‘Mersin çok yoğun bir ekolojik saldırı altında’

MUSTAFA ÖZCAN
Mersin Çevre Platforum Üyeleri MIP’nin liman içinde rıhtım genişletme ÇED Toplantısı nedeniyle Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının önünde toplanıp basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Açıklamayı yapan CHP Mersin Büyükşehir ve Mersin Yenişehir Belediyesi Meclis Üyesi Abdurrahman Yıldız, Mersin’in çok yoğun bir ekolojik saldırı altında olduğunu söyleyerek, “Öyle ki, ülkemizde yaşanan çoklu krizin de baş sorumlusu dünyada yaşanan ekolojik krizin neden olduğu bilinen bir gerçektir. Yaşanan gıda krizinin de temelinde yatan neden ekolojik krizin artık katlanamaz aşamaya gelmiş olmasındandır. Bu sebeple atacağımız her adımı, yapacağımız her yatırımı özetle yaşamımızın her anını yaşanan ekolojik krizi gözeten ve daha da büyümesini engellemeye dönük düşüncelerle kurmalıyız. Mersin de çok yoğun bir ekolojik saldırı altında. Akkuyu’da yapımına başlanan nükleer santral, kıyılarımızda yapımı düşünülen ve kısmen başlanan balık çiftlikleri, Taşucu’na yapılması planlanan liman ve geri sahasındaki serbest bölge çalışması, Karaduvar mahallesinde düşünülen özel sanayi bölgesi, onlarcası verilmiş olan ve kırsal hayatın idamı anlamına gelen taş ocakları ve Atatürk parkımıza doğru büyütülmesi düşünülen liman sahası. Atatürk Parkı bugün yetmişli yaşlarını sürdürmekte olan sonraki kuşak her Mersinli yurttaşın çocukluk ve gençlik yıllarından mutlaka anılarının olduğu bir merkezdir. 321 kilometre sahil şeridi bulunan Mersin’imizin en gözde ve en özel alanlarından biridir. Kent nostaljisinde önemli bir yeri vardır. Çoğumuz pek az olan romantik zamanlarımızı
bu parkta yaşamışızdır. İlk kez denizi Atatürk Parkı’nda görmüşüzdür.” dedi.
“Kentin ekolojik dengesi bozulacak”
Çocukluklarının festivalleri, lunaparkları, konserleri, tiyatrolarının bu parkta yaşandığını anlatan Yıldız, “İyi günümüzde sevincimizi çoğaltmaya, kötü günümüzde moral bulmaya ve bir nefes oksijen ve iyot almaya geldiğimiz yerdir Atatürk Parkımız. Bu kentin geçmişinde de, bu gününde de bu kadar önemli bir yere sahip kamusal bir alan bir avuç kar manyağı olmuş sermayedar tarafından yok edilmek isteniyor. Kentin kanaat önderlerine rağmen, yerel idareye rağmen, milyonlarca Mersinliye rağmen bir avuç para için yok edilmeye çalışılıyor. Halbuki en başta yağmacı sermayenin bilmesi gereken şudur; Kentlerin simge yerleri yok olursa, kentlerde yok olur. Dolayısıyla sizlerde yok olursunuz. Bu kente sözde yatırım yapmaya gelmiş yerli ve yabancı sermaye öncelikle şunu bilmelidir. Bu kent halkının, işçisinin, emekçisinin yıllardır etiyle, tırnağıyla, canıyla ve hatta kanıyla biriktirdiği kamusal değerleri mevcut iktidar sizlere peşkeş çekmiş olabilir. Bizler bütün direnişlerimize rağmen bunu engelleyememiş olabiliriz fakat bu hep böyle gidecek sanmayın. Bu halkın malına hukuksuz bir şekilde el koydunuz, parklarına yaşam alanlarına el koyamayacaksınız. Haksızlığınız, hukuksuzluğunuz ve hadsizliğiniz devam edemeyecek. Atatürk parkının önündeki denizin doldurularak limana eklenmesi sadece parkımızı yok etmeyecek. Buraya dizilecek binlerce konteyner, aynı zamanda kentin ekolojik dengesinin bozulmasına da neden olacaktır.” şeklinde konuştu.
“Nefeslenme alanımız olmaya devam edecek”
Öte yandan kentin hemen bitişiğindeki köylerden getirilecek milyonlarca ton dolgu malzemesinin bu alanları da dengesini bozacağını ifade eden Yıldız, “Kentin trafiğini bozduğu gibi milyonlarca tonluk dolgu malzemesi için tonlarca patlayıcı kullanılacak, dönümlerce tarım ve mera sahası da kullanılamaz hale gelecektir. Hem de gıda krizinin zirvede yaşandığı bu dönemde. Sonuç olarak, Atatürk Parkı Mersinimizin geçmişidir. Mersinlinin geçmişidir. Ülkemizin her bölgesinden insanların yaşadığı ve kendini gerçek sahibi gibi hissettiği Mersinlinin göz bebeğidir. Atatürk Parkı Mersinimizin bu günüdür. Hala iş hayatının yükünü çeken çarşının merkezidir. Çalışma hayatı dolayısıyla her gün kent merkezine yüz binlerce yurttaşın hala uğrak yeri nefes alma noktasıdır. Atatürk Parkı Mersinimizin yarınıdır. Ekolojik krizin katlanılmaz safhaya geldiği dönemlerde oksijen kaynağımız olacaktır. Nefeslenme alanımız olmaya devam edecektir. Çocuklarımızın, torunlarımızın emaneti olan park ilelebet kalmak zorundadır. Ezcümle Atatürk Parkı Mersindir, kentimize el koymanıza izin vermeyeceğiz. Atatürk Parkı halkın malıdır ve öyle kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir