“FATİH PARKI’NDAN SONRA İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TESİSLERİ DE Mİ KATLEDİLECEK?” ‘NEŞET TARHAN’IN KEYFİ YERİNDE!’

Mersinli Duayen Mimar Abdullah Yılmaz, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ın Fatih Parkı’nı katledip AVM yaparak, keyfinin yerinde olduğunu, devletin yapılanları unutmayacağını, mutlaka hesabını soracağını vurguladı.

Haber / MUSTAFA ÖZCAN

Mersinli Duayen Mimar Abdullah Yılmaz, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ın Fatih Parkı’nı katledip AVM yaparak, keyfinin yerinde olduğunu söyledi.
Devletin yapılanları unutmayacağını mutlaka hesabını soracağını vurgulayan Mimar Yılmaz, “Sayın Tarhan, şimdi de ranta kurban gitmemesini istediği, işaret ettiği yeni yağmalanacak alan olan Mezitli’de İçişleri Bakanlığı Tesisleri için algı operasyonlarına başladı. Mezitli’yi betondan bir ormana çeviren sayın Tarhan’ın yeni hedefi İçişleri Bakanlığı Tesisleri oldu. Görev süresinin de dolmasına az kaldı. İçişleri Bakanlığı Tesisleri yıkılıp yerine muhteşem bir Alışveriş Merkezi, 7. yıldızlı bir otel niye yapılmasın! Davultepe’deki verimli tarım alanlarını sanayi sitesine dönüştürmek için 2017 yılında Ankara’ya çok gitmişti. İşi hallettiğini sanmış, sevinmişti. Mersin’e dönüşte aynı tarım alanlarının içinde galericiler sitesi yapılacağının müjdesini de  vermişti. Ücretli yandaşlarınız ve işbirlikçi STK’larınız hariç Mersin kamuoyu, Mezitli’deki kent yağmasına artık vakıf. Kamuoyunda unutulduğunu sandığınız, başlangıçta dokuz kat emsal artışını kabul ettiğiniz Gümüşkum Tabiat Parkı’ndaki, ısrarlar karşısında nasıl olsa diyerek son gün açtığınız mahkeme sonuçlanıncaya kadar ki tutum ve davranışlarınıza da vakıf.” dedi.
“MERSİN HALKI APTAL DEĞİL!”
Belgelerin durduğunu, gerçeklerin zor gizlendiğini, Mersin halkının aptal olmadığını ve timsah gözyaşlarının bir işe yaramadığını artık  anlaması gerektiğini söyleyen Abdullah Yılmaz, “Tarhan daha önce de defalarca, şimdi tekrar gündeme getirdiği İçişleri Bakanlığı Tesisleri için tıpkı Fatih Parkı gibi ‘ranta kurban edilmemesi’ için Ankara’ya çok gidip gelmişti. Hatta Mersin kamuoyunda ‘parti mi değiştiriyor?’ söylemleri yayılmıştı. Ne mi oldu? O tarihte değerli Araştırmacı&Yazar Abdullah Ayan’ın kaleme aldığı makalesinde, ‘Neşet Tarhan’ın Lütfi Elvan ile görüşme sonrası açıklamasından; ‘İçişleri Bakanlık Tesisleri’nin çürümeye terk edilmişliğinden kurtarılması için çalışma yapacaklarını da bildirdi. Konu ile yakından ilgileneceği sözü bizleri son derece mutlu etti ve umutlandırdı.’ Konuyu bilinmeyen yanlarıyla aydınlatayım. Kafalarda soru işareti kalmasın. İçişleri Bakanlığı Tesisleri denilen 37 dönüm üzerindeki tesis ve binaların mülkiyeti İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Birliği’ne aittir. Bu birlik içinde çeşitli il valiliklerine bağlı il özel idareleri hissedardır. Söz konusu tesisler 4 blok bina, kültür merkezi, sosyal tesisten oluşmakta olup Mayıs 2010’da 37 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkarılmış ancak ihaleye kimse katılmamıştır. (Fiyat çok yüksek tutulmuştur!) Sonrasında cazip duruma sokulsun diye imar değişikliğine gidilmiş, ancak verilen yoğunluk artışı (bitişiğindeki Liparis ve Denizhan siteleri emsal gösterilerek) İçişleri Bakanlığı müfettişlerince inceleme altına alınmış. Bunun üzerine 2013’te imar değişikliği (BŞ Belediye Meclisi’nin 01.02.2013 tarih ve 33 sayılı kararı), 100 metre kıyı kenar çizgisi uygulanması sonucu kıyı çizgisi içinde kalan alan ‘park’ ve geride kalan alan ‘resmi kurum alanı’ olarak planlanmıştır. Bitişik sitelerde denizin içine giren tecavüzler ortada iken, İçişleri Bakanlığı Tesisi’ne 100 metrelik kıyı kanununun uygulanması ilginçtir ve ne Elvan ‘burayı devredin’ talimatı verebilir, ne de mevcut imar nedeniyle alıcı çıkar. (Kıyı kanunun uygulanması bu kompleksi bir yandaşa çok ucuz bir fiyata peşkeş çekip, daha sonra kıyak imara kavuşturmak içindir..!)  