Adaları silahlandırarak adeta Türkiye’ye meydan okuyan Yunanistan’ın Türk düşmanlığı dur durak bilmeden devam ediyor…
Bu arada Şanlı Bayrağımıza olan düşmanlıklarına da şahit olmaktayız.
Hatırlayınız: Önceki yıllarda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan bir açıklamada, Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Yunanistan Milletvekili Ioannis Lagos’un, AP’de Yunan Adaları’ndaki sığınmacıların durumuna ilişkin oturumda, “Bir tarafta da Türkiye var, her istediğini yapabiliyor. Ülkemize akın akın göçmen geliyor, işte bu Türk bayrağı. Bununla ne yapılır, yırtıp atılır. Artık buna son vermeliyiz” diyerek Türk bayrağını yırttığını hatırlayınız.
Yıllar yılı yurt içinde ve yurt dışında şanlı bayrağımıza saldırılıyor düzenleniyor
Ve yine hatırlayınız: Bir pazar günü saat 23.30 sıralarında, Antalya’nın Kepez ilçesine bağlı Habibler Mahallesi’nde yine Bayrağımıza bir saldırı meydana gelmişti..
Gazetelerin haberine göre; Market işleten Nuri Z.’nin (55) iş yerini kapatmaya hazırlandığı sırada, konvoy halinde market önünden geçen yaklaşık 30 kişilik grup, camda asılı Türk bayraklarını görünce durmuş ve terör örgütü PKK üyesi olduğu iddia edilen kişiler, markete taşlı- sopalı saldırı düzenleyip, terör örgütü lehine slogan atmıştı. Saldırganlar, bir süre sonra araçlarına binip, olay yerinden kaçmıştı.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince saldırıya ilişkin düzenlenen operasyonda, terör örgütü propagandası yaptıkları iddiasıyla 1’i çocuk 4 kişi gözaltına alınmıştı.
Her milletin kendine göre kutsalları vardır.
Bu kutsallara yapılan saygısızlıklara karşı pek çok kanuni yaptırımlar vardır.
Milletimizin de bazı kutsalları vardır. Bu kutsallardan biri de bayrağımızdır.
Bayrağımıza yapılan saygısızlık da asla affedilemez.
Evet…Yurt içinde ve yurt dışında zaman zaman Türk bayrağına karşı yapılan saygısızlıklara şahit olmaktayız.
Bir saygısızlık da Samsunda meydana gelmişti.
Samsunlu kardeşlerimizi tenzih ederiz ama Samsun’da kimliği belirsiz kişiler tarafından cam üzerine giydirilmiş ve kırık olan Türk bayrağı yol kenarında bulunan bir alana atılmıştı….
Samsun’un İlkadım İlçesi Çay Mahallesi’nde yol kenarına kimliği belirsiz kişiler tarafından atılan cam üzerine giydirilmiş ve kırık olan Türk bayrağı tepkilere neden olmuştu.
Vatandaşlar, bayrağın bu şekilde atılmasına tepki göstererek, yetkililerden bunu yapanların bulunmasını ve gerekli cezanın verilmesini istemişti.
Geçtiğimiz yıllarda Başkent Ankara’nın ardından İstanbul’da da terör karşıtı Türk bayraklarıyla donatılmış büyük bir miting düzenlenmişti.
Sivil Dayanışma Platformu’nun organize ettiği ‘Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses’ mitinginde de 10 binlerce Türk Bayrağı miting alanını süslemişti.
Ancak Türk Bayraklı mitingler üzerine birileri çıkmış ve Türk Bayraklı mitinglerin ırkçılık olduğu söylemişti…
Terör yanlısı bazı basın organları da muhteşem Türk bayraklı mitingleri küçümser şekilde yayınlar yapmışlardı.
Türk Bayrağına dil uzatanlara hangi işgal ordularının askerleri olduğunu sormak en tabii hakkımızdır…
Sahi siz: “ Hangi işgal ordularının askerlerisiniz:..”
Sevgili Arif Nihat Asya’nın tabiri ile; Mavi göklerimizin beyaz ve kızıl süsü, şehitlerimizin son örtüsü, ışık-ışık, dalga dalga bayrağımız için destanlar yazdık, destanlar yazacağız…
Bayrağımıza bizim gözümüzle bakmayanını mezarını kazacağız…
Bayrağımızın bulunduğu yerde ne korku, ne keder olacak…
Barışın güvercini, savaşın kartalı olan Bayrağımız; Bizim tarihimiz, şerefimiz, şiirimiz, her şeyimizdir…
Bazı şerefsizlerin ona dil uzatmasına yüce Türk Milleti asla izin vermeyecek ve onları tarihe gömecektir…
Hele bir kere daha hatırlayalım:
Nedir Bayrak?…
Bayrak; Herhangi bir ülkeyi veya kurumu temsil eden “renkli kumaş” anlamına gelmektedir.
