Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GAZİ ÖĞRETMEN ( 110 )

Gazi Öğretmen emekli olduktan sonra 2011 yılında Anamur ve Bozyazı
Gazi Öğretmen emekli olduktan sonra 2011 yılında Anamur ve Bozyazı İlçelerinin müşterek yaylaları olan Çok oluk yaylasına deneme mahiyetinde 30 dönüm araziye 400 adet Ceviz diktirmiş…
Gazi Öğretmeni Ceviz dikmeye sevk eden bir kıssa varmış…
O kıssa şuymuş:
‘’ … Bir yayla köyünde 2 genç kız… Gelinlik kızlar… Her ikisi de nişanlı… Fakirlik nedeniyle her ikisi de düğün yapamıyor… Aradan yıllar geçiyor… Genç kızlardan biri çeyizini tamamlayabilmek için uğraşırken öbür genç kız düğününü yapıp evleniyor… Bir gün karşılaşıyorlar ve çeyiz hazırlıklarında olan düğün yapan arkadaşına düğününü yapabilmek için çeyizini nasıl tamamladığını sorar. Düğün yapıp evlenen genç kız der ki: ‘Diktim Cevizi, aldım çeyizi…’’
Bu kıssadan Gazi Öğretmen bir hisse çıkarmış ve Ceviz bahçesi yapmayı karar vermiş…
Araştırmaları sonunda görmüş ki: Anamur ve Bozyazı yaylaları Ceviz yetiştirmeye çok uygun alanlarmış…
Gazi Öğretmen yaylada ceviz bahçesi yapmadan önce cevizle ilgili bilgiler edinmiş…
Şöyle ki:
‘’…Cevizin anavatanı, bazılarına göre İran’ın Ghilan bölgesi, bazılarına göre ise Çin’dir.
Bunlara karşılık daha büyük bir çoğunluk ise cevizin anavatanı olarak çok daha geniş bir alanı göstermektedirler.
Bunu savunan gruba göre ceviz Karpat dağlarından Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan, Mançurya ve Kore’ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.
Kökeni itibariyle dünyada büyük bir doğal yayılma alanına sahip olan Anadolu cevizi çeşitli göçler ve ticaret kervanları vasıtasıyla doğal yayılma alanı dışına da götürülmüş olup, bugün tropik bölgeler dışında hemen hemen dünyanın her yerinde yetiştiriciliği yapılan bir meyve türü durumundadır.
Yakın bir geçmişe kadar ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi olarak Türkiye gelmekte, bunu Yunanistan, İtalya, Fransa gibi ülkeler takip etmekteydi.
Fakat ceviz yetiştiriciliğine 1867’de cevizle başlayan ABD, bütün bu ülkeleri geride bırakarak ceviz yetiştiriciliğinde ve dış satımında en önemli ülke konumuna gelmiştir.
Anadolu, günümüze kadar yapılan yetiştiricilik sonucunda, sayıları 4.5 milyonu aşan bir ceviz ağacı varlığına sahip olmuştur.
Her yöresi kıymetli ceviz tiplerine sahip olan ülkemizde bu zengin kaynağın başlıca iki önemli avantajı bulunmaktadır.
Birincisi, sahip olduğu 5 milyondan fazla ağaçla elde edilen yaklaşık 120 bin tonluk ceviz üretimi, ülkemizi dünya sıralamasında üçüncü sıraya yerleştirmiştir.
Fakat üretilen bu miktarın ancak %1-2’sinin dış satıma gitmesi ve dolayısıyla ülkemizin dünya ceviz dış satım sıralamasında son sıralarda yer alması da olumsuz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Anadolu’nun mevcut ceviz varlığının ikinci avantajı ise, çok geniş bir genetik varyasyona sahip olduğundan ıslah çalışmaları için zengin bir kaynak olmasıdır.
Ceviz sağlık ve beslenme bakımından çok önemli bir meyve türüdür.
Cevizde %3.5 su, %15-30 protein, %55-77 yağ, %1.5-3 kül, ve %5-15 oranında da karbonhidrat bulunmaktadır.
Ayrıca, Ca, P, Mg, Fe, Na, K gibi mineral maddeler bakımından zengin olduğu gibi A, B1, B2, B6, C vitaminlerini de içermekte, 1 kg ceviz 7.000 kalori enerji sağlamaktadır.
Ceviz çerez olarak, pasta ve bisküvi sanayinde, parfüm sanayinde, reçel, helva yapımında, boya, tanen, plastik ve kauçuk endüstrisinde, yağ olarak, ilaç sanayinde, sucuk, samsa, pestil yapımında tüketilmektedir.
Ayrıca kerestesinin son derece kıymetli olmasından dolayı da oymacılıkta önde aranan ağaçların başında gelmektedir.
Başta ABD olmak üzere birçok ülkede son yıllarda yapılan araştırmalarda bazı kalp rahatsızlığı olan hastalara özellikle ceviz önerilmektedir.
Kalp ve kolesterol bakımından bazı sağlık problemleri olan kişilere cevizin iyi gelmesi son yıllarda cevizin önemini daha da artırmıştır.
Cevizler hızlı büyüyerek 25- 40 m’ye kadar boylanır ve bir ağaç 300- 500 m2 ’lik bir alanı kaplayabilir.