O hakikat budur. Kamuoyu konuyu bilsin istedim… Hazır yeri gelmişken bir başka hususa da ilgi çekeyim; İçişleri Bakanlığı kampı imar durumu kıyı kenar çizgisine takılırken bitişiğindeki Liparis sitesi inşaatı ne olarak başladı, ne olarak sonuçlandı? Bazı blokları denize taşan o inşaata kim hangi kutsal(!) amaçla izin verdi? Sonra o amaçtan nasıl vazgeçilip Mezitli Belediyesi’nce kat karşılığı hangi yap satçıya verildi? Belediye kat karşılığı kazandığı o gayrimenkulleri kime kaç paraya sattı? Mersin’in şu 100 yıllık kısa tarihi bile kentin sırtından beslenip zengin olan rantçıların tarihidir desem abartmış mı olurum? Emin değilim… Mezitli İçişleri Bakanlığı kampı olarak tanımlanan 37 dönüm arazi üzerine kurulu tesislerle ilgili Mersin BŞ. Belediyesi’nin 1 Şubat 2013 tarih 33 sayılı kararını olduğu gibi paylaşayım da, yarın öbür gün oraya farklı misyon yüklenmeye kalkışıldığında birileri durumu hatırlatsın. (Üstelik bu imar değişikliği dönemin İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin imar durumu konusundaki uyarıları sonucu yapılmak zorunda kalınmıştır.) Mersin BŞ Belediye Meclisi 1.2.2013 tarih 33 sayılı kararı: “Planlama Şube Müdürlüğümüze hazırlatılmış olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile; 4627 numaralı parselin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafında 100 metre derinliğindeki sahil şeridi kısmının “Park Alanı”, söz konusu parselin sahil şeridinin kuzeyinde kalan bölümünün ise plan değişikliği öncesindeki kullanım kararı olan “Resmi Kurum Alanı” olarak planlanması, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile de; 4627 numaralı parselin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafında 100 metre derinliğindeki sahil şeridi kısmının “Park Alanı”, söz konusu parselin kuzeyinde sahil şeridi dışında kalan bölümünün “Resmi Kurum Alanı” olarak planlanması, ayrıca söz konusu parselin batı sınırında 10 metre, doğu sınırında 7 metre enkesitli kuzey güney istikametli yaya yollarının ayrılması yönündeki imar planı değişikliklerinin ekli paraflı krokilerde görüldüğü şekilde kabulüne oy birliği ile karar verilmiştir.” Söz konusu bölgeyi bir inceleyin ve imar durumunda yaya yolu ayrılması hususunun 6 yıldır ne durumda olduğunu da yetkililere bir sorun derim.” demişti.
“MERSİN’İN GERÇEK SAHİPLERİ VAR”
Abdullah Ayan’ın bu yazısına ilave yapan Yılmaz, “Hazır yeri gelmişken şunu da hatırlamakta yarar var. O kıyı kenar çizgisi ve 100 metre derinlik konusu aslında Liparis ve Denizhan Siteleri için de geçerlidir. Kıyı kanunu değişmediği sürece örneğin Liparis ön bloklar kaçak durumundadır. Cesur bir yetkili bir sabah dozerle girip yıkabilir. Denizhan önündeki 3 villa bir ara yıkılmaya ramak kalmış, nasıl olduysa son an bir el müdahale etmiştir! Sayın Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’a bir sorum olacak; Belediye sınırlarınız içerisinde Adnan Menderes Bulvarı üzerinde Park Plaza Sitesi yapılırken, normalin iki katı kullanılan emsal katsayısı şikayet edilmiş, dönem belediyesinden yoğunluk hesabı tutsun diye yan batı tarafındaki arsanın emsal yoğunluğunun da Park Plaza inşaatına eklendiğini, arsaların birleştirildiğini, ilave parselin sosyal donatı alanı olarak projeye işlediğine ilişkin şifai bilgiler verilmişti. Tüm taleplerimize rağmen yazılı bir belge alamamıştık. Plan üst sınırlarına bile aykırı olarak verilen çılgın emsal katsayısı fazlalığının kapanması için sosyal donatı alanı olarak eklendiği parselde kısa bir süre önce, sizin döneminizde Mezitli Belediyesi’nden ruhsat alınıp, inşaat başlandı. Şahsınızın konu üzerinde bir açıklama yapmak zarureti doğmadı mı? Sayın Neşet Tarhan Bey, artık tribünlere oynamak çok zor. Mersin’in gerçek sahipleri var. Kamu yararı için var olduğunuzu aklınızdan sakın çıkartmayın.” diyerek sözlerini tamamladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir