GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: RAMAZAN DÜŞÜNCELERİ: GENÇLERE ÖĞÜTLER; ALLAH’IN VARLIĞINI ANLAMAK -8

İnsan aklı düşünerek Ay’ı fethetmiş, uzayın derinliklerini keşfetmiş, sesten hızlı kara ve hava araçları icat etmiştir.

Bu zekâyı da insanlara bahşeden bir güç vardır.

Zekânın, aklın oluştuğu yer Beyin’dir.

Beyin sinir sisteminin en karmaşık parçasıdır.

Vücut ağırlığının ancak yüzde 2′sini oluşturan beyin, toplam enerji üretimimizin yüzde yirmisini tüketmektedir.

Bu enerjiyi kanın taşıdığı glikoz ve oksijenden alır.

Bilinçli olarak algıladığımız bütün vücut duyumları beyin kabuğuna gelir.

Öğrenme, değer biçme, yoktan var etme ve hisler beyin kabuğunun sorumluluğundadır.

Sıcak, soğuk, basınç, ağrı, acı gibi duyumlar beyin kabuğu tarafından algılanır.

Görme, duyma, tat koku gibi duyumlar da beyin tarafından algılanır.

Beyinde; konuşma, işitme, okuma-yazma, görme bölgeleri vardır.

İnsan beyni de başlı başına karmaşık bir makine gibidir.

İnsan vücudu arz’ın ihtiva ettiği belli başlı elementlerden oluşmuştur; Karbon, oksijen, hidrojen, fosfor, kükürt, azot, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, bakır, iyot, flor, kobalt, zınk, silisyum, alüminyum vücudu oluşturan elementlerdir.

Toprağı meydana getiren elementler de bunlardır.

İnsan vücudunu ve toprağı meydana getiren bu elementlerin insanı meydana getirmesi gerçekten çok ince hesapların sonucudur.

İnsanın meydana gelişini sağlayan gen harikası da gerçekten incelemeye değer.

Gen’ler o kadar küçüktür ki; Yeryüzünde mevcut bütün canlıları meydana getiren genlerin hepsi bir araya toplansa küçük bir yüksüğü bile dolduramaz.

Genler ve onların adaşı kromozomlar mikroskopla bile görünmezler.

Bu iki varlık her canlı hücreye yerleşirler ve bütün insanların, hayvanların, nebatların özelliklerini kendilerinde taşırlar.

Bir yüksük 5 milyara yaklaşan insan nüfusunun ayrı-ayrı bütün şahsi özelliklerini içine alacak kadar küçüktür, ama bu konudaki gerçekler hiçbir tereddüde gerek kalmayacak şekildedir.

Acaba genler, milyarlarca insanın özelliklerini nasıl içinde gizleyebiliyor?

Nasıl olur da inanılması güç küçücük bir yerde tek- tek insanların psikolojisini muhafaza edebiliyor?

Mikroskopla bile görülmeyen küçücük bir gen içinde hapsedilen, yeryüzündeki bütün hayatı kesin olarak idare edebilmesi özelliği ancak ve yalnız derin bir ilim ve maharet sahibi bir varlığın eseri olabilir.

Bu varlık Allah’tır.

Allah fikri insanlara verilmiş ilahi bir duygudur.

Bu duygu ve düşünce sayesinde canlılar içerisinde yalnız insanlar görünmeyen şeylerin varlığına dair, özellikle Allah inancına dair akli deliller bulabilirler.

Son yıllarda Hıristiyan, Yahudi, Musevi pek çok ilim adamı, değişik ülkelerden pek çok milli şair, sanatçı, tarihçi, edebiyatçı, müzisyen, dansçı, boksör, basketbolcu, asker, atom mühendisi ve branşında uzmanlaşmış profesörler hem Allah’ın varlığına inanmışlar hem de Allah’ın gönderdiği son din İslamiyet’e girmişlerdir.

Goethe, Puşkin,Tolstoy, Roger Gardudy, Zef Clement, Prof. Dr. Maurice Bucaile …

Margaret Marcus, Leopold Wess, Cecilia Cannolyly, jim CIinging, Maurice Bejart, Catherine Delorme, ferdinand Goidschmit …

Jacouses Yves Cousteau (Kaptan Kusto), Lev Aicinder, Tina Gfanzil, stevia Wonder, schirooki Ralf abas…

Dr. Robert D. Crane, Vıncent Montel, Yasin Gold CatStevens, Boney-M , Abdullah Bubenheim…

Mary Weld, Juli Torralbo, Tamara ve daha binlerce isim Allahın varlığını kâinata, kâinattaki harikulade işleyişe, dünyadaki canlı cansız varlıklara bakarak ilmen ve fennen kabul ve ispat etmişlerdir.

Allah vardır, Allah birdir, Allah her

yerdedir.

(Son)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir