GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ANADOLU: ŞEHİTLERİN KANIYLA SULANMIŞ VATAN TOPRAĞIMIZ…

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’dan bir okuyucumdan mesaj şeklinde bir mail aldım.

Mail’de sorulan soruyu ve kendilerine verdiğim cevabımı sizlerle de paylaşmak istiyorum:

Soru şuydu:

*** ” Önceki cevaplarınızın birinde Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması ile ilgili olarak bir okuyucunuza verdiğiniz cevap çok doyurucu idi.

Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasıyla ilgili cevabınızı okurken Anadolu adının nereden geldiğini düşünmeye başladım.

Bize Anadolu’nun Tarihçesini ve Anadolu adının nereden geldiğini köşenizde anlatır mısınız? ” ***

Sorunun cevabına şöyle vermiştim:

*** ” Anadolu adının nereden geldiği ile ilgili belgeleri araştırdığımız zaman karşımıza şu türlü bilgiler çıkıyor:

Anadolu Yarımadası: Asya kıtasının en batısında Karadeniz, Akdeniz ve Ege denizi arasında kalan yaklaşık 755.000 km²’lik bir alanı kaplayan dağlık bir yarımadadır.

Batıdan doğuya olan uzunluk 1.000 km’den fazla, genişlik ise 400 km’den 600 km’ye kadardır.

Osmanlı döneminde “Anadolu’nun geleneksel doğu sınırı olarak Fırat Nehri kabul edilirken, Cumhuriyetle birlikte Birinci Türk Coğrafya Kongresinden sonra Türkiye’nin Asya’da kalan kısmının tümü aynı coğrafî terime dâhil edilmiştir.

Günümüzde yaygın olarak Türkiye’nin Asya kıtasında kalan topraklarının adı olarak kullanılır.

Anadolu, Asya ve Avrupa’nın birleşim noktasındaki stratejik konumu nedeniyle, tarih öncesi çağlardan beri birçok medeniyetin beşiği olmuştur.

Yeryüzünün en eski yerleşkelerinden bazıları Cilalı Taş Devri’nde Anadolu’da kurulmuştur.

Çatalhöyük, Çayönü, Hacılar, Göbekli Tepe ve Mersin (Yumuktepe) yerleşkeleri Cilalı Taş  Devri’nden kalmadır.

Truva yerleşkesi de Cilalı Taş Devri’nde kurulmuş ve Demir Çağı’na doğru uzanmıştır.

Sümer, Asur, Hitit, Yunan, Lidya, Kelt, Per, Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu, Safevi, Moğol ve Osmanlı gibi onlarca medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Yüzlerce dil ve lehçeyi barındırır.

Anadolu, Hristiyanlığın ilk doğduğu ve geliştiği topraklardan biridir.

Uzun yıllar Doğu Roma topraklarının esasını teşkil etmiştir.

11. yüzyıldan itibaren Türkler tarafından iskân edilmiş ve yönetilmiştir.

Özellikle 1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesinden itibaren Müslüman Oğuz Türkleri Anadolu’ya akın etmiştir.

Eskiçağ tarihlerinde “Küçük Asya” olarak adlandırılan Anadolu adı onuncu asra kadar devam etmiştir.

Helenistik çağda Anadolu’ya “Anadolos” denmiştir.

Osmanlılar döneminde Anadolu toprakları “Diyar-ı Rum”, “Memalik’i Rum”gibi adlarla anılmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman İmparatorluğun topraklarını “Rumeli” ve “Anadolu” olmak üzere, iki eyalete ayırmıştı.

Osmanlılar döneminde Anadolu eyaletinin ilk merkezi Ankara daha sonra Kütahya olmuştu.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Asya kesimindeki Türk topraklarının hepsine “Anadolu” adı verilmişti.

Anadolu’muzun Türklere ait bir yurt olduğunu ilk defa haçlı yazarlar belirtmişlerdir.

Anadolu’ya “Türkia” demişlerdi.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu, Doğu ve Batı uygarlığı arasında bir köprü olmuştur.

Anadolu adının nereden geldiği ile ilgili bir radyo programında canlı yayında anlattıklarımı sizinle de paylaşmak

istiyorum:

Bir savaş dönüşü Türk askerlerine ayran ikram eden bir Türk anası askerlerin elinde bulunan ayran tasına ayran doldurmaktadır.

O kadar çok ayran ikram edilmiştir ki, kahraman Türk askerleri ellerindeki ayran tası dolu olduğu için, “dolu ana…” “Ana…dolu…” demeye başlamışlardır.

Askerlerin sözü süratlenince “Ana dolu”; “Anadolu” şeklinde anlaşılmış ve böylece Anadolu adı doğmuştur. ” ***

İşte verdiğim cevap buydu.

Hoşça kalınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir