Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: KADIN ERKEK AYIRIMI OLMADAN BİLGİLİ OLMAK KADINLARIMIZ İÇİN DE GEREKLİDİR

Bu haberin fotoğrafı yok
Okuyucularımızdan zaman-zaman İnternet mail adresime (  gazimert333@gmail.com ) cevaplandırılmak üzere sorular gelmektedir..
Bir okuyucum, Mersin, Pozcu’dan bayan Cavidan hanım kadınların eğitimiyle ilgili bir soru soruyor…
Soruda bundan önceki bir yazıma göndermede bulunuyor…
Diyor ki; “ Geçenlerde Mersin gazetesinin internet sitesindeki bir yazınızda öğrenim konusunda kadın-erkek ayırımı olmadığını, kadınların da en az erkekler kadar İlim öğrenmek zorunda olduklarını belirtmiştiniz.
Oysa bugün Türkiye’mizde uygulama hiçte böyle değildir.
En modern aileden tutun da en dindar ailesine kadar herkes erkek evlatlarının en büyük fakültelerde okumalarını kızlarının da evlenebilecek kadar tahsil sahibi olmasını istiyor.
Ben de bunlardan biriyim.
Ailem iki erkek kardeşimi Üniversitede okutuyor…Ben ise zor şartlarda liseyi zar-zor bitirebildim.
İmkân tanınsa ben de Üniversite okumak isterdim. Üstüne üstlük bir de bunu din adına yapıyorlar…
İnternet sitesindeki sizin yazınızı kendilerine okudum. Pek oralı olmadılar… Halen Üniversitede okumak istiyorum.
Gerçekten İslamiyet ilim öğreniminde kadın erkek ayırımı yapmamış mıdır?”
İşte Bayan Cavidan Kaya’nın sorusu bu…
İlmin yüceliği, İlim öğrenmenin önemi hakkında birçok ayeti kerime ve yüzlerce Hadisi Şerif vardır.
Ailede annenin apayrı bir görevi vardır.
Çocuğun yetiştirilmesinde, öğreniminde annenin büyük hissesi vardır.
Çocuğun eğitilmesinde görev alan annenin bilgili ve kültürlü olması lazımdır.
Bunun gerçekleşebilmesi de annenin ilim sahibi, bilgi sahibi olmasına bağlıdır.
Peygamber efendimiz, bir Hadis-i Şeriflerinde “İlim öğrenmek kadın ve erkek herkese farzdır.” buyurmuşlardır.
‘’  İslam dininde kadın ile erkek arasında değer bakımından hiçbir fark yoktur.
 En’am  ve İsra sürelerinde geçen ayetler de kız çocuklarının hor görülmemesi, kız evlat ile erkek evlat arasında hiçbir değer farkının bulunmadığı ifade edilmektedir.
Kadının fizyolojik bakımdan erkeğe nazaran zayıf olduğu gerçeği kabul edilmekle birlikte bu onun için bir horlama sebebi sayılmayıp, aksine bu vesile ile erkeğe kadını himaye etme, sevgi ve şefkat gösterme, ihtiyaçlarını karşılama gibi görevler yüklenmiştir.
Bunlarında ötesinde anne olması itibari ile kadına, hiçbir medeniyette benzeri görülmeyen bir yücelik ve değer vermiş, “Cennet annelerin ayakları altındadır” O, göz nuru, gönül süruru yavrunuzdur. “Huzurun ana kaynağı, en sadık dostunuz eşinizdir” hükmünü ilan etmiştir.
Kur’an’ı Kerimin tasvir ettiği yaratılış sahnesine göre önce erkek yaratılmış daha sonra ve aynı asıldan kadın yaratılmış ve böylece bütün insanlar bu çiften türemişlerdir. (Bakara 187)
Bu tasvir; öz ve esas itibari ile kadın-erkek ayrımı yapmaktan ziyade böyle bir ayrımın olmadığını, asıl olanın insan olduğunu anlamaktadır.
Tasvirde ikinci olarak vurgulanan husus ise erkek ve kadının birbirilerine hasımı ve rakibi değil, tam aksine bir bütünün parçaları oldukları ve birbirilerini tamamlayıp bütünledikleridir.
İnsanlar arasında erkek olmanın avantajlı olduğuna dair sözlerin Allah nezdinde bir öneminin olmadığı kesindir. Evet erkeklik ve kadınlık Allah’ın takdiri gereği olan bir şeydir. Yaratılış ve türeyiş bunun üzerine kurulduğu için bir kısım insanlar erkek, bir kısmının da kadın olması kaçınılmazdır.
Kur’an-ın önerdiği hayat anlayışında temel öğe ve muhatap olarak insan alınmıştır.
Dinimizin kadınlara ilim öğrenme konusunda verdiği görev nedeni ile tarihte pek çok Müslüman kadın ilim dalında meşhur olmuştur.
Hadis ilminde başta peygamberimizin hanımı Hz. Ayşe olmak üzere Ummü Seleme, Habibe Bint-i Abdurrahman, Hafsa bint-i Abdurrahman gibi meşhur kadın Hadisçiler vardır.
Hadis rivayet eden kadınların sayısı 500’ün üzerindedir.
Kur’an-ı Kerimin tefsiri ile uğraşan, fıkıh ilminde küçümsenmeyecek ilmi çalışmalar yapan, hat sanatında pek çok erkek hattatı geride bırakan, tasavvuf dalında mümtaz bir yer tutan, şiirde, vaaz ve irşatta, kıraat dalında binlerce bayan ilim adamı vardır.
İslam’da ilim öğrenme konusunda kadın erkek ayrımı yapılmadığı halde soruda bahsedildiği şekilde ülkemizde nedense bazı aileler, kızlarımızın kültürlü yetişmesini istememekte ve bunun vebalini yüce dinimize yüklemeye çalışmaktadır.
Bu tür fikirler çağları kuşatan yüce dinimizin ilim anlayışına uygun değildir.
Temennimiz odur ki 2021’li yılının son haftalarını yaşadığımız şu günlerde Allah’ın “Oku” emrine, Peygamberimizin “farz” hükmüne muhatap olan kadınlarımız:  Bilgili, kültürlü, eğitimli bir şekilde, İslami ölçüler içinde layık oldukları yeri alsın.
Hoşça kalınız.