Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    “VATANDAŞIN GÖNLÜNDE YEŞEREN BİR İTTİFAKTIR”

    15 CHP Milletvekilinin İYİ Parti’ye geçişini değerlendiren CHP İl Başkanı Adil Aktay, Yüksek Seçim Kurulu üzerinden kurgulanan, demokrasi ve hukuk dışı planları bozduklarını aktardı.

    Bu haberin fotoğrafı yok

    Mersin CHP İl Başkanı Adil Aktay 15 CHP Milletvekilinin İYİ Parti’ye geçişi ve ittifak konusuyla ilgili açıklama yaptı. 

    Mersin CHP İl binasında gerçekleşen toplantıya Mersin CHP İl Başkanı Adil Aktay, CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, CHP Parti Üyeleri, CHP gençlik kollarına yeni kayıt olan gençler katıldı.

    Konuşmasında Aktay, seçim sürecinin temiz, adaletli, hukuki, bir zemine oturtulması yolunda çok önemli bir adım atıldığını kaydetti.

    Aktay, CHP’nin ilkelere dayalı, demokrasi odaklı, ortak aklın iktidarını hedefleyen bir ittifak anlayışla davrandığını belirtti.

     

    AKTAY: “ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATILMIŞTIR”

     

    Demokratik seçiminin ön koşullarından birinin, temsilde adaleti sağlamak olduğunu kaydeden Aktay: “Hukuken gerekli şartları tamamlamış bir partinin seçime girmesinin önlenmesi, seçmenlerin temsilinde, milli idarenin oluşumunda çok ciddi sakatlığa yol açar. Hangi parti olursa olsun, bu kabul edilemez bir durumdur. Böyle bir durumda Cumhuriyet Halk Partisi demokrasi adına, milli irade adına, temsilde adalet adına üzerine düşen görevleri yerine getirecektir.

    Cumhuriyeti kuran, çok partili hayata öncülük eden bir parti için başka türlüsü düşünülemez. Demokrasimiz,  daha bir yıl önce mühürsüz seçim skandalına imza atmış olan  Yüksek Seçim Kurulu’nun, iktidara bağımlı iradesine bırakılamaz. Bu bakış açısıyla,  Cumhuriyet Halk Partisi,  15 milletvekilini görevlendirerek Yüksek Seçim Kurulu üzerinden kurgulanan, demokrasi ve hukuk dışı bir planı bozmuştur.  Önemli bir temsil gücü olan ve seçimlere katılma hakkı bulunan  İYİ Parti böylece Mecliste grup kurma ve seçimlere girme hakkına kavuşmuştur. Yüksek Seçim Kurulu’na da bu gerçeği mecburen onaylamak kalmıştır.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin  demokrasiye verdiği bu can suyu sayesinde,  24 Haziran seçim sürecinin temiz, adaletli, hukuki bir zemine oturtulması yolunda çok önemli bir adım atılmıştır.  Partimizin ve demokrasi güçlerinin mücadelesiyle, sonuna kadar da bu zeminde kalması sağlanacaktır.” şeklinde konuştu.

     

     

    AKTAY: “SIFIR BARAJ’ İTTİFAKINI GENİŞLETMEYE ELBETTE DEVAM EDECEĞİZ”

     

    Cumhuriyet Halk Partisi ilkelere dayalı, demokrasiye odaklı, ortak aklın iktidarını hedefleyen bir ittifak anlayışıyla davrandığını belirten Aktay: “Böyle bir anlayışın hiç kimseyi, hiçbir kesimi dışlama gibi bir tercihi olamaz. Çünkü söz konusu olan,  ilkesel bir yaklaşımdır. Karşımızdakinin kim olduğuyla, neci olduğuyla değil, hangi ilkeleri paylaştığımızla ilgili olmak durumundayız.  Cumhuriyet Halk Partisi bu ilkesel yaklaşımını korumaya ve Türkiye’nin birleştirici gücü olma sorumluluğuyla davranmaya devam edecektir. Demokrasi cephesini, her görüşün Mecliste temsiline dayalı ‘sıfır baraj’ ittifakını genişletmeye elbette devam edeceğiz. Çünkü bu  tabanda, vatandaşın aklında, gönlünde yeşeren bir ittifaktır.” ifadelerini kullandı.

