10 Aralık 2022

Nafiye BOZKURT – Kılı kırk yaran kelimeler: AGORA MEYHANESİ BALAT

Asırlardır iç içe geçmiş farklı kültürleri sinesinde barındıran Balat için babam, “Çevir çevir oku, okundukça bitmeyen bir kitap gibidir o…” derdi.
Bizlerin yaşamlarına şahit olamadığımız Rum azınlığın yaşadığı Fener ile Musevi cemaatinin yaşadığı Balat sokaklarının olağanüstü bir tarihi dokusu ve mimarisi vardır.
Rum ve Musevi vatandaşların Fener ve Balat’ı terk etmesi ve Şişli, Beyoğlu, Adalar gibi kentin daha yeni yerleşim alanlarına taşınması ile Fener ve Balat zamanla ıssızlaşmış.
Günümüzde ise eski haline ulaşamasa bile cıvıl cıvıl tarihi sokakları ve renk cümbüşüyle turistik bir mekâna dönüşmüştür.
Benim de ikinci kitabım “Serbülent Apartmanı” çok sevdiğim bu masalsı sokaklarda geçiyor. Bedenleri yok olsalar da ruhlarının yok olmadığı Balat için bakın ne demişiz…
 “Yaşadıkları pek çok sıkıntıya rağmen, dostluğa dair özlenen ne varsa bu dar sokaklarda bulmuşlardı. Hikâyelerde anlatılan ruhu kaybolmaya yüz tutmuş o güzel insanlar bir avuç kalmıştı. Olsun; bir avuç da olsak gayrimüslim komşularımız, her yıl coşkuyla kutladıkları bayramlarında paskalya çöreğimizi ve yumurtamızı unutmaz; biz de Muharrem ayında, aşurelerimizi paylaşmayı ihmal etmezdik onlarla. Babam, “Çocukluğumda, çarşıya indiğimde üç beş farklı dilin aynı anda konuşulduğunu bilirim.” derdi.
Böyle bir seremoninin içinden geçtiğinizde, biraz da bu seslere kalbiniz açıksa, bu armoni ruhunuzu zenginleştiriyor; farklı bir hale getiriyor ve hayata dair çok şey öğretiyor size. Biz de dinledikçe babamdan öğreniyorduk bu kültürler mozaiği desenlerde yaşayan ve hâlâ dilden dile anlatılan o büyülü hikâyeleri.
En çok da Asteri ve Aleni’nin aşklarını dinlemeyi severdik.
“Rum Kaptan Asteri, teknesiyle Balat’a mal getirip götürdüğü sıralarda âşık olmuş güzeller güzeli Eleni’ye.” derdi babam. Uzun süre aracılar vasıtasıyla mektuplaştığı Eleni’yi, bir gün tüm cesaretini toplayarak evlenme teklifi etmiş Asteri.
Fakat güzel Aleni’nin tek şartı varmış: “Aylarca kaptan yolu gözleyemem, denizleri bırakırsan seninle evlenirim.” demiş. Bunun üzerine Asteri gemisini satmış; aşkı uğruna kaptanlığı bırakıp ailece ürettikleri şarapları satacağı bir mekân açmaya karar vermiş. Gemisinin parasıyla da geçmişte Bizans Sarayı’nın ahırları olarak kullanılan Balat’taki bu tarihi binayı satın almış Kaptan Asteri. Sonra, Rumca “meydan” anlamına gelen “agora” sözcüğünü de ekleyerek Balat ahalisinin tümünü kucaklamak ister gibi, “Agora Meyhanesi” adıyla mekânını açmış.”
Burası agora meyhanesi
Burada yaşar aşkların en divânesi, en şâhânesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir