2017 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi öncülüğünde, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay’dan gelen emekliler ile birlikte Mersin İdmanyurdu Meydanı’nda bir araya gelerek yürüyüş gerçekleştirdi ve basın açıklamasında bulundu. 2017 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Ahmet Karakuş, “Biz emekliler, emekçiler ve siz dostlarımızla, yaşamımızı sefalet zulmüne çeviren iktidara seslenmek için omuz omuzayız. Ülkemizin içinde bulunduğu durum iç açıcı değildir. Hakkari’den İstanbul’a bir çok yerel yönetici ve belediye çalışanı görevden alınmış, tutuklanmış, halkın seçim iradesi gasp edilmiştir. Demokrasi adeta askıya alınmış, anayasanın tanınmadığı bir siyasi gerçeklikle kar karşıyayız.” dedi.
“Emperyalistlerin Ortadoğu politikalarının yanında durmayınız”
Yargının tamamen siyasallaştığını söyleyen Karakuş, “İmzacısı olduğumuz birçok uluslararası sözleşmelere uygun düzenlemeler yapılmıyor. Hukuk devleti normlarından tamamen uzaklaşılmıştır. Sendikacılardan gazetecilere, hatta seçilmiş milletvekiline kadar birçok siyasetçi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir. Bu ülkenin her taşında, toprağında emeği ve alın teri olan emekliler olarak iktidara sesleniyoruz! Bu kara rejiminizden vazgeçiniz. İnsanca yaşam, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin inşa edilmesi zorunludur. Bu ülkenin deneyimli kitlesi olarak, ülkemizin 21. YY’daki yöneliminin demokrasiden yana olması gerektiğini bir kez daha tüm dostlara hatırlatıyoruz. Demokratik işleyişin olmadığı bir yerde ne huzur olur ne de refah toplumu yaratılabilir. Dünya bunun örnekleri ile doludur. En zengin ülke olan ABD’de Trump gibi bir Hitler heveslisinin ve Mussolini bozuntusu Netanyahu’nun sadece kendi halkına değil, dünyanın başına ne belalar açtığı ortadadır. Bu nedenle iktidarı bir kez daha uyarmak istiyoruz. Emperyalistlerin Ortadoğu politikalarının yanında durmayınız. Hemen yanı başımız da çoluk çocuk demeden katliamlar yapılıyor. Haydut ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da sürdürdüğü emperyalist savaşa karşı enternasyonalist dayanışma gösterme zamanıdır. Dayanışmamız Ortadoğu’da ki otoriter, cihadist ve molla rejimlerinin sürmesi için değil, halkların kardeşliği ve eşitliği için kendi kaderlerini tayin edebilmeleri içindir. Yeri geldiğinde din kardeşliğinden dem
vuran körfez ülkelerinin iki yüzlüğü ABD ve İsrail’e nasıl yedeklendikleri unutulmamalı ve bu durumdan ders çıkarılmalıdır. Hep birlikte ABD elini Ortadoğu’da çek deme zamanıdır.” şeklinde konuştu.
“Bu yıkımın ağır faturası en çok biz emeklileri vurmaktadır”
Karakuş şöyle devam etti;
“İktidar 24 yıldır uyguladığı tüm yanlış iç ve dış politikalar ile ülkede ciddi anlamda siyasi ve ekonomik yıkıma neden oldu. Ama ne yazık ki kendi beceriksizliklerinden oluşmuş olan bu yıkımın faturasını halka ödetmekten imtina etmeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Bu yıkımın ağır faturası en çok biz emekliler ve asgari ücretle çalışanlar olmak üzere, tüm emekçileri vurmaktadır. Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23 bin 500 lira civarındadır. Hak sahibi yetimin, dulun ve engellinin aylığını söylemeye dilimiz varmıyor. Bu aylıklar 5-6 bin liradan başlıyor. Ne yazık ki bu yurttaşlarımızın sayısı 4,5 milyon civarındadır. Diğer yandan 5 milyon emeklinin emekli aylığı hazine yardımıyla birlikte 20 bin liradır. İktidar, üniversite mezunları dahil olmak üzere tüm emeklileri en düşük seviyelerde eşitlemek istiyor. İktidarın bu tutumu, vahşi kapitalizmin tezahüründen başka bir anlam taşımıyor. Bu durum kabul edilemez. İleri yaşlarımıza rağmen 2 milyondan fazla emekli arkadaşımız kayıtlı, bir o kadarının da kayıt dışı çalıştığı bir emeklilik gerçeği bu sefalet düzeninin sonucudur. Böyle bir emeklilik yaşamı sürdürülebilir değildir. Bu sefalet düzenini kabul ediyor muyuz? Kabul ediyor muyuz, kabul ediyor muyuz? İktidara bir kez daha sesleniyoruz! Biz emekliler ülkemizin şu an var olan tüm değerlerini yaratanlarız. Şu atasözü hiçbir zaman unutulmamalıdır; ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.’ Er geç sandık gelecek ve hesap görülecek.”