     

    AKTAY:  “ÜLKESİNİ SEVEN HERKES İÇİN BİR ZORUNLULUKTUR”

     

    Sözlerine devam eden Aktay:  “Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak diğer bütün partileri, AKP’sini, MHP’sini, İYİ Parti’sini, HDP’sini, Saadet Partisi’ini seçimlerde geride bırakarak bu ülkeyi tek başına yönetmek iddia ve kararlılığındayız.  Çünkü biz bütün bu partilerden farklıyız ve hiçbirinin bu ülkeyi bizim gibi iyi yöneteceğine inanıyoruz. Bütün bu partiler bizim düşmanlarımız değil, normal koşullar altında yarışacağımız rakiplerimiz. Ancak  bugün öyle bir rejimde  yaşıyoruz ki,  her şeyden önce, seçim yarışına etki eden alanların  temizlenmesi, düzenlenmesi, normalleştirilmesi gerekiyor.  Yani devlet kurumları, siyaset mekanizmaları,  ekonomi, yargı, medya düzeni  normalleştirilmeli, tek adam rejiminin döşediği mayınlardan  temizlenmeli. Bu normalleştirmeyi, bu temizliği yapmaya  “ben varım” diyecek bütün rakiplerimizle ilkesel işbirliğine hazırız. Bu bizim bir tercihimiz değildir, ülkesini seven herkes için bir zorunluluktur.” diye belirtti.

     

     

    SAĞLAR: “MEDYA YİNE AYNI ŞEKİLDE TEK ADAMIN ELİNE GEÇMİŞTİR”

     

     

    “Aslında idare edildiğimiz 1982 Anayasası demokrasi, adalet, özgürlük ve haklarla ilgili sınırlamalar getirmiştir.” diyerek konuşmasına başlayan Fikri Sağlar: “16 Nisan’da ortaya çıkan yeni anayasal düzenlemelerde özellikle hakların özgürlüklerin ve en önemlisi demokrasinin varlığının  en önemli en temel ilkesi olan güçler ayrılığını güçler birliğine dönüştürmüştür. Yani tek adam hükümet yasama ve yargı olmak organlarını eline geçirmiştir. Aynı şekilde geçen süre içerisinde devletin mevcut iktidar tarafından kullanılması yoluyla da dördüncü güç olan medyada yine aynı şekilde tek adımın eline geçmiştir. 1982 anayasasıyla başlayan Türkiye’de 12 Eylül faşişt darbesi sonrasında Türkiye’de hepimizi ortaya koyan bir şey vardır. Herkesi demokrasiden uzaklaştıran temsilde adalet değil, bayan escort bursa yönetimde istiklal istenmektedir.” şeklinde konuştu.

     

    SAĞLAR: “DEMOKRASİYE BAĞLI OLAN İNSANLAR YİNE BU OYUNLARI BOZDULAR”

     

    “Temel anlayış iktidar kim olursa olsun kayıtsız şartsız sürdürülsün” şeklindeki anlayışa dikkat çeken Sağlar: “Oysa ileri demokrasilerde iktidarlar demokrasinin en önemli özellikleri koalisyonlardır. Yani herkesin her düşünce de kendini ifade eden insanların yönetim tarafından bir şemsiye altında  toplanması ve güvence altına alınmasıdır. Ancak bu geçen süre içerisinde CHP Kuvayı Milliye misyonundan gelen emperyalizme karşı mücadele eden bir siyasi parti olarak, değişik isimler içerisinde Türkiye’deki bu gelişimi yani yönetimdeki istikrar adına temsildeki adaleti yok etme doğrultusundaki uğraşların önünde durmuştur. Bazı hatırlatmalar yapmak isterim.  Bunlardan en önemlisi biliyorsunuz 1987’de  yasaklar vardı. Yani Erbakan’dan Türkeş’e, Süleyman Demirel’den Ecevit’e kadar 80 öncesi siyaset yapanların yasaklandığı bir dönemi yine demokrasi adına referandum sonrasında büyük uğraş vererek CHP misyonu, Kuvayı Milliye misyonu kaldırmıştı. Yine Turgut Özal başka bir partiyi seçime sokmamak için oyunlar oynamıştı. O zamanda yine aynı misyonu taşıyan SHP hep ile birlikte parlamentoya girmişti. 2003 yılında mevcut cumhurbaşkanı seçilemiyordu. Siyasi hakları yoktu. CHP siyasi hakların verilmesi doğrultusunda anayasal değişlik yaptı. Bugünde İYİ Parti mevcut cumhurbaşkanının talebi doğrultusunda seçime sokulmayacaktı. Yine CHP, halk partisi, yani solcular demokrasiye bağlı olan insanlar yine bu oyunları bozdular.” ifadelerini kullandı. 

    FERHAT ÇELİK

    YORUMLAR

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Meteoroloji 6. Bölge Müdürlüğü, Adana
    Sıradaki Haber Adana ve Mersin’in kuzeyinde ‘gök gürültülü yağış’ uyarısı