9 Şubat 2023

‘Demokratik Kitle Örgütleri ve Yurttaşlar Kentlerin Sakini Değil Sahibidir..!’

NURDANE KARAKUŞ
ADD , ÇYDD, EĞİTİM-İŞ, 29 EKİM KAD. DER., YKKED MERSİN ŞUBELERİ ortak basın açıklamasında bulundular.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 2022 Aralık ayı ilk birleşiminde Atatürk Parkı’nın ve balıkçı barınağının geleceğini etkileyecek bir proje görüşülürken seçilmiş bir meclis üyesinin makamı sarf ettiği sözlerin zaman, mekan, içerik ve üslûp  yönünden şık olmadığı belirtilen açıklamada, “Bu ifadeleri ve yaklaşımı asla hak etmiyor ve kabul etmiyoruz. Bu ifade ve yaklaşım Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1992 yılında imzaladığı Rio uluslararası sözleşmesi çerçevesinde iç hukukumuzda yer alan ve artık Yerel gündem 21 ile belediyelerin resmî organı haline gelen Kent Konseylerinin işlevinin tam olarak bilinmediğini göstermektedir. Bu durum mevcut projenin içeriğinin ne olduğundan bağımsız olarak yerel demokrasimiz adına daha vahim bir durumdur.” denildi.
“KENT KONSEYLERİ GÖSTERMELİK BİR ORGAN DEĞİLDİR”
Söz konusu projeyi değerlendirmek üzere Kent Konseyi’nin resmi ve yasal  bileşenleri olarak anayasal meslek odalarının, ADD ve ÇYDD gibi protokolde yeri olan kamu yararına  çalışan derneklerin, hatta yurttaşların ve konuyla ilgili tarafların askı ve mahkeme sürecinde olan Mersin’in en önemli bir projesini değerlendirme ve tartışmasından daha doğal ne olabilir sorusu sorulurken, “Bu projeyi  tartışan  görüş bildiren  tarafları ve yurttaşları amiyane tabirle  MİKSER (karıştırıcı) ilan eden tutum ve üslup doğru mudur? Öte yandan Mersin’in kent merkezinin  denize açıldığı, tarihi ve coğrafi açıdan en önemli biricik mekanı üzerinde görüş beyan etmenin “Sadece Çamlıbel’de oturan sakinlere ait” olduğunu düşünmek katılımcı demokratik belediyecilik anlayışı ile bağdaşabilir mi? Bugün Mersin’in  bu tarihi, ticari ve ekolojik açıdan çok önemli mekanında  yapılan her bir değişiklik, sadece Çamlıbel mahallesinde oturanları değil, Mersin’in her köşesinde oturan yurttaşı ilgilendirmektedir, bu durum yasalarımızda bu şekilde yer almaktadır. Bizler maaşlı değil, her birimiz halkın bir kesimini temsil eden gönüllü kuruluşlarız. Bizler aynı zamanda Akdeniz İlçesi’nde ve diğer merkez ilçelerde resmi ikameti olan kentin sahibi olan dernekler ve yurttaşlarız. Temsili demokrasilerde, seçilenlerin kendini seçilmiş krallar gibi görüp, görüş beyan eden Demokratik Kitle Örgütleri’ni (DKÖ) ve temsilcilerini amiyane üslup ile küçümseme ve suçlama kolaycılığına kaçılmasını ‘katılımcı ve doğrudan yerel demokrasi’nin tartışıldığı günümüzde, yerel yönetim temsilcilerinin çağdaş demokratik kültür seviyesi açısından değerlendirmesini Mersinli  yurttaşlarımızın takdirine bırakıyoruz.” ifadelerine yer verildi.
“PROJENİN UYGULANMASINDA SON SÖZ MERSİNLİLERİN OLMALIDIR”
Açıklama şöyle devam etti;
“Bu projede temel sorun,  projenin Mersin’de yapılmaması ve Mersinlilerin görüşünün alınmamasıdır. Mersinlilerin seçtiği ve onları temsil eden Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin ve onların, resmî organları kent bileşenlerinin projenin son hali hakkında ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından bilgilendirilmemesidir. Aksine nedense kurban bayramı 15 günlük tatil süresine denk getirilen askıya çıkan,  itiraz edilen ve mahkemelik olan projeyi   ‘tanımlayan ifadeler’  bizlere kat yoğunluğu keyfi olarak sonradan artırılan ve artık bir alış veriş merkezine dönüşen sözde Marina’yı hatırlatmaktadır.  Aynı konuşmada kent bileşenleri konuyu bilmemekle suçlanmıştır. Bu Mersinlilerin  ve bizlerin kusuru mudur? Bizler bu vesile ile çağrı yapıyoruz. Bu ‘ticari projenin’ kurumsal sahibi olmadığı halde, BŞB Meclisinde gündeme getirenlerden söz konusu projenin uygulamaya geçmeden önce, bizlerin dernek mekanlarımızda, Kent Konseylerinde veya diğer demokratik mecralarda, esnaflarımızın da olduğu kent bileşenlerini içine katıldığı, katılımcı süreçlerde lafzi sohbet şeklinde değil, Mersinlilere bilimsel sunum yapılarak tanıtılması ve bilgilendirilmesi için çaba göstermeye davet ediyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir