SOHBET KÖŞESİ: HIRİSTİYANLARIN PEYGAMBERİ HAZRETİ İSA HAKKINDA…

Mersin Gazetesine yazdıklarımla ilgili bir okuyucudan İnternet siteme soru şeklinde mail geldi.
Sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Soru şu:
‘’Ben Mersin merkezde yaşayan Hıristiyan bir okuyucunuzum. Cevaplarınızı mantıklı buluyor ve devamlı okuyorum.
Benim sorum bizim Peygamberimiz İSA Peygamberle ilgili…
Sizin inanışınıza göre Hz. İsa sağdır ve göklere yükseltilmiştir. Tekrar yeryüzüne inecektir. İncil adı verilen bizim kitabımızın varlığına da inanıyorsunuz. Hz. İsa sağ ve İncil hak kitap ise Müslümanların Peygamberi Hz. Muhammed’in gönderilmesine ne gerek vardı?
İsa Peygamberle ilgili İslam’ın görüşleri nasıldır?
Lütfen beni yanlış anlamayın ve bu konuyu açıklayın.’’
Hıristiyan bir okuyucumdan gelen soru ve zaman zaman okuyucularımızın sorularına verdiğim cevaplarımızın ilgiyle karşılanması bizleri duygulandırdı.
Soru gerçekten araştırmaya değer bulunmuştur.
Hz. İsa, Cenabı Allah’ın o dönemdeki insanlara doğru yolu göstermek için gönderdiği bir peygamberdir.
Hz. İsa; Aynı zamanda günümüzde hakkında en çok konuşulan Peygamberlerden birisidir. Bu konuşulanlardan, neyin doğru neyin yanlış olduğunu seçmemize yarayacak kaynak ise, Allah’ın koruması altında bulunan tek İlahi kitap olan Kuranı Kerim’dir.
İsa Peygamber ile ilgili gerçek bilgilere ulaşmak için Kuran’a başvurduğumuzda şunları görürüz:
İsa Peygamberi öldürmek için tuzak kuran inkarcıların onu kesinlikle öldüremedikleri bir ayeti Kerimede şöyle vurgulanır:
“Ve : “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.” (Nisa Suresi, 157)
Hz. İsa’nın ölmediği insanların yaşadığı boyuttan, Allah katına yükseltildiğini belirten ayet şöyledir:
“Hayır; Allah onu kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nisa Suresi, 158)
Kuran’da verilen bir diğer bilgi de Hz. İsa’nın ölümünden önce tüm Ehli Kitap’ın kendisine iman edeceği şeklindedir: “Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona (Hz. İsa’ya) inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o (Hz. İsa) da onların aleyhine şahit olacaktır.” (Nisa Suresi, 159)
Allah, inkarcıların Hz. İsa’yı öldürmelerine izin vermemiş, onu kendi katına yükseltmiştir. Ve tekrar yeryüzüne döneceğini insanlara müjdelemiştir:
“İnkarcılar onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır, ama Allah bu tuzağı bozmuştur.” (Al-i İmran Suresi, 54)
Kuran’da Hz. İsa’nın durumunu açıklayan bir diğer ayet ise Meryem Suresi’nde geçmektedir:
“Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağım gün de.” (Meryem Suresi, 33)
Bu ayette Hz. İsa’nın öleceği günden bahsedilmektedir.
Hz. İsa’nın yeryüzüne dönüşüne işaret eden bir diğer ayet şöyledir:
“Ona (Hz. İsa’ya) kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretecek.” (Al-i İmran Suresi, 48)
Al-i İmran Suresi’nin 59. ayetindeki “şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir” ifadesi de oldukça dikkat çekicidir.
Bu ayette iki peygamber arasındaki bazı benzerliklere dikkat çekilmiş olabilir. Hem Hz. Adem hem de Hz. İsa babasızdır.
Ayrıca yukarıdaki ayette, Hz. Adem’in cennetten yeryüzüne indirilmesi, Hz. İsa’nın Ahir Zaman’da Allah katından yeryüzüne indirilmesine de benzetilmiş olabilir.
