30 Eylül 2022

‘Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği Kâr Odaklı Ve Yetersiz Bir Düzenlemedir’

NURDANE KARAKUŞ
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu ‘Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği’ hakkında açıklamalarda bulundu. Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu adına açıklamayı yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Nasır Nesanır, “Sağlık Bakanlığı, performansa dayalı döner sermaye uygulaması ile sağlık çalışanlarının ürettiği hizmete koşut ek ücret alacak olmasının bu personelin motivasyonunu ve verimliğini arttıracağını, hastaya hekim seçme hakkı veren nitelikli ve verimli hizmet sunumu ile sağlık hizmetlerinin iyileştirileceğini, sağlık hizmeti kullanımından hoşnutluğun yükseleceğini  söyleyerek 2000’lerin başında yürürlüğe koymuştur. İktidarın uyguladığı sağlıkta dönüşüm programı piyasalaştırılması yönünde önemli adımlarla hastayı ‘müşteri’, sağlık kurumlarını ‘işletme’ye dönüştürme, sağlık emekçilerini de grevsiz, toplu sözleşmesiz ve iş güvencesiz bir ortamda çalıştırma sürecinde büyük ölçüde başarıya ulaşmıştır. Bu dönüşümde önemli aracı döner sermaye olmuştur. Sağlık hizmeti niteliği gereği kâr veya verimlilik beklentisi ile kurgulanamaz.” dedi.
“Bu sağlık sistemi, sağlık çalışanlarını tüketti”
Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlık ortamını piyasanın isteklerine göre dönüştürmenin en önemli araçlarından biri de çalışanların çalışma ve ücretlendirme şeklinin değiştirilerek piyasaya uygun hale getirilmesi olduğunu söyleyen Nesanır, “Bu nedenle sağlık kurumlarındaki çalışanların daha kolay kontrol edilebildiği, güvencesizliği dayatan, rekabetçi bir anlayışla çalışanların daha fazla gereksiz üretimde bulunmasına neden olan ücretlendirme uygulamalarına ağırlık verilmektedir. Performansa dayalı ek ödeme sistemi de bu kapsamda geliştirilmiştir. Performansa dayalı ek ödeme sisteminin sonucunda hekim ve sağlık çalışanlarının çalışma rutinleri; toplumun sağlık ihtiyaçlarına göre değil, daha fazla kâr getiren, dolayısıyla daha kolay yoldan daha fazla kazanabilecekleri uygulamalara yönelerek sonunda piyasanın sınırsız isteklerinin kontrolü altına girmiştir. Toplumun gerçek sağlık ihtiyaçlarının yerine piyasanın doymak bilmez kâr hırsının baskısına mahkûm olan bu sağlık sistemi, sağlık çalışanlarını tüketerek ayakta kalmaya çalışsa da krize girmekten kurtulamamıştır. Sistem; kendi tükettiği hekim ve sağlık çalışanlarından, girdiği krizin göğüslenmesini  de beklemektedir. Ancak hekim ve sağlık çalışanlarının performansa dayalı ek ödeme sisteminden deneyimledikleri, şu an bu ölümcül uzlaşmayı mümkün kılmamaktadır. 2021 Eylül ayında Türk Tabipleri Birliği’nin 6.178 hekimle yaptığı anket çalışmasında; kamudaki hekimlerin yarısından fazlasının hiç performans ek ödemesi alamadığı saptanmıştır. Aynı şekilde, çalışmaya katılan hekimlerin %90’ı, performansa dayalı ek ödeme sistemini adil bulmamaktadır.” şeklinde konuştu.
“Emekliliğe yansıyan, güvenceli ve tek ödemeyi savunuyoruz”
12 Ağustos 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin yeni tanımlar getirdiğini söyleyen Nesanır, “Bunlara bağlı olarak yeni hesap formülleri öngörmüş olsa da özünü koruduğu “teşvik ek ödemesi”yle önceki ek ödeme yönetmeliğindeki performans ek ödemesi arasındaki benzerliklerden de görülebilmektedir. Çoğunluğu performans ek ödemesi almayan hekimlerin “maaş + sabit ek ödemelerinin” ekonomik kriz altında iyice ezilmesi nedeniyle performans ek ödemesinden devşirilen yeni bir sabit ek ödeme daha sabit ek ödemenin yanına eklenmiştir. Temel ücrette artış yerine, yine gelirde belirsizliği sürdürecek bir teşvik/performansa dayalı ödeme söz konusudur. Emekliliğe yansıyan bir ödeme bugün de getirilmemiştir. Sonuçları itibarıyla olumsuzlukları artık aşikâr olan bu sağlık sisteminin aynı yöntemle ayakta tutulmaya çalışıldığı çok açıktır. Bu nedenle sağlık çalışanları da toplum sağlığı da aynı biçimde olumsuz etkilenecektir. Sağlık çalışanlarını ilgilendiren önceki  mevzuat düzenlemeleri gibi  sağlık emek ve meslek örgütlerinin görüşü alınmadan hazırlanmıştır. Yayımlanan yönetmelikteki  hatalara ve eksikliklere bakıldığında da ortak biçimde hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Neredeyse bütün sağlık çalışanlarının öncelikli talebi, emekliliğe yansıyan yeterli ödemenin yapılmasıydı. Ancak sistemin devamı için bu talep de görmezden gelinmiştir. Daha önceki ek ödeme yönetmeliklerinden de görülmektedir ki, yayımlanan ek ödeme yönetmelikleri; sağlam temeller üzerinde oturmamakta ve ömürleri  kısa olmaktadır. Yeni yayımlanan yönetmelik  de içinde birçok eksikliği içermektedir. Tepkiler geldikçe eksiklikler giderilmeye çalışılsa bile mevcut sağlık sistemini yamalamaktan başka bir görevi olmayan yönetmelik, devam eden kriz ortamına cevap veremeyerek hızla eskiyecektir. Yaklaşık bir yıldır devam eden yoğun mücadelemizin sonucunda hekimlerin bir bölümünün yoksullaşmasının geçici ve kısmi olarak engellenmesi önemlidir. Ancak sistemin devamı için insanlık dışı çalışma koşullarının, emeğimizin karşılığı bile olmayan iyileştirmelerle yeniden dayatılmasını kabul etmiyoruz. Emekliliğe yansıyan, güvenceli ve tek ödemeyi savunuyoruz. Mevcut sağlık sisteminin ömrü dolmuştur. Sistemi yamalamak değil, onu değiştirmek gerekmektedir. En büyük ihtiyacımız; hepimizin haklarını alabileceği, toplum sağlığını önceleyen bir sağlık sistemini birlikte inşa etmektir. Birlikte mücadelemiz, birçok hekimin bugünkü ücretlerinde emekliliğe yansımayan geçici iyileştirmeler sağladı. Şimdi “hepimiz için” emekliliğe yansıyan yeterli ücret, güvenceli, sağlıklı bir gelecek için mücadeleyi devam ettirme ve güçlendirme zamanı!” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir