Bugun...


Gazi Mert


Facebookta Paylaş









SOHBET KÖŞESİ: UNUTULMAMASI GEREKEN SANAT DALLARI: OYMACILIK…KAKMACILIK…
Tarih: 11-05-2018 06:48:00 Güncelleme: 11-05-2018 06:48:00


Bugünkü sohbet köşemde unutulmaya yüz tutmuş bir sanat dalından, oymacılık ve kakmacılık sanatından bahsedeceğim.

Fildişi, kemik, sedef, formika, seramik, taş, tahta, mermer, metal levhalar gibi oyulmaya müsait maddelerin bazı bölümlerini oyarak oyulan yerlere daha kıymetli maddeler gömerek yapılan süsleme işine KAKMA , bu işi yapan sanatçıya KAKMACI, işlemin kendisine de KAKMACILIK denilmektedir.

İlgilenenlerin pek güzel anlayacaklanı şekilde Kakmacılıkta: ÇARPMA , ÇAKMA , ÇALMA , TEL KAKMA ve SAVAT işlemleri vardır.

 Osmanlıdan günümüze intikal eden Kakmacılık sanatının pek çok çeşitleri vardır.

Eski Türklerde büyük rağbet gören Kakmacılık daha ziyade bıçak, kılıç, kama, kalkan, tabaka, çubuk, tüfek, tabanca, baston, biblo ve günümüzde çeşitli  mobilyaların süslenmesinde kullanılan bir sanat dalıdır.

Süslenen eşyalara da Altın kakmalı, gümüş kakmalı, sedef kakmalı, fildişi kakmalı gibi değişik isimler verilir.

Osmanlılar döneminde büyük camilerin ahşap yapılarındaki oymalar gerçekten Kakmacılık sanatının en güzel örnekleridir.

Kakmacılık Müslüman sanatçılar tarafından geliştirilen bir sanat şeklidir.

Eski Mısır, Yunanistan, Bizans bu kakmacılık sanatının ilk örneklerinin görüldüğü ülkelerdir, uygarlıklardır.

M.Ö. 2000 yıllarında Mısır’da, Firavun Tutankamon’un mezarında bulunan tahta eşyalar üzerinde görülen fildişi ve altın kakmalar bilinen en eski örneklerdir.

Rönesans dönemini incelediğimiz zaman bu dönemde İtalya’da kakmacılık sanatının çok üstün bir düzeye ulaştığı görülür. Doğu’da kakmacılığın geliştiği merkezlerin en önemlilerinden biri İstanbul olmuştur.

Avrupa’da kakmacılık mobilya ağırlıklı iken Osmanlılarda ev eşyaları üzerine uygulanmaya başlanmıştır.

Bazı Osmanlı padişahlarının bu süsleme sanatıyla yakinen ilgilendikleri de bilinen bir durumdur.

İslam sanatı olarak da camilerin mihrap, minber ve vaaz kürsülerinde kendini göstermektedir.

Sözlerimin başında belirttiğim şekliyle Kakmacılık; tahta, taş, maden, mermer gibi maddelerin bazı yerlerinin ovularak içine aynı cinsten veya daha kıymetli maddelerden parçalar kakma yöntemiyle gerçekleştirilen süsleme sanatıdır.

Kakmacılık Osmanlılardan, İslamiyet’in ortaya çıkışından da önce ortaya çıkan en eski sanatlardan biridir.

Ağaç, taş, maden, gümüş, pirinç, kılıç, tüfek, kama üzerine oymalar yapılarak değerli taşlar, metaller, sedef, fildişi gibi malzemeler içine oturtulduktan sonra yüzey düzeltilerek kakma işi tamamlanmış olur.

Kullanılan malzemeye göre kakma işi de özel bir isim alırdı.

En çok sedef, fildişi, abanoz kullanılmıştı.

Sedef kakmacılığı Osmanlıların kullandığı en yaygın kakma biçimidir.

 Bu işi yapan kakmacılara sedefkari diye adlandırılmıştı.

Gümüş ve pirinç eşya üzerine kakma altın yada gümüş tellerle yapılmıştı.

Kitap kapakları, silahlar, ayakkabılar, fincan zarflarına yapılan kakmaların yanında mimari alanda da kakmacılık gelişmiştir.

Mimar Sinan bu sanata çok önem vermiştir.

Günümüzde kakmacılıkta yeni yöntemler uygulanmaya başlamıştır.

Dekupaj makinaları, yapay recine plakaları, formika bu sanatta kullanılmaktadır.

Hoşça kalınız



Bu yazı 177 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
     Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
  1. Ekşi limon ihracatla ekonomiyi tatlandırdı
VİDEO GALERİ
YUKARI