Bayrak; bir milletin, askeri birlik veya kuruluşların kabul ettiği özel işaret ve şekilleri taşıyan, ait olduğu topluluğun ayırt edici alameti olan, dalgalanacak biçimde göndere çekilen, renk ve biçimde özelleştirilmiş kumaş’tır.
Her ülkenin bağımsızlığını simgeleyen bir bayrağı vardır.
Genellikle uzun bir sopa veya direğin ucunda salınırlar.
Divan-ı Lügat’üt-Türk’te Bayrak; “Batrak” şeklinde geçer.
Daha sonra Bayrak adını almıştır.
“Batıraktan” yani “Batırmaktan” gelir.
Eski Türklerde toprağa saplanan, batırılan mızrağın üzerine hanedanlığı temsil eden renklerde kumaşlar ve ipler asılırdı.
Mızrağın ucuna da altın veya değerli madenlerden “kurt başı” gibi kağanlık alameti takılırdı.
“Toprağa batırılan mızrak” anlamındaki bayrak sözcüğü, zamanla “dalgalanan milli simge” ye dönüşmüştür.
Bir başka deyişle Bayrak; Bir ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü, birliğini konu eden semboller ve renklerden oluşan çeşitli sabit ölçekli olan semboldür.
Bayrak ilk Türk kavimlerinden bugüne kadar kullanıla gelmiştir.
Türk kavimleri arasında bayrağa “Perçem” ve “Beckem” denilirdi.
“Kutas, mumcuk, çalış” kelimeleri de bayrak karşılığı kullanılmıştı.
Yine eski Türklerde bayrak; batırılacak, saplanacak, mızrak ve süngü gibi bir silahın da adıdır.
Savaşlarda bu silahın ucuna bir ipek kumaş parçası takılırdı.
Oğuz Türkleri kırmızı ipekten yapılmış bayraklar kullanmışlar ve bunlara “perçem” adını vermişlerdi.
Karahanlılar turuncu renkteki ipekten yapılan bayraklar kullanırlar ve bunlara ’Tanuk” derlerdi.
Tarih boyunca Türk Devletleri çeşitli bayraklar kullanmışlardı.
Alparslan, Malazgirt Savaşı’nda üzerinde “Kelime-i Şahadet” yazılı bir bayrak kullanmıştı.
İlk Osmanlı Bayrağı’nın beyaz olduğu söylenmektedir.
Fatih Sultan Mehmet devrinde Yeniçeriler beyaz, Donanma Komutanlığı kırmızı bayrak taşımışlardı.
Osmanlılarda padişaha ait olan bayrak beyaz renkliydi.
Padişahların beyaz bayrak taşıması bir gelenek iken Fatih Sultan Mehmet’in kırmızı renkli bayrak da kullanıldığı söylenmektedir.
Osmanlı donanmasında kırmızı bayrak yanında yeşil bayrak da kullanılmıştı.
Barbaros Hayrettin başta olmak üzere meşhur denizcilerimizin hepsi yeşil bayrak kullanmışlardı.
Yeşil ve kırmızı renk “cihat sembolü” olarak uzun yıllar birlikte kullanılmıştı.
Bu bayrakların üzerinde genellikle Kelime-i Şahadet, Zülfikar resmi ve padişah Tuğları yer almıştı.
Türklerde ay ve yıldız ilk defa 3. Selim devrinde bir arada kullanılmıştı.
Ancak buradaki yıldız 8 köşeliydi.
Türk bayrağının doğuşu bir efsaneye göre ; 1. Kosova Savaşı sonrasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir göl gibi toplanması sonucunda, Ay ve Yıldızın bu göl üzerinde yansıması ile oluştuğu kabul edilmektedir.
Türk Bayrağının doğuşuyla ilgili daha başka efsaneler de vardır.
Şanlı Al Bayrağımız bugünkü kesin şeklini 29 Mayıs 1936 tarih ve 2994 sayılı “Türk Bayrağı Kanunu” ile almıştır.
Yurt içinden ve yurt dışından şanlı al bayrağımıza dil uzatmak hiç kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir.
Samsunda 95 yaşlarında bir teyzenin çöpte bulduğu Türk Bayrağını çöpten çıkarıp öpüp başına koyması ve evine götürmesi gibi hassasiyetler her Türk vatandaşı tarafından yaşanmalı ve Bayrağımıza gereken hassasiyetler özenle gösterilmelidir.
Hoşça kalınız.