Ceviz ağaçları genelde “yayvan” taç şekline sahiptir. “Yarı dik ve dik” yapıda da taç şekli görülür.
Cevizler kazık köklü olup kılcal kök bolca bulunabilir.
Kökler 3-5 m derinliğe kadar uzayabilir.
Gövdede dallanma genelde toprak yüzeyinden 1-2 m yükseklikten başlar.
Gövde çevresi 5- 6 m’ye kadar gelişebilir.
Gençlik yıllarında düzgün yüzeyli ve gümüşi renkte olan gövdede çok ileri yaşlarda renk koyulaşır ve kabukta uzunluğuna çatlaklar oluşur.
Sürgünler, tüysüz, parlak zeytin yeşili veya esmer renktedir.
Yaprak; uzunca bir sap üzerinde karşılıklı dizilmiş ve sayıları 5-13 arasında değişen yaprakçıktan meydana gelir.
Cevizin faydalarına gelince:
Kalp ve Damar Sağlığına Faydaları: Düzenli olarak ceviz yemek kolesterolü önemli miktarda düşürüyor. Cevizin bu etkisi iyi kolesterol olarak bilinen “HDL” kolesterol seviyesini yükseltmesinden kaynaklanıyor. HDL kolesterol, damarlarda birikmeye başlayan kötü kolesterol plakalarını temizleyerek vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.
Diyabet Hastalarına Faydaları: Cevizin damarlar üzerindeki olumlu etkisinin Tip 2 diyabet hastalarında damar tıkanıklığı riskini düşürdüğü ve buna bağlı kalp hastalıkları görülme olasığını azalttığı araştırmalarla belirlenmiştir.
Kanseri Önleme: Antioksidanlar bakımından oldukça zengin olan cevizin kanseri önlemek için yaygın olarak tüketilmesinin faydalı olduğu bilinmektedir.
Cevizin kanseri önleme etkisi hakkında yapılan araştırmalar genel olarak prostat ve göğüs kanseri üzerine yoğunlaşmış olsa da uzmanlar her tür kansere karşı vücudu güçlendirmek için ceviz tüketilmesini öneriyor.
Kemiklere Faydaları: Ceviz, özellikle ilerleyen yaşlarda görülen kemik zayıflamasını ve kemiklerde yaşnan mineral kaybını yavaşlatan yiyecekler arasında yer alıyor.
Kilo Verme: Cevizin yüksek kalorili olduğu ve yüksek oranda yağ içerdiği düşünüldüğünde kilo vermeye yardımcı olması biraz şaşırtıcı gelebilir ancak günde 3-4 adet ceviz yemek tokluk hissini uzatarak, öğün aralarında daha fazla kalorili atıştırmalıkların önünü kesiyor.
Hafıza: Bu konuda yapılan araştırmaların sayısı henüz yetersiz olmakla birlikte mevcut araştırmalar cevizin hafızayı güçlendirdiği ve bilişsel fonksiyona katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.
Anamur’un yaylalarında bol miktarda yetişen Ceviz hakkında diğer bilgilere gelince:
Türkiye’nin batısına özgü bir yemiş olmasına karşın tarihte cevizin ticari olarak üretimi ilk olarak Yunanlılar tarafından gerçekleştirilmiştir.
Günümüzde tüm dünyadaki ceviz üretiminin %60’ı ABD’nin Kaliforniya eyaletinde yapılmaktadır (300 bin tonun üzerinde).
Ceviz, Orta çağ İngiltere’si ve Antik Yunan’da akıl hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktaydı.
Roma döneminde doğurganlığı ve isteği arttırmak için yaygın olarak kullanılan yemişler arasında ilk sıralarda geliyordu.
Pers cevizi olarak da bilinen “İngiliz cevizi” 1700’lü yıllarda ABD’ye götürülmüştür.
Ceviz ağaçta yetişen en eski gıdalardan biridir ve insanlar tarafından tüketilmeye başlaması M.Ö 10.000 yılına kadar dayanmaktadır.
Ceviz hasadı yılda bir kez, Eylül ve Kasım ayları arasında yapılır.
Dünya genelinde 30 farklı ceviz türü bulunmaktadır.
Sonuç olarak; ceviz özellikle kolesterolü kontrol altında tutmak ve damar tıkanıklığını önlemek için tavsiye edilen yiyecekler arasında gösterilmektedir.
Uzmanların önerisi günde 2-3 adet dış zarı soyulmamış ceviz tüketilmesi ve haftada 2-3 kez salatalarda 1’er yemek kaşığı ceviz yağı kullanılması şeklindedir.’’
Gazi Öğretmenin cevizle ilgili edindiği bilgiler bunlarmış…
Gazi Öğretmenin yaptığı araştırmalara göre bir de sahillerde yetişen ceviz türleri varmış…
Amerikan cevizi veya Pikan cevizi denilen bu ceviz türü de Anamur’un sahil kesiminin en gözde ceviz türüymüş…
Gazi öğretmenin denemek için hobi olarak diktiği bu ceviz türü de şu anda Anamur ve Bozyazı’da birçok ailenin geçim kaynağı olmuş…
( devam edecek )