Kuran’da Hz. İsa ile ilgili şöyle bir bilgi de verilmektedir: “Şüphesiz o (Hz. İsa) kıyamet saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.” (Zuhruf Suresi, 61)
Bir araştırma dergisinde belirtildiği şekliyle;Hz. İsa, Kuran’ın indirilişinden altı yüzyıl önce yaşamıştır.
Yukarıdaki ayette bildirilen, onun ilk hayatının değil ahir zamandaki dönüşünün kıyamet için bir bilgi kaynağı olacağıdır.
Hz. İsa’nın ikinci gelişi hem Hıristiyan hem de İslam dünyasında sabırsızlıkla beklenmektedir.
Bu kutlu misafirin yeryüzünü şereflendirmesiyle de çok önemli bir kıyamet alameti daha tecelli etmiş olacaktır.
Hz. İsa’nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında göğe yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbn-i Abbas’tan rivayet edilen Hadis-i Şerifi kaynak gösteren İslam âlimleri;  Hz. İsa’nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz. İsa’nın yeniden yeryüzüne gelişine dair delil olduğunu söylemektedir.
Yine aynı dergide bahsedildiği şekliyle; Hz. Muhammed (sav) Allah’ın insanlara gönderdiği son peygamberdir.
Allah Peygamberimize Kuran’ı vahyetmiş ve kıyamete kadar tüm insanları Kuran’a uymaktan sorumlu tutmuştur.
Hz. İsa da ahir zamanda bir mucize olarak dünyaya gelecek, ancak Peygamberimizin de bildirdiği gibi, yeni bir din getirmeyecektir.
Peygamberimiz tarafından insanlığa öğretilen hak din Kuran’da bildirilen İslam dinidir ve Hz. İsa da yeryüzüne ikinci gelişinde Kuran’a tabi olacaktır.
Yukarda arz etmeye çalıştığım Ayet-i Kerimelerden de anlaşılacağı üzere; Cenabı Allah, Hz. İsa’yı kendi katına yükselterek Yahudilerin onu öldüremediklerini beyan buyurmaktadır.
Ayet-i Kerimede Hz. İsa’nın sağ olduğu söylenmiyor, fakat Yahudilerin onu öldüremediği belirtiliyor.
İslam bilginleri bu konuyu enine boyuna araştırmışlar ve kesin sonuca varmışlardır.
Özetle söylemek gerekirse;
Bir kısım İslam bilginlerine göre; Cenabı Allah onu Yahudilerin elinden kurtarmış, Yahudiler Hz. İsa’yı öldürememişler, fakat eceliyle vefat etmiştir. Bedenen ve ruhen Allah kendi katına yükseltmiştir.
Bazı İslam bilginlerine göre ise; Cenabı Allah Hz. İsa’yı manevi semalarındaki özel yerine yükseltmiştir.
İslâm’a inanan insanlarımız Hz. İsa dahil Allah’ın gönderdiği bütün Peygamberlere ve onlara indirilen bütün kitaplara inanmaktadır.
Ancak Hz. Muhammed (SAV)’den önce gönderilen Peygamberler ve o Peygamberlere indirilen kitaplar belli ve özel kavim ve topluluklara, belirli zamanlar için gönderilmişlerdir.
Bu nedenle o Peygamberlerin ve kitapların hükümleri belirli topluluklar ve muayyen zamanlar için geçerlidir.
Hz. Muhammed (SAV)’in Peygamberliği ise hususi olmayıp umumidir.
Peygamberimiz belli toplumlara değil, bütün insanlığa gönderilmiştir.
Peygamberimizin tebliğ ettiği Müslümanlık kendisinden önce gelen dinlerin hükümlerini ortadan kaldırmıştır.
İncil; Hz. İsa’ya indirildiği şekliyle muhafaza edilmiş değildir. Eğer öyle olsaydı bugün yeryüzünde birbirine uymayan 4 tane İncil bulunmazdı. Bunlar Hz. İsa’dan en az 500 yıl sonra yazılmış, birbirinden farklı İncillerdir.
Hoşça kalınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir