Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinde gündeme gelen Akkuyu Nükleer Santraline yönelik meclis üyelerinin yaptığı açıklamalar, Mersin Gazetesi Köşe Yazarımız ve eski Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Erkan Serdar Erkan tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu.
Erkan, “Mersinlilerin kendi kaderini tayin hakkı neden elinden alınıyor? Gelin bu konuda karar vermek için Fransa’ya değil, Mersinlilere güveniyorsanız, Mersin halkına gidelim.” dedi.
Mersin Gazetesi Köşe Yazarımız ve eski Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Erkan, Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde meclis üyelerinin Akkuyu tartışmaları esnasında kullandıkları sözleri eleştirdi. Büyükşehir Belediye Meclisinin 10 Ağustos 2020 Pazartesi oturumunda Akkuyu Atom Santrali Enerji Hatlarına yönelik konular tartışılırken Cumhur ittifakına bağlı meclis üyeleri söylemlerine dikkat çeken Erkan, “Fransa dahil tüm Avrupa Birliği ülkelerinin çevre dostu yenilenebilir rüzgar ve güneş santrallerine ve daha az emisyon veren doğalgaz kaynaklarına belirli bir hedef ve plan dahilinde yöneldiklerini göz ardı edip, 50-60 yıl önce petrol krizi sırasında zorunlu olarak girdikleri ve Fransa devletinin kendisinin işlettiği Atom Santrallerini örnek göstermişler. İlaveten şerh koyan millet ittifakı meclis üyelerine, Paris yakınlarındaki örnek göstererek ‘Atom santralleri Fransa’da var, Fransa’ya gidelim’ demişler. Madem böyle bir mantık güdülüyor şöyle bir soru sorulabilir. O zaman TOGG tarafından gelecek sene piyasaya çıkarılacak, ülkemizin otomobilini 50 yıl önceki teknolojiyle üretilen Fransız otomobilleri gibi ‘benzin ve motorinle çalışan teknolojiyle üretilmiyor da, neden elektrikle çalışan ve şarj edilebilen pilli otomobiller üretiliyor?” diye sordu.
“AKKUYU NÜKLEER GÜÇ A. Ş.’NİN NE GİBİ MUAFİYETİ VE AYRICALIĞI VARA?”
Pandemi sonrası yaşanılan yasaklarda tüm Mersinlilerin evden çıkmayarak kurallara uyduğunu bunların içinde sanayici, küçük işletmecilerinde bulunduğunu belirten Erkan, “Zorunlu ve stratejik hiçbir üretim yapmadığı halde ve bu yasaklara uymadan çalışan, Akkuyu Nükleer Güç A.Ş’nin ne gibi muafiyeti ve ayrıcalığı var? Şu anda gelen haberlerle bu bölgenin Mersin’in pandemi merkezi olmaya aday olduğunu gösteriyor. Bölgenin doğasında ve denizinde yapılacak tahribatın ötesinde, Çernobil’den sabıkalı firmanın teknolojik deneyimine güvenerek yapılan santralde, herhangi bir radyasyon kaçağında Mersin halkı aynı bahardaki pandemi günlerinde olduğu gibi yasaklarla evlerine hapsolmak zorunda kalacak. İlaveten, Akkuyu bölgesindeki santrale tahsis edilen ve gelecekte 30 Km çapına çıkarılarak etrafındaki köylerin tamamen boşaltılacağı mevcut araziye, 2010 yılında yapılan anlaşma ve 2015 uçak krizi sonrasında verilen üs statüsü ile tamamen Putin’in iki dudağı arasında olan Rusya’nın nükleer vilayeti haline geldiği herkesin bildiği bir sır. Bunu anlamak için, anlaşma 2010 yılında Rusya Meclisinden(DUMA) geçerken konuşan Rus yetkililerin konuşmalarına bir bakmak ve uçak krizi sonrası yatırım anlaşmasının nasıl dondurulduğunu hatırlamak yeterli. Öte yandan,1980 öncesi Kıbrıs Ambargosu ve sonrasında yaşanan bir krizde ABD ve İngiltere’nin kontrolündeki ATAŞ rafinerisinin bir gecede nasıl bakıma alındığını ve yaşanan enerji krizi ile Mersinliler nasıl karanlıkta kaldıklarını ve günlerce petrol istasyonlarında kuyrukta beklediklerini unutmadı. Rusya ile yaşanacak herhangi bir diplomatik bir krizde Akkuyu Santrali’nin faaliyeti sorgulanacaktır. Suriye İdlib’de bir gecede öldürülen 103 askerimizin ertesinde yaşanan kriz sonrası, devletin üst kademesinin apar topar Putin’i ayağına gidip anlaşma imzaladıklarını Mersinliler unutmadı.” dedi.