“Mart ayı enflasyonu komik bir şekilde TÜİK tarafından düşük gösterildi”
“İktidarı üzmeme kurumu haline dönüşmüş olan TÜİK, Ocak ayında emekli aylıklarındaki artışı iktidarın talepleri doğrultusunda belirlemiştir. TÜİK verilerinin objektif olmadığı herkesçe bilinmektedir. Biz emeklileri ve emekli olacakları ilgilendiren asıl gerçeklik 5510 sayılı yasadır. Bu yasa değişmedikçe ne yüzdelik artışların ne de hazine yardımıyla yapılan artışların dertlerimize deva olmayacağı açıktır. Bu güne kadar bütün demokratik tepkilerimize ve ısrarımıza rağmen, iktidar ocak ayında en düşük emekli aylığına 1000 liralık zam yapmış, bayram ikramiyelerine ise kuruş zam yapmamıştır. Yılın ilk ayından bu yana yaşanan hayat pahalılığını gören Merkez Bankası, yıllık enflasyon tahminini 2 puan yükseltmiştir. Merkez Bankasının bu öngörüsünün de tutmayacağı ortaya çıkınca, mart ayı enflasyonu komik bir şekilde TÜİK tarafından düşük gösterilmiştir. Bu durumda bile ilk üç aylık enflasyon yüzde 10’na yaklaşmıştır. Kaldı ki bu hesaplamalarda üst üste gelen akaryakıt fiyatlarındaki artış, elektriğe ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zam ve ekmeğe yapılan yüzde 33’lük artış yoktur. Biz emekliler artık kışın soğuktan donmamak için yorgan, battaniye, ne bulabilirsek sarılıp oturmaya çalışacağız.”
“Bu aylıklarla yaşanmaz!”
“Yazın da özellikle sıcak bölgelerde sıcaktan korunamayacağız. Çoğumuz kronik hastalığı olan emekliler olarak aylıklarımızda ciddi iyileştirmeler olmazsa, önceki SGK başkanının; ‘emekliler çok yaşıyor, onun için SGK zarar ediyor’ söylemi karşılık bulacaktır. Bizleri sefalete mahkum eden bu uygulamaları kabul edecek miyiz? Kabul edecek miyiz? Kabul edecek miyiz? Bugün 7 bölgeden iktidara bir kez daha sesleniyoruz! Bu aylıklarla yaşanmaz. Derhal önlem alınmalıdır. Acilen her emekli aylığına ilave olarak 20 bin lira seyyanen zam veya hazine yardımı şeklinde bir önleyici tedbir uygulanmalıdır. Temmuz ayında itibaren tüm emeklilerin ve emeği ile geçinenlerin sorunlarına gerçekçi çözümler üretilmelidir. Artık emeklilerin talepleri görmezden gelinemez. Anayasanın 90.maddesinde belirtilen uluslararası sözleşmelerden doğan sendika hakkının iç hukukta düzenlenmesi mutlak yapılmalıdır. Emeklilerin sendika hakkı tanınmalı, sendikal örgütlenmemizin önünde ki tüm engeller kaldırılmalıdır. SSK ve BAĞ-KUR’lu emeklilerin aylıkları iktidarın keyfine göre değiştirilip düzenlenmesine son verilmelidir.”

