Avukat Bilgin Yeşilboğaz, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan küresel gerilimin Türkiye ekonomisine yansımalarına dikkat çekti. Enerji ve tarım başta olmak üzere birçok alanda maliyet artışlarının yaşandığını belirten Yeşilboğaz, savaşın ekonomik sonuçlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yeşilboğaz, “Savaşın yanında durmak, bu maliyet artışlarını ve olumsuz tabloyu kabullenmek anlamına gelmez mi?” diyerek hükümete çağrıda bulundu. Ekonominin bu krizden en az zararla çıkabilmesi için alınan önlemlerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.
İş dünyası, sanayi ve ticaret kesiminin daha talepkâr olması gerektiğini belirten Yeşilboğaz, özellikle üretici ve yatırımcıların sürece aktif şekilde müdahil olmasının önemine işaret etti.
Küresel krizlerin aynı zamanda fırsatlar da barındırdığını dile getiren Yeşilboğaz, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın lojistik dengeleri değiştireceğini söyledi. Bu noktada Mersin Limanı’nın stratejik öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirtti.
Mersin’de ana konteyner limanı yapılması gerektiğini vurgulayan Yeşilboğaz, tüm oda ve sivil toplum kuruluşlarına ortak hareket etme çağrısı yaptı.
“Bugün liman inşa etmek beton dökmek değildir; jeopolitik güç inşa etmektir” diyen Yeşilboğaz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Mersin ya Türkiye’nin ticaret kapısı olacak ya da başkalarının rotasında bir durak.”

