Bundan önceki bölümde İl olma mücadelesi veren Anamur’un tarihçesinden bahsetmiştim.
Bugünkü bölümde İl olması istenen Anamur’a Türklerin geliş öyküsünden söz edeceğim:
Türklerin İl olma mücadelesi veren Anamur’a gelişleri 11 – 12’inci yüzyıla dayanır.
Anamur’a yerleşen Türk boyları Oğuzların Yiva (Yuva) boyuna mensuptur. Prof. Dr. Faruk Sümer’in “OĞUZLAR” isimli eserinin 367. sayfasında belirttiği şekliyle II. Beyazıt devrinde İç-İl’deki büyük teşekküllerden biri de Yiva (yuva)oymağı imiş.
Yaptığım araştırmalara göre Yivalar; A – Büyük Yiva, B – Küçük Yiva olmak üzere iki büyük kola ayrılmış.
Büyük Yiva ; Gülnar ile Anamur arasındaki Aksaz adlı yörede toplu bir halde yerleşmişler.
Küçük Yiva kolu da Anamur’un kuzey ve batısındaki topraklarda yurt tutmuş.
Bu ikinci kola mensup bazı oymaklar Anamur kasabasında da yerleşmişler.
II. Beyazıt devrinde büyük Yiva kırk kadar köyde, Küçük Yıvalar ise Anamur kasabasından başka 14 köyde yerleşmişler.
II. Beyazıt devrinde İç-İl bölgesindeki başlıca oymakların taşıdıkları adlar bu oymakların başında bulunan ailelerin de adları olmuş.
Anamur’a gelen Oğuz ailesi Oğuzların üç oklar boyunun Denizhan koluna dayanır.
Buradaki halk 1235 yılında Gülnar (Eski adıyla Anaypazarı) üzerinden gelerek yerleşmişler.
Bu boy Orta Asya’daki bir gölün kıyılarında bulunan Gülnar isimli bir kasabadan gelmiştir.
Boyun başındaki Yahşi Bey Anadolu’da Araplar tarafından öldürülür. Oymağın başına Yahşi Bey’in kızı Gülnar Hatun geçer. Onun da Larende (Karaman) dolaylarında Arap fedaileri tarafından öldürülmesi üzerine oymak Göksu’nun batı yakasına Zeyne dolaylarına yerleşir.
Burada kalabalıklaşan ve çevreye sığmayan halk ekonomik ve sosyal şartların gereği olarak GÜLNAR ilçesine (Anaypazarı’na) yerleşir.
Gülnar İlçesinin adının Gülnar Hatun’un isminden aldığı da söylenir.
Hayvancılığa elverişli olan bu yörede de seneler geçtikçe sıkışma olur.Bunun neticesi olarak Gülnar Hatun’un ana tarafı (Büyük Keçeli) adıyla Ovacık’a, baba tarafı da Bozdoğan ismiyle Anamur’a yerleşir. Anamur’a ilk gelen Türkler bunlardır.
Bozdoğan’lar Anamur’daki Kıbrıslı yabancıları kovarak yeni gelen başka oymaklarla birleşip buralara yerleşirler.
1.Alaeddin zamanında da burası Karamanoğulları’nın himayesine girer ve hızla büyümeye başlar.
Anamur 1804 yılına kadar beyliklerle idare edilmişti.
1804’de Osmanlı idare teşkilatında Vilayetler meydana getirildiği zaman Mut, Gilindir’e (Bugünkü Aydıncık ilçesi) ve Ermenek’ten teşkil edilen sancağa dahil edilerek Konya’ya bağlanmıştır.
Bu nedenle Anamur’un kayıt ve tapu işleri Ermenek’te yapılmıştır. Çünkü o zamanlar bu sancağın merkezi şimdiki Ermenek idi.
1811 yılında bu sancak Konya’dan alınarak merkezi Silifke olmak üzere ayrılmıştır.
Anamur 1859 yılında Nasrettin Köyünde merkez teşkilatı kurulan bir müdürlük, 1869 yılında da Kaymakamlık olmuştur.
Zamanın beyleri işlerine idarecileri karıştırmamak için Kaymakamlığın şimdiki yerine, o zaman Çorak adı ile anılan mevkie kurulmasını istemiştir.
Hatta Kaymakamlığın Mamure Kalesi’nde kurulması için çalışmalar da yapılmıştır. Ancak bu çalışmalar gerçekleşmemiş, Anamur’un merkezi Çorak mevkiine alınmıştır.
Yöre halkı Anamur merkezine şehir demez, hâlâ “Çorak” der.
Anamur’da eski ile yeni, tarih ile bugün iç-içedir.
Yarın İl olması gereken ilçemiz Anamur’un coğrafi konumundan bahsedeceğim.
Hoşça kalınız.
(devam edecek)

