Mersin’de Bekiralanı, Güzelyayla (Evcili) ve Gözne mevkiilerinde yapılması planlanan “Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” projesi için halkı bilgilendirme toplantısı 27 Ocak 2026 tarihinde yapılacak. Ancak ortada bilgilendirmeden çok, doğaya rağmen ilerleyen bir proje dayatması var.
Proje dosyasına göre 94,3 hektarlık ruhsat alanının 56,904 hektarı ÇED alanı olarak belirlenmiş durumda. Bu alanın yüzde 97,56’sı orman arazisi, kalan kısmı ise tarım arazisi niteliğinde. Yani proje, neredeyse tamamen orman ve tarım alanları üzerinde hayata geçirilmek isteniyor.
Binlerce ağacın, su kaynaklarının, yaban hayatının ve bölge halkının yaşam alanlarının taş ocağına kurban edilmesi planlanıyor. Toz, gürültü, patlatmalar, ağır tonajlı araç trafiği ve ekosisteme verilecek kalıcı zararlar ortadayken, “halkı bilgilendirme” toplantısının fiili bir formaliteye dönüştürülmesi tepkilere neden oluyor.
Bölge halkı soruyor:
- Orman ve tarım arazilerinde bu proje hangi kamu yararına hizmet ediyor?
- Alternatif alanlar neden değerlendirilmedi?
- Su kaynakları, tarım ve yayla yaşamı üzerindeki etkiler neden görmezden geliniyor?
Bu proje, yalnızca bir kalker ocağı değil; doğaya, tarıma ve yaşam alanlarına açılmış bir cephe olarak görülüyor. Yetkililerin, itirazları “toplantı yapıldı” notuyla geçiştirmeden, bilimsel ve şeffaf bir değerlendirme yapması bekleniyor. Aksi halde bu süreç, orman kıyımının belgelendiği bir ÇED dosyası olarak tarihe geçecek.