“FRANSAYA DEĞİL, MERSİN HALKINA GİDELİM”
Devletin havai fişek patlamalarını ve yangınlarını haftalarca kontrol altına alamadığını patlayan havai fişek malzemelerinin bile uzaklaştırılırken patlamalara sebep olduğunu ve can kaybının yaşandığının altını çizen Köşe Yazarımız ve eski Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Erkan, “Fransızlar veya Paris halkı kendi çıkarları için Atom Santralini uygun 60 yıl önce atom santralini o günkü koşullarda uygun görmüş olabilir. Mersinlilerin ‘kendi kaderini tayin hakkı’ neden elinden alınıyor? Benim Büyükşehir Belediye Meclis Üyelerine buradan bir çağrım var. Gelin bu konuda karar vermek için Fransa’ya değil, Mersinlilere güveniyorsanız, Mersin halkına gidelim. Bir çok ileri demokrasilerde Fransa, Almanya da yapıldığı gibi, bizimde altına imza attığımız 1992 Rio Sözleşmesi ruhuna uygun olarak yerel referandum yapılsın, santralin geleceğine Mersinliler karar versin.” diye konuştu.
“BÜYÜKECELİ’DE DE CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI YAPILSIN!”
2016 yılının Haziran ayında Mersin Büyükşehir Kent konseyinin resmi olarak yaptırdığı ankette Mersinlilerin yüzde 85’inden fazlasının, Akkuyu ‘da, korktukları bir Atom Santralini istemediklerinin ortaya çıktığının altını çizen Serdar Erkan, “Eğer, bu santralle yaşamanın gelecekte Mersin halkını ve gelecekte çocuklarımızı mutlu edeceğine inanıyorsanız, bir vatandaşımızın sosyal medyada önerdiği gibi, Atom Santraline karşı Mersin halkının korkusunu gidermenin diğer bir yolu da, Gülnar ilçemize bağlı, Büyükeceli veya Aydıncık’ın kamulaştırılacak güzel bir sahilinde T.C. Cumhurbaşkanların aileleri ile santralin açılışı ile birlikte yaz tatillerini geçirebilecekleri, bir cumhurbaşkanlığı resmi sarayı yapılmasıdır. Tıpkı Muğla- Marmaris Okluk Koyu ve Bitlis- Ahlat da yapılan Cumhurbaşkanlığı sarayları gibi Büyükeceli’de de bir saray yapılması Mersinliler için bir güvence olur. Bu konuda Cumhur İttifakı Belediye Başkanlarından ve milletvekillerinden Mersinliler adına Cumhurbaşkanlığına öneri götürerek Mersin halkının kaygılarını ve korkularını gidermek yönünde aktif çaba bekliyoruz. Atom Santrali yapıldıktan sonra orada yüzebileceğini kendi meclis toplantısında söyleyen ve oylamada kabul oyu veren, Cumhur ittifakının Belediye Başkan ve Meclis üyeleri için, santral yakınındaki yazlık tatil köyü de bu Mersinlilerin kaygılarını gidermekte çok yardımcı olur. Paris’e falan gitmeye de gerek kalmaz, Mersin ve Akkuyu civarı yapılacak saray ile birlikte, bölge turizme açılır, Paris gibi olur ve kıymetlenir. Parisliler Akkuyu’ya gelir, buradan toprak ve konut alarak, yaz tatillerini geçirirler. Bölgede düşmekte olan emlak ve arazi fiyatları katlanır, ülkemize döviz girer bölge halkı kazanır.” ifadelerini kullandı.
“OY KAYBININ TELAFİ EDİLMESİ PEK MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR”
Gelecek meclis toplantılarında Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkanlarından Cumhurbaşkanlığı sarayı ve tatil köyü yapılacak yer olarak Büyükeceli için evet oyu kullanmalarını beklediklerini belirten Köşe Yazarımız ve eski Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Erkan, “Böylelikle Mersin’in ve bölgenin değeri artacaktır. Bu projenin gelecek yerel seçimlerden önce hayata geçmesi ile Büyükeceli’ye yakın bölgedeki az sayıda kalan caretta carettaların çok daha yakın resimlerini çeken çevreci Akdeniz Belediye Başkanı ve cumhur ittifakı belediye başkanlarına gelecek yerel seçimlerde avantaj sağlayacağını ve büyükşehir seçimlerini kazandıracağını inanıyorum. Aksi halde Pandemi yasaklarının geçerli olmadığı Akkuyu Atom Santrali ve pandemide Danıştay kararı beklenmeden kent merkezine Propropilen Tesisleri gibi Mersin halkını korkutan tesislerin yapılmasının yaratacağı oy kaybının telafi edilmesi pek mümkün görünmüyor.” şeklinde konuştu.
SEYFETTİN AKARCA
