“Çankaya Okulu’nu ‘Vakıfa gelir lazım diye ticari alana çeviren rantiye öncelikli anlayış, yarın öğretmenevi arazine de iş merkezi yapalım diye gelirse sahipsiz Mersin’de kim durduracak?”
Mersin’in Akdeniz İlçesi’nde ye alan, üst katında eski Öğretmenevi alt katında muhtelif iş yerlerinin bulunduğu Silifke Caddesi girişindeki tüm yapı deprem riski gerekçesiyle yıkım kararı alınmıştı. Önümüzdeki günlerde yıkımın gerçekleşmesi bekleniyor. Ardından söz konusu adada büyük hisse sahibi Milli Eğitim Müdürlüğü ile diğer hissedar Büyükşehir Belediyesi bir araya gelip yol haritasını belirleyecek. Araştırmacı-Yazar Abdullah Ayan, “Vakıflar ve Milli Emlak da topa girer mi?” sorusunu sorarken, söz konusu Mersin olunca sorunun somut yanıtı olmadığını söyledi.
“TİCARET ALANI OLARAK İŞARETLENMESİ NASIL SAĞLANDI?”
1960 sonrası adı Tevfik Sırrı Gür ‘TSG’ olarak değiştirilen Mersin Lisesi’nin yer aldığı tüm bölgeyi kapsayan adanın 1935 Jansen planında kamu binalarının yer alacağı biçimde işaretlendiğini belirten Ayan, “Bir başka ifadeyle tümü hazinenindi. Lise yapılıp lisenin batısında yer alan stadyum kalktıktan sonra mülk sahipliği anlamında pek çok değişiklik yaşandı. Benzer durum Çankaya İlkokulu restorasyon sürecinde çokta çarpıcı biçimde ortaya çıktı. Aslında okulun arsa ve binası Osmanlı döneminde Yusuf Hayek adlı şahsa ait. 1923’te Maarif Komisyonunca kamulaştırılıp okul haline getirildiği ve kamulaştırma için gerekli paranın önemli kısmını Kaptan Hadra isimli iş insanının cebinden ödediği tarihe geçen bir gerçek olmasına rağmen nasıl oldu da, sonradan Bezm-i Alem Valide Sultan Vakfı devreye girip mülk sahibi konumuna geçti? Ve Vakıflar İdaresi “Bana gelir sağlayacak proje lazım” diyerek okulun yer aldığı arsanın Belediye planlarında nasıl Ticaret Alanı olarak işaretlenmesini sağladı?” sorularını dile getirdi.
“UYANIK OLMAKTA YARAR VAR!”
Abdullah Ayan şöyle devam etti;
“Çankaya Mektebi ile verdiğim çarpıcı örnek yarın yıkılan Öğretmenevinin yer aldığı arsa ile ilgili mülkiyet sahipliği tartışmalarında konusunda da yeniden yaşanır mı? Olacağını iddia etmiyorum ama burası Mersin ve olmaz denilen pek çok şeye tanık olduğumuz için uyanık olmakta yarar var diyorum. Çankaya Okulu’nu ‘Vakıfa gelir lazım diye ticari alana çeviren rantiye öncelikli anlayış yarın öğretmenevi arazisine de iş merkezi yapalım diye gelirse sahipsiz Mersin’de kim dur diyecek? Soru kritik ve şeytanın avukatlığı adına dillendirdiğim kaygıları akıllarda tutmakta yarar var.”

