SOHBET KÖŞESİ: FAL VE FALCILIK

Fal, Arapça bir kelimedir. Kökü ve başlangıçtaki ilk anlamı belli değildir.
Kur’anı Kerim’de “ fal” kelimesi yerine “tyr” kökü geçmektedir.
Bazı hadislerde fal ve tıyara kelimelerinin her ikisi de gelecekte gerçekleşebilecek olaylara dair işaret  anlamında kullanılmıştır.
Peygamberimiz, hayırlı, olumlu işaretler için fal  terimini kullanmış, bu kelimeyi tesadüfen işitilen her iyi söze işaret olarak açıklamış ve belirtilerinin kabulünü tavsiye etmiştir.
Bu devirlerde fal Allah’a daima ümit ve güven bağlanılmasını tavsiye eden iyi öğüt olarak değerlendirilmiştir.
Yani fal olumsuz işaretler hakkında da kullanılmakla beraber, iyi işaretler için kabul edilmiş bir tabirdir.
Daha sonraları fal kelimesinin anlamı genişlemiş, ileride meydana gelebilecek iyi olaylara işaret anlamından uzaklaşarak, bu işaretleri bazı yapma metotlarla araştırmak şeklinde kullanılmaya başlanmıştır.
Fal bazen talih deneme, uğur, baht,niyet anlamlarında da kullanılmıştır.
Günümüzde ise fal, insanın gelecekte olabilecck olaylar hakkında bilgi sahibi olmak ve öğrendiğini zannettiği kaderini istediği yönde değiştirmek, kötülüklere karşı tedbir almak, böylece merak, teselli ve ümit duygularına cevap vermek veya sadece oyalanıp vakit geçirmek maksatlarıyla çeşitli yollara başvurması ile bunun sonunda elde ettiği netice anlamlarını ele alacak şekilde kullanılmaktadır.
Yıldız falı da bunlardan biridir…
Yıldız falının da İslam inancıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Yıldız falı ya da astrolojinin kaynağı babil’lilere dayanır.
Babil’lilerde yıldız falına inanmak dini bir inanç olarak görülür.
Eski Mısır’da da yıldız falına inanılırdı.
Çinliler, Hinliler, Aztekler de yıldız falına inanmışlardır.
Avrupa’ya, Ortaçağda Araplar tarafından yıldız falının girdiğini görüyoruz.
Öyle ki Avrupa’da sarayların en saygın kişileri, kralların en yakın adamları müneccimler dediğimiz yıldız falı bakıcıları olmuştur.
Yıldız falı bütün bu saydığımız dönemlerde gerek dini inanç şeklinde olsun gerekse dini inancın dışında değerlendirilsin insanların vazgeçemediği bir düşünce şekli olmuştur.
Günümüzde dünyanın her ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’mizde de pek çok inan sabahleyin gazetesini eline aldığı zaman ilk iş olarak gazetedeki yıldız falına bakmaktadır.
Falda iyi yazıyorsa, neşe ile güne iyi başlamakta, falda kötü yazıyorsa, morali bozulmaktadır.
Bizim inancımıza göre, geleceği ancak Cenab-ı Allah bilir.
Yıldız falının bizi yönlendirmesi dini açıdan hiç de uygun bir davranış değildir.
Esasen günümüzde insanlar artık yıldız falına dini bir inanç gözüyle de bakmamaktadır.
Bazı insanlar, insanların gökyüzü haritasına göre gezegenlerin ve burçların etkisinde olduğuna inanmaktadırlar.
Bu insanlara göre; Yıldız falının yorumlanmasında, her biri gökyüzünde otuz derecelik bir alan kaplayan ve isimleri koç, boğa, ikizler, yengeç, aslan, başak, terazi, akrep, yay, oğlak, kova, balık olan on iki burca başvurulmaktadır.
Yine bu insanlar doğum sırasında gezegenlerin bu burçlara oranla konumunun, insanın alın yazısını ve kişiliğini belirlediğine inanılır.
Bu inanç şeklinin de İslamiyet açısından hiçbir önemi yoktur.
Hoşça kalınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir