escort izmir

Bugun...


SEVİM ESRA GÜNGÖR


Facebookta Paylaş









HASBİHAL: İşi ehline vermeyi ne zaman öğreneceğiz???
Tarih: 09-05-2019 06:49:00 Güncelleme: 09-05-2019 06:49:00


Okulda öğretmenimiz “İleride ne olacaksın?” sorusunu sorduğunda sınıftan, “Doktor, mühendis, öğretmen, polis, subay…” ve daha birçok mesleği herkes söylemiştir.
Bende ilk başlarda öğretmen olacağımı söyleyip, lise yıllarına gelince de önce aşçılık sonra da radyocu olmaya karar verenlerdenim.
Ancak hiçbir öğrencinin “Ben gazeteci olacağım” dediğini bugüne kadar duymadım.
Aslına bakarsanız bunu İletişim Fakültesini girdiğimde de duymadım ve çok şaşırmıştım.
Sınıfımdaki 40 kişiden 35’i polis, askerlik veya başka mesleği yapacağını, sadece lisans mezunu olmak için gazetecilik okuduğunu söylemişti.
Tabi ben radyocu, televizyoncu olma hayaliyle fakülteye girdiğim için okul başladığında hemen staj yapabileceğim, bu işi öğreneceğim yerleri aramaya başladım.
Bir yerel televizyonda da bu işi yapmaya başladım. 
Sonra bu işin içine girdiğimde aslında fakültedeki arkadaşlarımın ne kadar haklı olduğunu gördüm. Neden mi?
Çünkü sektörün büyük bir bölümünü başka işleri yapıp, sonradan bu mesleğe geçen insanlarla dolu olduğunu gördüm.
Bu kötü bir şey değil, bizim mesleğin alaylıları okumuşlarından çok daha iyidir. Bunu bizzat yaşayarak gördüm ancak. Bu herkes için geçerli değil.
Daha önce telefonculuk yaparken, muhabir bulamayan bir gazetede işe başlayan, matbaacılıktan mesleğe giren veya gazete dağıtırken muhabir olan ve takdir ettiğim çok arkadaşım oldu. Hakkıyla mesleği yaptıkları için de hep onların yolundan gittim.
Meslekte biraz ilerleme kaydedip haberlere çıkmaya başlayınca aslında mesleğimizin ne kadar da geniş olduğunu fark ettim.
Mesele her kurumun bir basın birimi olduğunu o zaman gördüm.
Evet evet her kurumda halkla ilişkiler ve basın bürosu var. Olmasına var ancak burada çalışan insanlar da genelde zorla bu bürolara konulan kişilerden oluşuyor.
Uzun yıllar çalışan bu mesleğe gönül verenler işlerinde ilerlemiş ancak bir hastanedeki basın biriminde hemşireden, ebeden basın sorumlusu oluşturulmaya çalışılmış olduğunu da gördük.
Valiliklerde yüzde 99 polislerin oluşturduğu, diğer kurumlarda da fotoğraf makinesini tutmayı bilen kişilerin olduğu birimler oluşturulmuş.
Buralardaki çalışan arkadaşları eleştirmek için değil, aksine bu görevlere zorlandıkları için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.
Çünkü böyle birimler kurulurken 1 kişi de kalkıp, “Ya bu işi gerçek manada yapan, okulunu okuyan veya kendini geliştirmiş kişileri buraya alalım” dememiş!
O yüzden bu sektörün kurum temsilcileri, oralarda çalışanlarının büyük çoğunluğu zorunlu olarak bu işi yapanlardır.
Madem ülkemizde İletişim Fakülteleri var. Buralardan da binlerce kişi mezun oluyor. Bırakın da bu işleri bu arkadaşlarımız yapsın. 
İşi ehline verin ki en iyi verimi alabilin.
Ya bu okulları kapatın mezun vermesin, ya da lütfen artık bu insanlara istihdam için bu kurumlar kapılarını açsın.
Peygamber efendimizin “İşi Ehil Olmayana Verince Kıyameti Bekle” sözündün yola çıkarak her işin ehline verilmesi temennisiyle…
Sevgilerimle.



Bu yazı 1922 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Mersin Nefes İstiyor! 2
    Mersin Nefes İstiyor! 2
  • Mersin Nefes İstiyor!
    Mersin Nefes İstiyor!
  • Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
     Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
  1. Mersin Nefes İstiyor! 2
  2. Mersin Nefes İstiyor!
  3. Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
VİDEO GALERİ
YUKARI