Bugun...


Neslihan MANGITAY


Facebookta Paylaş









AİLE ARABULUCULUK SİSTEMİ ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?
Tarih: 02-04-2019 06:54:00 Güncelleme: 02-04-2019 06:54:00


Son günlerde gündemde olan bir konu ile alakalı yazmak istedim bugün. Boşanma davalarına getirilmek istenen yeni bir işleyiş olan ‘Aile Hukuku Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk’ sistemi.

Düzenlemeye göre; boşanma, nafaka, mal paylaşımı, tazminat, velâyet, çocukla kişisel ilişki kurma gibi konularda vatandaşlar aile mahkemesi hâkimi tarafından arabulucuya yönlendirilecek.

***
DEVLET YARGI GÜCÜNÜ DEVRETMEYE Mİ ÇALIŞIYOR?

Arabulucu (lar) öncelikle tarafları barıştırmaya çalışacaklar. Arabulucu huzurunda sağlanan uzlaşı, her şartta aile hâkiminin onayından geçecek.

Mahkemelerde aile davaları aleni bir şekilde yapıldığı için aile sırları ortalığa dökülüyor ‘Özel Alan’ kapsamında aile mahremiyetini korumak amaçlanıyormuş. Peki, soruyorum size.
Çiftler hakimden önce arabulucuya yönlendirilecek ya hani, arabulucunun görevini yapabilmesi için aile sırlarını- mahremiyetlerini onlarla paylaşmayacaklar mı?

Kadına yönelik şiddeti ve evlilik içi suçları toplumsal eşitsizliklerden kaynaklanan suçlar olmaktan çıkarıp, ‘bireysel – özel’ olarak bakılması demek, devletin bu sorumluluğunu kendi alanından çıkartıyor olması demek değil midir?
Bu durum (yani Aile Arabuluculuğu Uygulaması), özel mesele haline getirilmesi, şiddet mağduru kadınların aleyhine işleyeceği ve kadının adalete ulaşması engelleneceği görüşündeyim. 

***
ŞİDDET SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA ARABULUCULUĞUN ZORUNLU OLMASI YASAK

Herkes gider Mersine biz gideriz tersine!

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesine göre şiddet söz konusu olduğunda arabuluculuğun zorunlu olması yasak. Hiç düşündünüz mü neden acaba?! 
Kadını korumak, devleti devlet yapan erklerden birisidir.

Daha önceden de bahsettiğim gibi, ben yaklaşık 20 sene Ortadoğu’da bir Arap ülkesinde yaşadım. Orada devlet kadını öyle bir koruma altına almış ki adeta arka planda gizli bir ‘Kadının Dokunulmazlığı’ hissi vardır. ‘KADIN’ dendiğinde insanlar adım atmadan bir kaç defa düşünürler. Hiçbir adam, bir kadın tarafından şikâyetçi olunmak istemez. Zira Kadının bir şikâyeti üzerine başlarına neler gelebileceğini bilirler. Hele birde o ülkenin vatandaşı değilseniz. İşte o zaman tası tarağı toplattırıyor adama. Ülke dışı ediliyorsunuz.

***
AİLE ARABULUCULUK SİSTEMİ, BOŞANMALAR VE KADINA YÖNELİK ŞİDDETE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

Bence olmaz..
Neden mi?

Bu uygulama ile çiftlerin evliliklerini sürdürmeye ikna edilecekleri ve/veya zorlanacakları kanısındayım. Şiddet gören bir kadını, evliliğini sürdürmesi konusunda ısrar ve iknalar yanlıştır. Daha kötü sonuçlar doğurur. Erkeği daha güçlü kılarken, kadını daha çok pasifize eder. 
Psikolojisi bozuk bir kadın ne kendisine nede çevresine verim sağlayamaz. İyi ve verimli bir anne olamaz. Psikolojisi bozuk çocuklar yetiştirir. Gün gelir bu çocuklar büyür ve topluma karışır. Psikolojik hastalık saçar… Korku saçar… Terör saçar… ve daha niceleri.
Köprüden önce son çıkış mantığı her koşulda işe yaramaz. Sevgi ve saygının bittiği yerde uzlaşma mümkün müdür?

Ayrıca ücrete tabi olan bu uygulamanın, mahkemenin iş yükünü azaltmaktan ve kadına yönelik şiddeti arttırmaktan başka bir geri dönüşüm sağlamayacağı kanısındayım.

***
SEVGİ SAYGI EŞİTLİK İSTİYORUZ!

Biz kadınlar ‘Arabulucu’ değil. Sevgi istiyoruz. Saygı istiyoruz. Eşitlik istiyoruz.
Boşanmalar engellenmek yerine, kadının özgüvenini yükseltecek, sesini daha çok duyurabilecek ve kadını daha güçlü kılacak uygulamalar getirilmelidir.



Bu yazı 2522 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
     Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
  1. Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
VİDEO GALERİ
YUKARI