Turizm sektöründe küresel dönüşüm hız kazanırken, uzmanlar geleceğin turizminin inovasyon, sürdürülebilirlik ve kişiselleştirilmiş deneyimler etrafında şekilleneceğine dikkat çekiyor. Yeminli Mali Müşavir ve MTSO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ahmet Akın, turizmde rekabet gücünü korumanın yolunun değişen beklentilere hızlı uyum sağlamaktan geçtiğini vurguladı.
Akın, ister yeni bir işletmenin kurulması ister mevcut işletmelerin modernizasyonu ve genişletilmesi söz konusu olsun, teşvik sistemlerinin temel amacının inovasyonu, girişimciliği, Ar-Ge yatırımlarını ve rekabet gücünü artıran unsurları desteklemek olması gerektiğini belirtti. Turizm yatırımlarının yalnızca fiziki büyümeye değil, deneyim kalitesini artıran yenilikçi yaklaşımlara yönelmesi gerektiğini ifade etti.
2026 yılında seyahat alışkanlıklarının önemli ölçüde değişeceğini dile getiren Akın’a göre, gezginler artık standart tatiller yerine kişiye özel deneyimler arıyor. Yerel kültür, gastronomi ve özgün aktivitelerin öne çıktığı “deneyimsel turizm” anlayışı giderek güç kazanıyor. Bu kapsamda köy turizmi ve sakin destinasyonlar, kalabalık turistik merkezlere alternatif olarak daha fazla ilgi görüyor.
Turizmde dikkat çeken bir diğer yükseliş alanı ise etkinlik ve müzik turizmi olacak. Konserler, uluslararası festivaller ve büyük sahne organizasyonları seyahat planlarının merkezine yerleşirken, müzik organizasyonlarının küresel turizm hareketliliğini artıran önemli bir unsur haline gelmesi bekleniyor. Büyük etkinliklere ev sahipliği yapan şehirlerin turist akışında ciddi artış yaşayacağı öngörülüyor.
Öte yandan sağlıklı yaşam odaklı turizm de yükselişini sürdürüyor. Yoga kampları, termal tesisler, doğa yürüyüşleri ve meditasyon programları, fiziksel ve zihinsel yenilenme arayan gezginlerin tercihleri arasında öne çıkıyor. Dijitalleşmenin etkisiyle yaygınlaşan “iş tatili” modeli ise uzaktan çalışanlar ve dijital göçebeler için yeni turizm fırsatları yaratıyor.
Kültürel turizmin de yeniden ivme kazanacağını belirten Akın, sanat, tarih ve arkeoloji temelli seyahatlerin dijital teknolojilerle zenginleşeceğini ifade etti. Antik uygarlıkların sanal rekonstrüksiyonları gibi yenilikçi uygulamaların ziyaretçi deneyimini farklı bir boyuta taşıyacağına dikkat çekti.
Sonuç olarak turizm sektörünün geleceğinin; inovasyon, sürdürülebilirlik ve kişiselleştirilmiş seyahat deneyimleri üzerine kurulacağını belirten Akın, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin rekabetçi kalabilmek için bu dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Uzmanlara göre değişime hazırlık, 2026 ve sonrasında turizmde başarının en önemli anahtarı olacak.

