‘Alime yaşam hakkını savunmuştur’

ARZU ÖZER
Antalya Feminist Kolektif bir kez daha Alime Toprak davası öncesi Silifke 1. Ceza Ağır Mahkemesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. 15 yıl boyunca evli olduğu Ali Toprak’tan sistematik olarak şiddet gören Alime Toprak’ın 31 Ağustos 2020’de Ali Toprak tarafından tehdit edilip şiddet gördüğü bir anda kendisini savunarak Ali Toprak’ın ölümüne sebep olduğu hatılatılan açıklamada, “Eşi kasten öldürmek” suçundan tutuklu yargılanan Alime için adalet istiyoruz! Evli olduğu Ali Toprak tarafından yıllarca sistematik şiddete maruz kalan, defalarca çocuklarına zarar vermekle tehdit edilen ve şu anda eşi kasten öldürmekle yargılanan Alime Toprak için savcılık 15 yıl ceza istiyor! Mahkeme Alime’nin Neden Şikâyetçi Olmadığını Sorguluyor! Alime Toprak çocukları ve ailesine zarar verilmekle tehdit edildiği için polise şikâyette bulunmamış fakat yaşadığı şiddete tanıklık edenler olmuştur. Öyle ki Ali Toprak’ın ailesinden neredeyse herkes Alime’den şikâyetçi olmadıklarını mahkemeye bildirmiştir. Alime’nin durumuyla birebir örtüşen ve gerçekleşen eylemin aslında öz savunma dürtüsüyle gerçekleştiğini gösteren “örselenmiş kadın sendromu” makalesi de avukatlar tarafından dosyaya sunulmuştur.” denildi.
“Yıllardır sistematik bir şiddete maruz kalmış!”
Bunun yanı sıra, Ali Toprak’ın kumar, şiddet, pedofili eğilimi, Alime’yi başkalarıyla ilişkiye zorlaması durumlarının da duruşmalarda tanıklar tarafından beyan edildiğin söyleyen kadınlar, “Davanın önceki duruşmalarında mahkeme; tanık ve çocukların ifadelerinden Alime’nin yıllardır sistematik bir şiddete maruz kaldığını ve çocuklarının zarar görmesi korkusuyla şikâyette bulunamadığını dinlemesine rağmen olay esnasında Alime’nin yardım istemek için neden bağırmadığını ve sonrasında şikâyetçi olmadığını sorgulamıştır! Mahkemeler; kadınların utanma duygusu, damgalanma korkusu nedeniyle gerçeğin bir kısmını anlatamamalarını çelişkili buluyor! Alime ilk ifadesinde Ali Toprak’ın evlenmesi için 14 yaşında bir kız bulması için kendisine ve çocuklarına baskı kurduğu ve şiddet uyguladığı için öldürmek zorunda kaldığını söylemiştir. Mahkemedeki ifadesinde bu konuların yanısıra Ali Toprak’ın kumar alışkanlığı nedeniyle borçları karşılığında başka erkeklerle birlikte olmaya zorladığı içinde öldürdüğünü söylemiştir. Biz kadınlar Alime’nin toplum tarafından damgalanmamak için utandığını ve bu durumu gizlediğini biliyoruz. Ancak erkek mahkemeler bu durumu çelişkili ifade olarak değerlendiriyor! Hakimler takdir yetkisini kullanırken kültürel olguları da dikkate almak zorundadırlar. Böylesi ataerkil bir toplumda, fuhuşa zorlandığını söyleyen bir kadının “adının çıkması” başka erkeklerin tecavüzüne davetiye çıkarmak anlamı taşıdığını herkes bilir. Mahkemeler bunun bir kültürel olgu olduğunu bilmeli buna uygun akil yürütmeler yapmalıdır.” ifadelerini kullandılar.
“Bu bir öz savunma davasıdır!”
Açıklama şöyle sonlandı;
“Sürekli kumar oynayan, tarihi eser kaçakçılığı yapan, küçük yaştaki kız çocuğunu kaçırarak istismar eden, Alime’ye ve çocuklarına sürekli şiddet uygulayan ve tehdit eden Ali Toprak’ın saldırıları karşısında asıl mağdur olan Alime’dir. Alime ceza alırsa çocuklarına bakacak kimse olmadığı için çocukları sığınma evine gönderilecektir. Mahkeme öz savunmayı görmezden gelerek iki tane küçük çocuğun da annelerinden ayrı büyümelerine yol açacaktır.Alime Toprak yıllardır öğrenilmiş çaresizlik ve sistematik şiddet gören bir kadın olarak ölmemek, fuhuş yapmamak ve ceza alırsa çocuk sığınma evine gönderilecek olan çocuklarına sahip çıkabilmek için meşru müdafaada bulunmuş ve yaşam hakkını savunmuştur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir