10 Aralık 2022

‘YALINAYAK BÖLGESİNDEKİ SANAYİ KİRLİLİĞİ HEPİMİZİN SAĞLIĞINI BOZUYOR’

NURDANE KARAKUŞ
Mersin Çevre Platformu ve Mersin Tabip Odası Yalınayak Mahallesi ve Şevket Sümer Mahallesi’ndeki plastik atık yakma ve plastik malzeme üretimi yapan tesislerin çevreye verdiği zarara tepki göstermek adına basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Ortak açıklamayı okuyan Mersin Tabip Odası Başkanı Nasır Nesanır, “Sağlıklı kentlerde, yaşam hakkı, kamu yararı ve demokratik yönetim ilkeleri ön planda tutulur. Dolayısıyla temiz hava solumak, temiz gıda ve su tüketmek insanların doğal hakkıdır. Kent yöneticileri, insanların doğal hakkının ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Yalınayak bölgesinde mevcut bulunan beton fabrikası, plastik atık yakma ve plastik malzeme üretimi yapan tesisler, kamyon kasası üretimi yapan, atık ve hurda toplama işletmelerinin çoğu ruhsatsız çalışmaktadır. Bölgede yapılan üretimlerin arasında yurt dışından ithal edilen plastikler yakılarak imha edilmektedir. Atık ithal plastiklerden meyve ve sebzelerde kullanılan plastik kasalar üretilmektedir. İthal edilen plastik atıklar zehirlidir.” dedi.
“Kötü kokular ve tozlar bölgeyi yaşanmaz hale getirti”
Bu zehirli atıklardan üretilen kasalarda taşınan gıdalara da zehir bulaştığını belirten Nesanır, “Burada üretilen eski ve yeni kamyon kasalarının üretiminde kullanılan kumlama ve taşlama yöntemleri, beton santralinin çalışmaları sırasında açığa çıkan atık sular, tozlar ve gürültü, atık hurda tesislerinin çalışmalarından yayılan kötü kokular ve tozlar bölgeyi yaşanmaz hale getirmiştir. Plastik atıkların yanması sonucunda dioksin, furan, ve klorlu bifenil bileşikleri gibi kimyasalların yanı sıra kurşun, cıva, arsenik ve kadmiyum gibi açığa çıkan ağır metaller atmosfere yayılır. Açığa çıkan bu ağır metallerden dioksin, furan ve diğer kalıcı organik kirleticilerin toprağa, suya, havaya ve besin zincirine karışması sonucunda, insan sağlığında geri dönüşümü mümkün olmayan hasarlara neden olmakla birlikte kanserin oluşumunu da tetikler. Ayrıca açığa çıkan bu kimyasallar ve ağır metaller sinir sistemi hastalıklarına, tiroid fonksiyonu bozukluklarına, şeker hastalığı ve kısırlık gibi hormonal hastalıklara, astım, kalp-damar hastalıklarına ve immün sistem bozukluklarına, DNA hasarına yol açabileceğini göstermiştir. Özellikle dioksin adı verilen kimyasal kansere yol açar, üreme organlarına zarar verir, vücudun gelişimini bozar ve bağışıklık sistemine zarar verir.” şeklinde konuştu.
“Bu işletmelerin
çoğu ruhsatsız
ve kirletici”
Bölgede yoğun olarak açığa çıkan karbondioksit gazının da, küresel ısınmanın etkilerini arttırdığını anlatan Nesanır, “Bu işletmeler konut alanlarının içinde faaliyet göstermektedir. Bu bölgenin planlaması konut alanıdır. Bölgedeki çarpık yapının sonucunda Yalınayak bölgesinde faaliyet gösteren bu sanayi tesisleri, çok ciddi kimyasal ve gürültü kirliliğine neden olmaktadır. Bölgedeki bu kirlilik havanın, suyun ve toprağın kirlenmesine ve insan sağlığının bozulmasına neden olmaktadır. Bu bölgede yaşanan kirlilik Mersinde hepimizin yaşam kalitesini bozmuştur. Bu işletmelerin çoğun ruhsatsız ve kirleticidir. Bölge halkı yaşanan olumsuzlukları defalarca ilgili makamlara iletmesine rağmen sorun halen ciddiyetini korumaktadır. Bu durumu görmezden gelen yetkililer suç işlemeye devam etmektedir.Başta yerel yönetimlere insanların, Sağlıklı Kentlerde yaşama hakkının olduğunu hatırlatıyoruz. Yerel Yönetimler, bu sorunun çözümünde etkin olmalıdır, bölgede ciddi denetimler yapmalıdır, ruhsatsız olan ve ayrıca mahkemelerce ruhsatları iptal edilen ve insan sağlığının bozulmasına neden olan işletmeleri kapatmalıdır. Bölgede yaşayan insanların zehir solumalarına ve sağlıklarının bozulmasına göz yummamalıdır. Yetkililerden bu kamusal sorunu acil olarak çözmesini bekliyoruz. Bölgede çevre ve insan sağlığını hiçe sayan bu sorun çözülene kadar mücadelemiz demokratik ve hukuksal olarak devam edecektir.” ifadelerini kallandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir