Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mersin’de Geçim Sıkıntısı ve Alım Gücü: “Artık Kilo Değil, Tane Hesabı Yapılıyor!”

Türkiye genelinde derinleşen ekonomik sıkıntılar, vatandaşın alım gücünü her geçen

Türkiye genelinde derinleşen ekonomik sıkıntılar, vatandaşın alım gücünü her geçen gün biraz daha zorluyor. Artan fiyatlar, yükselen giderler ve belirsizlik ortamı, en çok da küçük esnafı ve dar gelirliyi etkiliyor. Mersin’de bir manav esnafı, yaşanan tabloyu tüm çıplaklığıyla anlattı.

Mersin:

Son dönemde Türkiye’de en çok konuşulan başlıklardan biri geçim sıkıntısı. Siz bunu kendi hayatınızda ve işinizde ne ölçüde hissediyorsunuz?

45 yaşında – Manav:

Açık konuşayım, bu sadece hissetmek değil, birebir yaşamak. Eskiden müşteriler pazara ya da manava rahat gelirdi. Şimdi insanlar dükkâna girerken bile tedirgin. Eskiden kilosuyla aldıkları ürünü artık tane hesabıyla alıyorlar. “Yarım kilo yeter” diyen çoktu, şimdi “iki tane ver abi” diyen çoğaldı. Bu durum bizi de etkiliyor çünkü satış düşüyor ama giderler düşmüyor.

Mersin:

Giderler derken en çok hangi kalemler sizi zorluyor?

Manav:

Nakliye, elektrik, kira… Hepsi üst üste biniyor. Mazot artınca hale gelen ürün zaten pahalı geliyor. Ben ürünü pahalı satmak istemiyorum ama zararına da satamam. Müşteriyle göz göze geliyoruz; onlar da haklı, biz de. Bu işin en zor tarafı o mahcubiyet.

Mersin:

Bu ekonomik tablo insanların ruh halini nasıl etkiliyor sizce?

Manav:

İnsanların morali bozuk. Eskiden sohbet eden müşteri vardı, şimdi herkes aceleci ve gergin. Herkesin aklında aynı soru var: “Yarın daha mı pahalı olacak?” Bu belirsizlik insanı yoruyor. Geleceği düşünmek bile stres sebebi oldu.

Mersin:

Peki kısa vadede bir düzelme bekliyor musunuz?

Manav:

Açıkçası insanlar umutlu değil ama umut etmekten de vazgeçmiyor. Çünkü başka çaremiz yok. Herkes bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor ama bu böyle nereye kadar gider, onu kimse bilmiyor.