Bugun...



TÜRKİYE SAĞLIK TEKNOLOJİSİNDE 3. SIRADA
Tarih: 16-04-2019 14:41:46 + -



facebook-paylas
Tarih: 16-04-2019 14:41

TÜRKİYE SAĞLIK TEKNOLOJİSİNDE 3. SIRADA

Uluslararası Nükleer Enerji Forumu 'Atomexpo-2019’ kapsamında düzenlenen, “Nükleer Tıp Üzerine Eğilimler Yenilikler ve Başarılı Küresel Uygulamalar” panelinde konuşan Eczacıbaşı-Monrol Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Küçük, Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanında Avrupa’da ilk 3 ülke arasında olduğunu, ayrıca Türkiye’de 8 tane radyolojik izotopları üreten merkezin olduğunu söyledi.

“Nükleer tıp ortaklığı önemli”

Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen Uluslararası Nükleer Enerji Forumu 'Atomexpo-2019’ kapsamında düzenlenen, “Nükleer Tıp Üzerine Eğilimler Yenilikler ve Başarılı Küresel Uygulamalar” panelinde uzmanlar nükleer tıp ve geleceğine ışık tuttu. 
Panelde konuşan Rosatom Tıp Departmanı Başkanı Aleksandr Sergeviç Şibano, Rosatom Tıp Birimi’nin ne gibi çalışmalar yaptığını anlatarak, Rosatom sağlık biriminin iki yıl önce kurulduğunu belirtti. 
Şibano konuşmasında: Amacımız nükleer tıp alanında akıllı ve yenilikçi trenleri oluşturmak. Rosatom sağlık biriminin küresel olarak mevcudiyeti söz konusu, bizim farklı birimlerimiz toplam 40 ülkede faaliyet göstermekte. Rosatom’un dünya nükleer tıp payı geçen yıla göre yüzde 5. Şuan bir nükleer tıp merkezimiz inşaat halinde olup, özellikle de radyolojik terapi ile ilgili bir tıp merkezi kurma planımız var. Hem yazılım konusunda hem de medikal tıpta kullanılan teçhizat üretme imkanlarına sahibiz. Bu toplantı kapsamında tecrübelerimizi paylaşmak için buradayız.” dedi.

“Hastaları nükleer tıbbın zararlı olmadığına ikna etme durumundayız”

Eczacıbaşı-Monrol Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Küçük panelde: “Bizim ülkede nükleer tıp alanının ne kadar geliştiğini anlatmak istiyorum. Aslında şurada bir sıkıntımız var hastalara nükleer tıp uygulamalarının zararlı olmadığı ile ilgili ikna etme durumunda kalıyoruz. Çünkü bazı hastalar nükleer tıp ile tedavi yapılacağını duyduğunda korku ve endişelerini dile getiriyorlar. Çok iyi açıklamak durumunda kalıyoruz ve ‘içinizdeki kanser hastalığı sizi daha hızlı öldürecek ve biz bu tedaviye başvurmak zorundayız’ diyoruz. 
Nükleer tıp alanında çalışmalara 1995’de başladık. Türkiye’de bu alanda çalışma yapan PED teknolojileri geliştiren ilk şirketiz. Aslında bugünlerde Türkiye sağlık teknolojileri alanında Avrupa’da ilk 3 ülke arasında. Bizim için tıp turizminin gelişmesi çok büyük bir gelir kaynağı oldu. Bugünlerde Türkiye’de 8 tane radyolojik izotopları üreten merkezimiz var. Aynı zamanda nükleer tıp ile ilgili tüm aşamalara katkıda bulunmaya çalıştık, teşhisten tedaviye… Bu konuda Avrupa piyasasına açılmaya hazırız. Biz hastalarımıza yılda toplam olarak 100 bin ışın tedavisi uyguluyoruz. Ankara ve Adana’da tesislerimiz mevcut. Bizim şirketimizin Türkiye’deki piyasa payı neredeyse yüzde 50’dir. Bölgede de mevcudiyetimizi güçlendirdik. Romanya, Mısır ve farklı Ortadoğu ülkelerinde tesislerimiz mevcut, Dubai, Kuveyt, Pakistan gibi. Türkiye’deki tesislerimiz Avrupalı yetkili kuruluşlardan lisanslama sürecinden geçti ve biz ürünlerimizi dünya genelinde Güney Amerika, Avrupa, Ortadoğu ülkelerine satıyoruz. 
Ancak nükleer tıp alanında ortaya çıkan sorunlardan biri gerekli lojistik tedbirlerinin alınması ile ilgili. Biz çalışmalarımızı yürütürken farklı ülkelerde tesislerin açılmasına da katkıda bulunmaya çalışıyoruz. İlaç üretiminde ise büyük ilaç üreticisi şirketlerle de işbirliği halindeyiz. Biz de farklı ülkelerde temsilcilerimizin mevcudiyetini sağlayarak lisanslama ve otomasyon süreçlerinden geçmeleri hedefindeyiz.
Türkiye aslında nükleer tıp gelişiminin çok iyi bir örneği durumunda. Türkiye’deki piyasa; yüzde 36 FTG prosedürleri, yüzde 12 teknezyum maddesinin kullanımı ile ilgili ve yüzde 20 diğer farklı izotopların kullanıldığı bir pazar.” diye konuştu.

Nükleer tıp nasıl bir gelişme gösteriyor? 

Nükleer tıbbın aslında daha çok cihazların ve ekipmanların kullanımından izotop kullanımı ile yapılan ilaçların daha çok yayılmasına geçmekte olduğunu vurgulayan Aydın Küçük: “Dünyada topu topu 20 bin Pozitron Emisyon Tomografisi (PET-CT) teknolojisi tesisi varken bunların 12 bini yani yüzde 50’sinden fazlası Amerika’da faaliyet göstermekte. Amerika bu konuda dünya devi durumunda.
Dünyadaki ilaç üretim şirketleri nükleer tıpta kullanılan izotopların üretilmesine büyük ilgi duyma başladılar. Örneğin sadece tek bir şirket 6 milyar dolarlık bir yatırım yapmak istiyor. Büyük ilaç şirketlerinin artan ilgisi ile izotop bazlı ilaçların daha çok üretilmesi ve daha geniş şekilde kullanılmasını bekliyoruz. Şuan hala dünyada nükleer tıp alanında hala teknezyum 99 ilaçları yoğun olarak kullanılmakta. Amerika’da bulunan şirketlerin dünya piyasasında lider olduğunu unutmamalıyız. 
Ancak yeni izotop kullanılması sayesinde morarma gibi kanser belirtilerinin çok daha iyi bir şekilde iyileştiğini görebiliyoruz. Büyük eczacılık şirketlerinin bu alana yatırım yapmalarını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
 




Kaynak: haber merkezi



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MERSİN Haberleri

YUKARI