5 Şubat 2023

‘İstanbul Sözleşmesi’ni savunmakta ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor’

NURDANE KARAKUŞ
Tarsus Kadın Platformu, Tarsus’ta katledilen Emine Ekinci ile ilgili Yarenlik Alanı’nda saat basın açıklaması düzenledi.
13 Ocak Cuma gecesi geç saatlerde Çağlayan Mahallesi’ne Mehmet Ekinci evli olduğu Emine Ekinci’yi silahla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Emine Ekinci doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Tarsus‘ta yaşanan kadın cinayetine Tarsus Kadın Platformu sessiz kalmadı.
Kadınlar adına açıklamayı okuyan Fadime Çağlan, “Emine Ekinci’nin evli olduğu Mahsun Ekinci tarafından ateşli silahla öldürüldü. Geride henüz hiçbir şeyin farkında olmayan 2 küçük çocuk ve bir kadının yarım kalan hayatı, hayalleri kaldı. Devlet bir kadını daha korumadı. Tıpkı Eskişehir’de aynı gün sevgilisi olduğu iddia edilen erkek tarafından katledilen 22 yaşındaki Tuğçe Can gibi. Tıpkı katledilen diğer kardeşlerimiz gibi. Emine, ondan önceki kadın cinayetlerine engel olmadığınız, fail erkekleri koruduğunuz, 6284’ü uygulamadığınız için katledildi.” dedi.
“Yeter artık bir kişi daha eksilmek istemiyoruz!”
“Suçlu sizsiniz. Suçlu İstanbul Sözleşmesi’ni bir gecede fesh eden iktidarınızdır.” diyen Çağlan, “Kadınlar hemen her gün cinsel şiddete, tacize ya da tecavüze uğramakta. Her yeni güne kadın cinayeti haberi ile uyanılmaktadır. Havuz medyası bu taciz, tecavüz, şiddet haberlerini sıradan vakalar olarak sayfalarına taşıyor. Erkek şiddetine bahaneler üreterek yapılan bu haberler ne yazık ki kadına yönelik şiddetin ateşini harlamaktadır. Buradan bir kez daha sesleniyoruz erkek şiddetine bahane bularak şiddeti meşrulaştırmayın, suç ortaklığına soyunmayın. Kadın cinayetleri münferit değil, politiktir. İçişleri Bakanının açıklamasına göre erkek şiddeti geçen yıl 273 kadını öldürdü. Bu rakama halen ‘şüpheli ölüm’ olarak görülenler dahil değil ne yazık ki. Türkiye’de 2008 yılından bu yana işlenmiş kadın cinayetlerinde ölen kadınlara ilişkin bilgi veren dijital arşiv anıtsayaç, 2023 yılının henüz 12. Gününde 10. kadın cinayetini işaret ediyor. Anıtsayaçta bu kadar kadın ismi yeter! Yeter artık bir kişi daha eksilmek istemiyoruz! Bu rakamlarla birlikte İstanbul Sözleşmesinin birinci maddesine bakalım ‘Kadınları her türlü şiddetten korumak, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınların güçlendirilmesi yolu dahil kadınlar ile erkekler arasındaki temel eşitliği teşvik etmek. Bu madde bile bize İstanbul Sözleşmesi’ni savunmakta ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor.” şeklinde konuştu.
“Hayatlarımız için, birbirimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz”
Fail erkeklerin tam da bu yüzden İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmasından güç aldığını bildiren Çağlan, “İstanbul Sözleşmesi’nin gereği olarak çıkarılan 6284 Sayılı Yasa, devlete “şiddet mağdurlarının korunması, koruyucu ve önleyici tedbirler alınması, mağdurun desteklenmesi ve şiddetle mücadelede etkin mekanizmalar oluşturulması” görevi yüklemektedir. CEDAW Türkiye’ye ‘Kadınlar ile erkeklerin tüm ekonomik, sosyal, kültürel, medeni, siyasi haklardan eşit yararlanmalarını temin etme’ sorumluluğunu yüklediğine işaret edilen açıklamada bulundu. Yani eğer İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı, 6284, CEDAW uygulansaydı Emine yaşıyor alacaktı. Emine de katledilen kadınların büyük çoğunluğu gibi kendi evinde evli olduğu erkek tarafından katledildi. Eş, eski eş, abi, baba, akraba sürekli en yakınımızdaki erkekler tarafından katlediliyoruz. Şiddet gördüğünüz aileler kadınların canları pahasına kutsanıyor. Evler adeta suç mahalli. Devletin görevi aileyi değil kadınları şiddete karşı korumaktır. Manisa”da ilk iki karısını öldüren erkeği pandemi bahanesiyle serbest bırakan sistem, 3. kadının da katlinden sorumluluk duymak yerine anayasayı kadın kılık kıyafeti için değiştirmeye çalışıyor. Kadınların ne giyeceğine karar vermek yerine kadınların güven içinde özgürce yaşayabileceği ortamı yaratmaya çalışmak devletin görevidir. Bizler birbirimizi eşit, özgür ve hayatta istiyoruz. Hayatlarımız için, birbirimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz. Yıllarca mücadele ederek kazandığımız ve bizden çaldıkları tüm haklarımızı geri alacağız Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz. Yaşasın kadın dayanışması.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir