Tüm Emeklilerin Sendikası Mersin Şubesi sefalete karşı 12 Nisan Pazar günü saat 15.00’da Mersin İdman Yurdu Meydanı’nın başlayacak ve Özgecan Meydanı’nda tamamlanacak olan “Sefalet zulmüne son” mitingine halkı davet etti. Tüm Emeklilerin Sendikası Mersin Şube Yürütmesi Adına Ahmet Karakuş, TÜİK’in açıkladığı Mart 2026 enflasyon verileri bir kez daha gerçeği gizleme çabasının ürünü olarak karşımızda duruyor. Açıklanan rakamlar ne çarşıya-pazara ne akaryakıt fiyatlarına ne de halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığına denk düşmektedir. TÜİK’e göre enflasyon: Aylık yüzde 1.94, Yıllık yüzde 30,87 Peki, gerçek hayat ne diyor? Sadece Mart ayında motorine gelen zam oranı yüzde 29 dur. Üstelik akaryakıta yapılan zamların yüzde 7,05’lik kısmının ÖTV düzenlemesiyle karşılandığı düşünüldüğünde, gerçek artışın yüzde 36’nın üzerinde olduğu açıktır. Üstelik bilinir ki akaryakıt fiyatlarındaki artış yalnızca pompa da kalmaz. Akaryakıttaki her artış, üretimden taşımaya kadar tüm maliyetleri yükseltir ve iğneden ipliğe her şeye zam olarak geri döner. Bu durum ekonomide “çarpan etkisi ”yaratır.” dedi.
Gıdadan giyime, ulaşımdan suya kadar tüm kalemlerde fiyatların zincirleme biçimde artacağını belirten Karakuş, “Yaşamın gerçeği budur. Buradan açıkça soruyoruz. Motorine bir ayda yüzde 36’yı aşan zam gelirken, nasıl olur da genel enflasyon yüzde 1,94 açıklanır? Bu sorunun tek bir yanıtı vardır. TÜİK’in verileri halkın yaşadığı gerçek enflasyonu değil, iktidarın görmek istediği tabloyu yansıtmaktadır. Bugün emekliler, işçiler, dar gelirliler her gün daha fazla yoksullaşmaktadır. Gıda fiyatları artıyor, kiralar uçmuş durumda, ulaşım fiyatları katlanarak artıyor. Ama TÜİK’in rakamlarına bakarsanız, sanki ülkede hayat ucuzluyor. Bu kabul edilemez. Açıkça söylüyoruz. Bu rakamlar bilimsel değil, siyasidir. Bu açıklamalar; uygulanan ekonomik modelin iflasını gizleme çabasıdır. Gerçek enflasyon mutfakta, pazarda, akaryakıt istasyonunda ölçülür. Ve halkın yaşadığı enflasyon, TÜİK’in açıkladığının katbekat üzerindedir. Durum ortada, AKP iktidarı gerçekleri maniple ederek, tercihini bir avuç sermayeden yana kullanıyor. Bunu yıllardır yapıyor. Aç bırakıp, sadaka dağıtarak, biat eden bir toplum yaratıyorlar. ” şeklinde konuştu.
Karakuş şöyle devam etti;
“Yetmişine merdiven dayamış, biz yaş almışlar, ne çok şey yaşadık bu zaman diliminde. 60’lı, 70’li yıllarda birlik olursak tüm kötülüklerin üstesinden geleceğimizi, gördük. Savaşsız, sömürüsüz ve adaletin herkes için eşit olduğu başka bir dünya mümkün dedik. O günden bu güne, bu kadar kötülüğün boy verdiği dünyada ve ülkemizde hala bu düşünceler çok güzel ve anlamlıdır. Kapitalistlerin, emperyalistlerin bütün çabaları emekçilerin yan yana, kol kola gelmesini engellemektir. Bu konuda oldukça da başarılı da oldular. Bizi kimlik ve inanç üzerinden ayrıştırdılar. Ve biz yoksullaşırken onlar servetlerine servet kattılar. Şimdi örgütlü olmamızdan korktukları için, uluslararası sözleşmeleri hiçe sayarak, emeklilerin kurdukları sendikaları kapatıyorlar. Çünkü on altı milyon emekliyi karşılarında örgütlü olarak görmek istemiyorlar. Ama bilsinler ki korkunun ecele faydası yok. Bir kere çıktık yola, bu yolun sonu emeklileri, emekçileri yok sayanların sonu olacaktır. Her gün kadınların öldürüldüğü, Çocukların taciz ve tecavüze uğradığı, Halkın doğru haber alma özgürlüğünü yerine getiren gazetecilerin tutuklandığı, Çevresine, doğasına sahip çıkan çevrecilerin cezalandırıldığı, Hak arayan sendikacıların, işçilerin işinden uzaklaştırıldığı, Eğitimin cemaat yuvalarına dönüştürüldüğü, Sağlık hizmetinin, parası olanın yararlandığı bir ülkede değil, Laik, demokratik kamucu ve özgürlükçü bir cumhuriyetle yaşamak, yaşlanmak istiyoruz.”
“Ortadoğu’ya ABD emperyalizmin sömürü hırsı kan ve gözyaşından başka bir şey getirmemiştir. Ülkemizin emperyalistlerin payandası olmasını istemiyoruz. Çünkü ABD ve İsrail’in yürüttüğü saldırgan politikalar; uluslararası hukuku hiçe sayan, halkların yaşam hakkını tehlikeye atan ve bölgeyi emperyalist çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirmeyi amaçlayan bir müdahale hattının devamıdır. Bu nedenle; Savaşa da baskıya da hayır diyoruz. Kahrolsun emperyalizm. Kahrolsun sömürgeci politikalar. Bizi açlığa, yoksulluğa mahkûm etmeye çalışanlara karşı duracağız. Bu sahte tabloyu kabul etmiyoruz. 12 Nisan Pazar günü saat 15.00 de Mersin İdman Yurdu Meydanın başlayacak ve Özgecan Meydanında tamamlanacak olan “SEFALET ZULMÜNE SON” mitingimize Emeklileri, emekçileri ve tüm halkı gerçekleri birlikte dile getirmeye, bu adaletsiz düzene karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Çünkü bu ülke hepimizin, Bu yaşam bizim. Yaşasın mücadelemiz.”

