Hüseyin KARA-KÖŞEGEN: MERİTOKRASİ

Meritokrasi, yönetim gücünün, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir.
Bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur.
Özellikle kamu yönetiminde daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçilmesi ve yine hizmet içindeki ilerleme ve yükselmelerinin bilgi, başarı ve yetenek kıstaslarına göre yapılmasını amaçlar.
Osmanlı Devleti’ndeki Devşirme sistemi buna örnek gösterilebilir.
Der, Vikipedi…
Dün duydum bu kelimeyi. Dikkatimi çekti. Hemen araştırmaya başladım. Gerçekten çok anlamlı geldi özelliklikle şu günlerde.
Gerek devlet yönetiminde gerek ise iş yerlerinde bu kavram çok ama çok daha anlam kazandı benim için.
Peki, nasıl oluyor iş ortamında Meritokrasi?
Meritokraside herkesin fikirlerini ifade etme hakkı vardır ve bunları açıkça ve sık sık paylaşmaya teşvik edilirler. Öncelikle tüm görüşler dinlenir ardından kararlar en iyi kabul edilen fikirlere göre alınır.
Meritokrasinin demokrasi olmadığını anlamak önemlidir.
“Konsensüs ile karar” yoktur;
herkesin oy hakkı yoktur. Bu, Meritokrasinin temel ayrımıdır. Herkesin sesi varken, bazıları diğerlerinden daha fazla dinlenir.
Meritokrasinin özü burada yatmaktadır;
Kimin dinleneceğine kim karar verir? Hangi fikirlerin en iyi olduğuna kim karar verir? En iyi fikirlerden çıkarım yapıp elde edilecek sonuca kim karar verir?
Meritokrasi yöntemini kullanan birçok teknoloji şirketinde insanlar sadece sıkı ve akıllı çalışarak değil, aynı zamanda ekiplerini ve şirketlerini olumlu yönde etkileme yeteneğine sahip benzersiz fikirleri ifade ederek liderliğe giden yollarını kendileri inşa ederler.
Elbette bu hemen olacak bir durum değil. Bir meritokrasi yönetiminde saygı ve nüfuz kazanmaya başlamak zaman alır ve tutarlı bir sicil gerektirir. Doğru iletişim ve teşvik araçları çalışanlara sunulduğunda, doğal düşünce liderleri ortaya çıkacaktır.
Organizasyonuzda Meritokrasiyi işletmek istiyorsanız;
1. Liderlerinizi güçlendirin.
Liderinizin bir insan yöneticisi veya bireysel bir katılımcı olmasına bakılmaksızın, onlara başarılı olmaları ve organizasyonu ileriye götürmeleri için ihtiyaç duydukları araçları temin edin.
2. Organizasyon genelinde tutku yaratın.
Liderlerinizi neyin motive ettiğini bulun ve ardından kendilerinin en iyi yönlerini belirlemeleri için güçlendirin. Organizasyon boyunca enerji ve tutkuyu teşvik edin.
3. Dinleme kültürü oluşturun.
Meritokraside liderlik, harika fikirlere sahip olmakla ilgili değildir, en iyi fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamakla ilgilidir. İşyerinin ses tonunu belirlemek, dinlemeyi ve paylaşmayı teşvik eden bir ortamı teşvik etmek yöneticilere bağlıdır. Fikirlerin serbestçe yüzeye çıkmasına ve akmasına izin verilmezse, bir meritokratik yapıyı kurmak imkansızdır.
Ülke geçmişimizde liyakat problemleri ile dolu iken hala bu sorunu yaşıyor olmamız geçmişi iyi sorgulamadığımız anlamına gelir.
Geçmişini iyi sorgulamayan toplumların da geleceğinin ne olacağı tam bir muamma olmaktan öteye gidemeyecektir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir