürütülen kampanyaları boşa çıkarmakla kalmadık, aynı zamanda geleceğimizi de güvence altına aldık.
Yine bu seçimlerde Türkiye yüzyılı teklifimizin insanımız tarafından kabul edildiğini gördük. Bir asır önce milli mücadelesini Cumhuriyetin kuruluşuyla tamamlayan milletimiz,
Cumhuriyetin ikinci asrını da Türkiye yüzyılıyla taçlandıracaktır.
Önümüzdeki 5 yıl boyunca bu vizyonumuzu adım-adım uygulamaya geçireceğiz.
Seçim meydanlarında halkımıza verdiğimiz sözlerin hepsinin takipçisi olacağız.
Son 21 yıldır olduğu gibi neyi vadetmişsek, inşallah tek-tek bunları gerçeğe dönüştüreceğiz. Demokrasimizi, darbe ürünü mevcut Anayasa’dan kurtararak özgürlükçü, sivil ve kuşatıcı bir anayasayla güçlendireceğiz.
Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Gazi Mustafa Kemal’in “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hakiki manasıyla pratiğe dökmekte kararlıyız.
Bunu da içe kapanarak, hadiseleri tribünden izleyerek değil, girişimci ve insani diplomasimizin etki alanını daha da genişleterek yapacağız.
***Yeni dönemde muhataplarımız karşılarında sınırları içinde ve dışında terör örgütleriyle daha kararlı mücadele eden, mavi vatanda kendisinin ve kardeşlerinin hakkını daha güçlü gözeten, ekonomiden ticarete, güvenlikten demokrasiye başarı çıtasını yükselten, hâsılı her alanda daha kararlı, daha cesur, daha müşfik, daha aktif bir Türkiye bulacaktır.
Gelecek 5 sene boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin şanını ve şerefini korumak, itibarını artırmak, adını tüm dünyada yüceltmek için bütün gücümüzle çalışmaya söz veriyoruz.
Devletimizin varlığını, vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin kayıtsız ve şartsız egemenliğini her zeminde koruyacağımızı taahhüt ediyoruz.
Gayret bizden, tevfik Allah’tandır inancıyla bugünden itibaren Türkiye yüzyılının inşası için Bismillah diyoruz.
***Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, sandığa giderek, özgür iradesiyle ülkemize bir demokrasi şöleni yaşatan her bir vatandaşıma, 85 milyonluk büyük Türkiye ailesinin her bir ferdine tekrar teşekkür ediyorum.
Sağ olun, var olun.  ‘
İşte Cumhurbaşkanımızın göreve başlama konuşmasından bazı satırbaşları…
Yükselen Türkiye’de. TÜRKİYE YÜZYILI’ nın ülkemize ve milletimize hayırlı  olması dileklerimizle…
Hoşça kalınız.