Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: TIP BAYRAMI KUTLAMALARININ ARDINDAN…

Türkiye’mizde ve dünyada 14 Mart günü, bundan yaklaşık bir hafta
Türkiye’mizde ve dünyada 14 Mart günü, bundan yaklaşık bir hafta önce Tıp Bayramı kutlamaları yapıldı…
Aradan geçen kısa süre içinde neredeyse doktorlarımız yine unutuldu…
Bir hafta devam etmesi gereken tıp bayramı sadece 14 Mart günü doktorlarımızın bayramlarını kutlamakla yetinildi.
Tıp Bayramı kutlamaları aslında bir hafta devam etmeliydi.
Bugünkü sohbetimizin konusu Tıp Bayramı ve İslam Coğrafyasında serpilip gelişen Tıp ilmi…
Öncelikle Tıp Bayramının tarihçesini sizlerle paylaşmak istiyorum:
Tıp Bayramı’nın ortaya çıkışı, 14 Mart 1827’de İkinci Mahmut döneminde Hekimbaşı Mustafa Behçet’in önermesiyle kurulan ilk cerrahhane olan Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’nin kurulmasıyla oluşmuştur.
Cerrahhanenin kurulmasıyla Türkiye modern tıp eğitimine başlamış ve okulun kuruluş günü olan 14 Mart tarihi de “Tıp Bayramı” olarak kabul edilmiştir.
Tıp Bayramı’nın ilk kutlaması 14 Mart 1919’da işgal altındaki İstanbul’da yapılmıştır.
Tıbbiye 3. Sınıf öğrencisi Hikmet Boran önderliğindeki tıp okulu öğrencileri, işgali protesto için toplanmış ve dönemin ünlü doktorları da destek vermiştir.
Böylece ilk Tıp Bayramı, tıp sektöründe hizmet edenlerin yurt savunma hareketi olarak başlamıştır. Günümüzde 1976’dan beri sadece 14 Mart günü değil, 14 Mart’ı içine alan hafta boyunca kutlama yapılmakta ve bu hafta Tıp Haftası olarak kabul edilmektedir.
Tıp konusuna İslam Bilginlerinin çok büyük katkıları olmuştur.
İslamiyet tıp konusunda genel kaideler ve temel esaslar getirmiştir.
Er-Razi, ibni Abbas, İbn-i Cezzar, Ali bin İsa gibi ünlü bilginler, tıp bilginleri yetiştirmiştir.
Eski Sümerler, Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar tarafından geliştirilen Tıp ilmi, Müslüman bilginler tarafından en üst noktaya getirilmiştir.
Tıp konusunda TEMİZLİK temel kaide olarak ortaya konmuştur.
Profesör jacgues Risier´in belirttiğine göre Müslüman doktorlar 622-661 tarihleri arasında yaralara pansuman yapmayı, dağlamayı, kan almayı biliyorlardı.
Tarihte ilk dispanserleri, ilk eczaneleri açanlar Müslümanlar olmuş, bugünkü modern tıbbın temellerini Müslümanlar atmışlardır.
Çiçek ve kızamık hastalıklarına karşı İslam doktorlarının yaptıkları tedavi şekline günümüzde herhangi bir ekleme yapılmamaktadır.
Ameliyatlarda uyutma yöntemi ilk defa Müslüman doktorlar tarafından ortaya konmuştur.
Mafsal Romatizması, böbrek taşları, çocuk hastalıktan, kalp hastalıkları ile ilgili el-Razi´nin ortaya koyduğu görüşler Avrupalıların üniversitelerinde okutulmuştur.
Hayvan kursağının cerrahi dikiş maddesi olarak kullanılması yine onun buluşudur.
Avrupa´da ” Doktorların kralı” olarak anılan İbn-i Sina´nın uyuşturucu ilaç kullanma, şeker hastalarını idrar yolu ile keşfetme, Al ve Akyuvarlar, Şarbon hastalığı ile İlgili buluşları on yedinci yüzyıla kadar Avrupa Üniversitelerinde ders olarak anlatılmıştır.
İbn-i Sina´nın yazdığı “Kanun-u fi´t-tıp” isimli eseri ders kitabı olarak okutulmuştur.
Ebul- Kasım´ın kadın hastalıkları üzerindeki çalışmaları, cerrahi alanındaki buluşları ,ameliyattaki dikiş usulleri bugün aynen devam etmektedir.
İbn-i Zuhr´un akciğer ameliyatları, İbn-i Rüşd´ün zehirli ve ateşli hastalıklar, îbn´ül- Cezzar´ın iç hastalıklar, Ali bin İsa´nın göz alanındaki buluşları Batılı tıp bilginlerine örnek olmuştur.
Geçmiş dönemlerde yapılanlarla öğünmek yeterli değildir.
Bugün Tıp alanında pek çok buluşlar yapılmaktadır.
Müslüman Türk doktorlarına düşen görevlerin olduğuna inanıyoruz.
Tıp alanında şu anda Avrupalılardan geride kalışımızın nedenini İslam´da aramak yanlıştır.
Kur´an-ı Kerim sadece bir Tıp kitabı değildir.
Müslüman doktorların Kur´an ve Hadislerde işaret edilen hususlardan hareketle yeni buluşlar yapması en büyük temennimizdir.
Tüm doktorlarımızın Tıp Bayramını kutluyorum.
Hoşça kalınız.