Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: FAL VE FALCILIK ÜZERİNE…

Arapça ’da fal:  “uğur ve uğurlu şeyleri gösteren simge” anlamına
Arapça ’da fal:  “uğur ve uğurlu şeyleri gösteren simge” anlamına gelir.
Batı dillerinde ise “gelecekten haber verme (kehanet)” anlamında kullanılır.
İnsanoğlu tarih boyunca gerek kendisiyle gerek çevresiyle ilgili bilinmezleri anlayıp keşfetmeye, istikbalin neler getireceğini önceden öğrenmeye ve böylece kendi kaderine hükmetmeye çalışmıştır.
Bunda esrarengize ve meçhule karşı olan merak ve tecessüs duygusunun da büyük payı vardır.
İnsanın bilinmezi ve esrarengiz olanı keşfetmek için çeşitli yöntemler kullandığı bilinmektedir.
Zaman içinde onun bu ihtiyacını karşılamak üzere bu işi meslek edinenler çıkmış ve bunlar toplumda büyük itibar görmüşlerdir. Kâhin, sihirbaz, büyücü, şifacı, falcı ve bakıcı gibi isimlerle anılan bu kişiler mistik sezgi gücüne dayanarak, görünmez varlıklarla temasa geçerek, yahut tabiattaki bazı varlık ve nesnelerin durum ve davranışlarını yorumlayarak bu konuda söz sahibi olduklarını iddia etmişlerdir.
Fal genelde ya bazı alet ve vasıtalarla ya da bazı yöntemlerle tahminlerde bulunma, içinde bulunulan zamanla ve gelecekle ilgili yorumlar yapma işidir.
Falda çeşitli araçlar ve teknikler kullanılmakta, buna göre de değişik fal türleri ortaya çıkmaktadır.
Tarihin muhtelif devirlerinde çeşitli kültürlerde bilinen ve uygulanan başlıca fal türlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
–Yıldız falı: İnsanın doğduğu günü dikkate alarak o günkü göğün durumu, yıldızların konumu ve insan üzerindeki etkilerinden hareketle onun kaderi hakkında yorum yapma işidir.
–El falı : Eldeki çizgilerden kişinin geleceğini okuma işidir.
–Kuş falı: Kuşların uçuş şekli ve seslerinden bir anlam çıkarmak suretiyle gelecek hakkında bilgi verme işidir.
–Kâğıt falı: İskambil ve torot gibi üzerinde çeşitli şekil ve semboller bulunan kâğıtların muhtelif tekniklere göre açılıp dağıtılması ile ortaya çıkan sonucun yorumlanması işidir
-İç organlar falı:  Bazı hayvanların Karaciğer, bağırsak gibi iç organlarına bakarak yorum yapma işidir.
–Kum ve toprak falı: Kum, toprak, toz ve çakıl taşları ile tesadüfen tespit edilen belli noktalar ve bunların şekilleri üzerine yapılan yorumdan ibarettir.
–Zar falı: Taşlarla veya zarla yapılan faldır.
–Kitap falı: Belli bir dilek ve niyetle bilhassa kutsal kitapları açıp bulunulan yerdeki ifadeleri yorumlama işidir.
Falın bunların dışında ateş falı, su falı, çay falı, kahve falı gibi fal türleri de vardır.
Cenabı Allah Neml Suresi’nin 65’inci ayetinde; “De ki; göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse kaybı bilmez.” buyuruyor.
Gelecekten haber veren kişilere inanılıp inanılmayacağının en güzel cevabını bu ayet-i kerimede görmek mümkündür.
Kuran-ı Kerim’den sonra ikinci büyük kaynak olan Hadis-i Şeriflerde de bu konuda işaretler vardır.
Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde: “Kâhin ve falcıya (gaipten haber veren kişiye) inanan kimsenin kırk gün namazı kabul olmaz” buyuruyor.
Riyaz’üs-Salihin tercümesinden aldığımız bu Hadis-i Şerif’ten başka, konuya açıklık getirecek başka bir Hadis-i Şeriflerinde Peygamberimiz yine: “Ona inanan kişi bana indirileni (Kur’an-ı Kerimi) inkar etmiş olur” buyurmaktadır.
Bu nedenle değişik yollarla gelecekten veya gaipten haber vermek iddiasında bulunanlara inanmak dinimize göre haram kabul edilmiştir.
Bir örnek vermek gerekirse fal çeşitlerinden biri olan Yıldız falının İslam inancıyla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.
Yıldız falı ya da astrolojinin kaynağı Babilliler’e dayanır.
Babilliler’de yıldız falına inanmak dini bir inanç olarak görülür.
Eski Mısır’da da yıldız falına inanılırdı.
Çinliler, Hintliler, Aztekler de yıldız falına inanmışlardır.
Avrupa’ya, Ortaçağda Araplar tarafından yıldız falının girdiğini görüyoruz.
Öyle ki Avrupa’da sarayların en saygın kişileri, kralların en yakın adamları müneccimler dediğimiz yıldız falı bakıcıları olmuştur.
Yıldız falı bütün bu saydığımız dönemlerde gerek dini inanç şeklinde olsun gerekse dini inancın dışında değerlendirilsin insanların vazgeçemediği bir düşünce şekli olmuştur.
Günümüzde dünyanın her ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’mizde de pek çok insan sabahleyin gazetesini eline aldığı zaman ilk iş olarak gazetedeki yıldız falına bakmaktadır.
Falda iyi yazıyorsa neşe ile güne iyi başlamakta, falda kötü yazıyorsa, morali bozulmaktadır.
Bizim inancımıza göre, geleceği ancak Cenabı Allah bilir.
Yıldız falının bizi yönlendirmesi dini açıdan hiç de uygun bir davranış değildir.
Esasen günümüzde insanlar artık yıldız falına dini bir inanç gözüyle de bakmamaktadır.
Bazı insanlar, insanların gökyüzü haritasına göre gezegenlerin ve burçların etkisinde olduğuna inanmaktadırlar.
Bu insanlara göre; Yıldız falının yorumlanmasında, her biri gökyüzünde otuz derecelik bir alan kaplayan ve isimleri: Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık olan on iki burca başvurulmaktadır.
Yine bu insanlar; Doğum sırasında gezegenlerin bu burçlara oranla konumunun, insanın alın yazısını ve kişiliğini belirlediğine inanırlar.
Fal ile ilgili tüm inanç şekillerinin tıpkı yıldız falında olduğu gibi İslamiyet açısından hiçbir önemi yoktur.
Hoşça kalınız.