Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Altyapı yok, açıklama yok, esnafın görüşü yok”

Mersin Milletvekili Talat Dinçer, 2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı başlamadan hemen

Mersin Milletvekili Talat Dinçer, 2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı başlamadan hemen önce köy okullarında taşımalı eğitim yapan ve engelli öğrencileri taşıyan servis araçlarına “Serviscell” adıyla bir cihazın zorunlu tutulmasını “dayatma” olarak nitelendirerek konuyu TBMM gündemine taşıdı. Dinçer, kamu hizmeti niteliğindeki öğrenci taşımacılığının yeni bir mali yükle servis esnafının sırtına yıkıldığını belirterek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun uygulamaya ilişkin soruları yazılı yanıtlamasını istedi.

Altyapı yok, açıklama yok, esnafın görüşü yok”

Milletvekili Dinçer’in soru önergelerinde, zorunluluğun hiçbir altyapı hazırlığı yapılmadan, herhangi bir açıklama sunulmadan ve servisçi esnafın görüşü alınmadan ihale şartnamelerine eklendiği vurgulandı. İhaleler yapılırken cihazın nereden temin edileceği, kim tarafından takılacağı ve gerçek maliyetinin ne olduğu konusunda belirsizlik bulunduğu; servisçi esnafın görüştüğü ilçe millî eğitim müdürlüklerinin dahi konuya dair bilgi sahibi olmadıklarını ifade ettikleri kaydedildi.

Önergelerde ayrıca, ihaleler tamamlanıp okullar açıldıktan sonra servisçilere yapılan bildirimle cihazın yalnızca tek bir kanal üzerinden (Turkcell Pasaj) temin edileceğinin aktarıldığı, 6 kişilik araçlar için 12.000 TL, 19 kişilik araçlar için 16.000 TL, 29 kişilik araçlar için 22.000 TL bedel belirlendiği belirtildi. Telefon çekmeyen köylerde sistemin nasıl işleyeceğine dair somut bir açıklama yapılmadığı; UTTS yükünün ardından esnafa yeni bir mali külfet getirildiği ifade edildi.

Cihaz değil lisans” tartışması

Dinçer, bildirilen bedelin cihaz bedeli değil “lisans bedeli” olduğunun sonradan anlaşıldığını, yaklaşık dört ay kullanılacağı ifade edilen bir dönem için dokuz aylık ücretin tamamının tahsil edildiğini; takip eden yılda aynı cihaz için yeniden lisans bedeli ödenmesinin zorunlu tutulacağı yönünde endişeler bulunduğunu aktardı. Cihazı taktırmayan esnafa cezai yaptırım uygulanacağı ve teminatlarının yakılacağı yönündeki bildirimlerin ise kamu hizmeti anlayışıyla bağdaşmadığı, uygulamanın denetimden çok baskı niteliği taşıdığı değerlendirmesi öne çıktı.

Tek kanal iddiası: “Turkcell Pasaj üzerinden”

Soru önergeleriyle, uygulamanın hangi yasal dayanakla zorunlu kılındığı, tek bir firmaya yönlendirme yapılmasının rekabet ve kamu ihale ilkeleri açısından nasıl gerekçelendirildiği, lisans bedeli gerçeğinin neden ihale öncesinde açıklanmadığı, kapsama sorunu yaşayan bölgelerde sistemin nasıl çalışacağı ve pilot uygulama yapılıp yapılmadığı gibi başlıklar gündeme getirildi. Ayrıca uygulamanın servis esnafına toplam maliyeti ve bundan kimlerin kazanç sağlayacağı da soruldu.

Dinçer: “Bu dayatma derhal geri çekilmeli”

Dinçer, taşımalı eğitimin bir kamu hizmeti olduğunu hatırlatarak bu hizmetin mali yükünün servisçi esnafın sırtına bırakılmasının doğuracağı sonuçlara dikkat çekti; uygulamanın sürmesi hâlinde önümüzdeki yıl ihalelere katılımın azalabileceği ve asıl mağduriyetin öğrenci ile ailelerde yaşanabileceği uyarısında bulundu. Dinçer, “Esnafı ezen, bir firmayı zengin eden bu zihniyete artık yeter diyoruz. Servisçi esnafımız köle değildir, alın teri bu kadar değersiz değildir. Bu yanlış uygulama derhal durdurulmalı, bu dayatma geri çekilmeli ve esnafın sesi duyulmalıdır. Aksi hâlde bu vebalin hesabı er ya da geç sorulacaktır” ifadelerini kullandı.