Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mersin Çarşısında Sokak Röportajı: Geçim, Zamlar ve Vazgeçişler

Mersin çarşısında yapılan sokak röportajları, ekonomik sıkıntının farklı kesimlerde benzer

Mersin çarşısında yapılan sokak röportajları, ekonomik sıkıntının farklı kesimlerde benzer sonuçlar doğurduğunu bir kez daha ortaya koydu. Esnaftan emekliye, öğrenciden çalışanlara kadar geniş bir kesim, artan yaşam maliyetleri karşısında “geçinmenin” giderek zorlaştığını dile getirdi.

“Geçinebiliyor musunuz?” sorusuna yanıt veren 44 yaşındaki bir kırtasiye esnafı, artık geçinmenin değil “idare etmenin” söz konusu olduğunu söyledi. Gelirin eridiğini ve plan yapmanın imkânsız hale geldiğini belirten esnaf, belirsizliğin en büyük sorun olduğunu vurguladı. 26 yaşındaki bir garson ise tek maaşla yaşamın sürdürülemediğini, kira ve faturaların ardından elde hiçbir şey kalmadığını ifade etti. 58 yaşındaki bir emekli de maaşın yalnızca temel ihtiyaçlara yettiğini, geçmişte torunlarına harçlık verebildiği günleri aradığını dile getirdi.

“En çok ne pahalı geldi?” sorusunda ise yanıtlar gıda ve kira üzerinde yoğunlaştı. 39 yaşındaki bir ev hanımı, mutfak masraflarının her geçen gün arttığını ve artık alışverişin günlük yapılabildiğini söyledi. 33 yaşındaki bir telefon tamircisi, kira artışlarının hem işyeri hem de ev bütçesini zorladığını belirtirken, elektrik faturalarının da önemli bir yük haline geldiğini ifade etti. 21 yaşındaki bir üniversite öğrencisi ise dışarıda yemenin ve hatta bir kahve içmenin bile lüks haline geldiğini söyledi.

“Hayatınızda neyi bırakmak zorunda kaldınız?” sorusu ise ekonomik daralmanın sosyal hayata etkisini gözler önüne serdi. 47 yaşındaki bir terzi, ailece dışarıda yemek yeme alışkanlığını bıraktıklarını, tatilin ise artık hayal olduğunu belirtti. 29 yaşındaki bir satış danışmanı, kişisel harcamalarını minimuma indirdiğini, alışverişi sürekli ertelemek zorunda kaldığını söyledi. 52 yaşındaki bir narenciye satıcısı ise en çok “rahatlığı” kaybettiklerini, artık her kuruşun hesabının yapıldığını ve bunun psikolojik olarak yıpratıcı olduğunu dile getirdi.

Çarşıdaki röportajlar, farklı sorulara verilen yanıtların ortak bir noktada birleştiğini gösteriyor: Geçim zorlaştıkça hayat daralıyor. Vatandaşlar yalnızca harcamalarını değil, sosyal yaşamlarını ve günlük alışkanlıklarını da kısıtlamak zorunda kalıyor. Kalabalık çarşı görüntüsünün ardında ise ortak bir gerçek öne çıkıyor: Herkes aynı hesabı yapıyor.