Bugun...


Hüseyin KARA


Facebookta Paylaş









DÖVİZ "KÖŞEGEN"
Tarih: 09-11-2017 08:12:00 Güncelleme: 09-11-2017 08:12:00


Güncel döviz kurları almış başını giderken hayatımızın her alanında döviz artışına bağlı olarak ciddi zamlar ve zorluklar karşımıza çıkıyor. 

Bu durum aldığımız maaş ve ücretlerin döviz karşısında ciddi anlamda erimesine ve alım gücümüzün düşmesine neden oluyor.

Bir sosyal bilimci olarak Cumhuriyetin Atatürklü yıllarını inceledim. 

“Neden Atatürklü yıllar?” diye sorarsanız da, Atatürk dönemi ekonomi politikalarının sonuçları ilgimi daha çok çekti.

Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış bir ülke düşünün. 

Üç beyaza muhtaç;

üç beyazdan kastım un, şeker, tuz, zaman zamanda dördüncü ekleniyor kefen bezi. 

Üç karaya mahkûm;

kara saban, kara öküz ve kara çarık. 

İlkelliği temsil ediyor...

İşte bu günlerde Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, İzmir İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasında; 

“Türk tarihi incelenirse gerileme ve çöküntü nedenlerinin iktisadi sorunlara bağlı olduğu görülür. Kazanılmış zaferlerin ve uğranılmış başarısızlıkların tümü iktisadi durumla ilgilidir.” sözleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomiye ne derece önem verdiğini ortaya koymuştur.

Bu döneme damgasını vuran bir diğer gelişme ise Lozan Antlaşması’nın iktisadi hayatımıza etkileridir. Görüşmelere, “siyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla taçlandırma” parolasıyla giren Türkiye Cumhuriyeti, antlaşmada önemli başarılar elde etmesine rağmen kendisine ekonomik anlamda ayak bağı olacak bazı kararları da kabul etmek zorunda kalmıştır.

Genç Cumhuriyetin kurucu kadroları, kalkınmanın merkezine sanayi sektörünü koymuşlardır. 

Bunda Osmanlı döneminin tecrübeleri daha önce de belirttiğimiz gibi çok önemli rol oynamıştır. 

1923-1929 aralığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin her bakımdan en kritik yıllarıdır. Savaş sonrası yeni kurulan ülkenin siyasi durumu olduğu kadar iktisadi durumu da büyük önem arz etmektedir. 

Bu dönemin temel politikası; siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlık olmadan gerçekleşemeyeceği tezi üzerinedir.

 Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk bütçesi 1 Mart 1924’de kabul edilmiş ve toplam 124 milyon TL. 

1924 yılında 1 ABD dolarının 1,67 Lira olduğunu da hatırlatmak gerek bence.

Özetle 1929 yılına kadar oldukça liberal politikalar izlenmiş (Lozan antlaşmasının zorlamasıyla), bir yandan da devlet çok büyük miktarlarda yatırımlar yapmış, yeni tarım alanlarını üretime kazandırmış ve verimliliği arttıracak modern tarım tekniklerini uygulamaya koyulmuştur. 

Neticede yıllık ortalama yüzde 9,4 hızıyla büyümüş genç bir ülke...

Cumhuriyet tarihinde bundan daha iyi performans gösterdiğimiz başka bir 6 yıllık kesit yoktur.

O yüzden Atatürk’e bu 6 yıllık performansından ötürü;

“Mustafa Kemal Atatürk Ekonomi Dehası Ödülü"nü vermek hiç de yanlış olmaz...

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa!



Bu yazı 1257 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
     Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
  1. Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
VİDEO GALERİ
YUKARI