Prof. Dr. Mustafa ALTINTAŞ: Bir Bilim İnsanının Çığlığı!

Uzunca bir süredir ülkemizde öncülüğünü bizzat Cumhurbaşkanının yaptığı ve ülkemiz dışındaki bilim insanlarına yönelik “ülkenize dönün” çağrısı yapılıp durmakta.
Böyle bir çağrının sahibi olan Cumhurbaşkanı, hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve saldırılara karşı etkin, caydırıcı önlemler alınması yolundaki istemleri ve bunlara duyarlılık gösterilmemesi karşısında kamudan ayrılıp, özel sağlık birimlerine ve yurtdışına gitme zorunda kalanlara bu kez, “gidiyorlarsa gitsinler” çıkışını gösterdi.
Doğabilecek boşluğu ise, “Tıp fakültesini yeni bitiren asistan doktorlarla ve yurt dışından dönmek isteyenlerin dönüşünü sağlamakla” dolduracaklarını açıkladı.
Ve bu çekişme sürüp gitmekte.
Ortada, “Sağlık Bakanıyım” diye gezinen bir “işgören” var olmasına karşın, O’nun sesi çıkmıyor. İnsanın aklına, tıpçı ve özel sağlık kurumu sahibi olan bu işgörenin, kuzuların sessizliğine bürünmesinin gerisinde, ‘yararlandığı desteklerden yoksun kalma korkusu mu var?’  sorusunu getiriyor. Her neyse.
Yazı konum, ülkeden ayrılmayı kışkırtanları masaya yatırma değil, “ülkenize dönün” çağrısını ciddiye alan bir bilim insanının uğradığı düş kırıklığını, Cumhurbaşkanına ileten mektubunu paylaşacağım.
“Sayın Cumhurbaşkanımız,
Ben, Bilim Doktoru…ım. İlk, orta ve lise öğrenimini Türkiye/Ankara’da, Charles De Gaulle Lisesi’nde tamamladım. Sistem gereği girdiğim “Baccalaureat Sınavı” sonrasında, Lyon Claude Bernard  Üniversitesi Yaşam Bilimleri Bölümü’nden lisans,“ Université Claude Bernard Lyon 1”’den  Yüksek Lisans(Master);“ Ecole Normale Superieure’dan “Yaşam Bilimleri Doktoru” ünvanını onur derecesi ile kazandım. Doktora tez çalışmam “Etudes des mecanismes de regulation de la transcription par le récepteur des androgenes  dans lescellules de prostate humaines” idi. Doktora sonrasında ise, Lyon, Cenevre ve Université Paris Creteile’de Institut de Recherche Biomedicale Fakulte de Medecine de Creteil’dearaştırmacı-öğretim üyesi olarak görev yaptım. 
Sizin, 12 Mayıs 2010’da Euronews’da Medvedev ile yaptığınız görüşmede, stüdyodan doğrudan (simultane) çevirmenlik yapmıştım. Bu arada Fransa Devleti uyruğuna da kabul edilerek, çift uyruklu oldum. Sonuç olarak Eylül 2001’den bu yana, yurt dışında yaşamaktayım.  Fransız eşim Lise Öğretmeni olup, alanı Fransız Dili ve Edebiyatı, Latince ve Eski Yunanca’dır. İki kız ve bir erkek çocuk sahibiyiz. Türkçenin yanısıra Fransızca ve İngilizce yazmakta, okumakta ve konuşmaktayım.
Anne ve babam, tek oğulları olan benim ve gelinleri ile torunlarının Türkiye’ye gelmemiz konusundaki istek ve önerilerine güç katmak için, 22 Eylül 2018’deki katıldığınız “TEKNOFEST”’teki konuşmada,  akademik yaşamını ve kariyerini yurtdışında sürdüren T.C. yurttaşı olan bilim insanlarına yaptığınız “Ülkemize Geri Dönün” çağrınızı önüme koydu ve yineleyip durdular.
21 Eylül 2020 tarihinde, İzmir Biyotıp ve Genom(İBG) Merkezi’nden birlikte çalışma için bir öneri aldım. İnternet üzerinden görüşme ve 2 Kasım 2020’de işbaşı yapmak konusunda vardığımız anlaşma üzerine, Université Paris estCreteile  ile varolan sözleşmemi yenilemeyip, 24 Ekim 2020’de Paris’ten İzmir’e geldim ve hemen ertesi günü çalışmaya başladım.
İBG Merkez Müdürü Sayın Prof. Dr. Mehmet Öztürk’ün sağlık nedeni ile istifası sonrası, Müdürlükte doğan boşluğun uzun sürmesi, kontrat düzenlemenin ertelenmesine neden oldu. Bu gecikme üzerine  İBG-Temel ve Translasyonel Araştırmalar Programı Sorumlusu Sayın Prof. Dr. Neşe Atabey, beni İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü(İYTE),  Fen Fakültesi(FF) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı, Fen Fakültesi Dekanı ve İYTE Rektörü ile tanıştırdı.
İYTE ilgilileri, akademik çalışmalarımı ve araştırma projelerim ile yayımlarımı gördükten sonra, alanımda bilimsel bir seminer ve deneme dersi vermemi istediler. Çok başarılı bulduklarını ve heyecan duyduklarını yazılı olarak bildiren Enstitü Yetkilileri, benimle çalışma isteklerini bildirdiler ve adıma “Doktor Öğretim Üyesi” kadrosu için ilana çıktılar. İlan üzerine 11 Ocak 2021 günü başvuru dosyamı, Paris’te bulunmam nedeni ile, vekilim babam elden teslim etti. Başvurumun sonucu, uzunca bir süre bildirilmedi ve açıklanmadı. Sonuç konusunda başvurularım üzerine, kimi eksiklikler nedeni ile, ön değerleme aşamasını atlayamadığım bildirildi. Oysa ki, aranan 50 akademik puana karşın, değerlendirmeye sunduğum akademik çalışmalarım 515 puanlıktır. Eksikliklerin bildirilmesi ve bunun giderilmesinin mümkün olacağını bildirmeme karşın, buna da yanıt verilmedi.
Ben İYTE’e iş için başvuruda bulunmadım. Onlar benimle çalışmak isteğini bildirdiler ve hatta kadro ilanı taslağını benim onayıma sundular. Fakat anlayamadığım nedenlerle bir engel ile karşılaştım. Ve bu bende büyük bir düş kırıklığı ile öfkeye neden oldu. Paris’e, evime ve çocuklarıma  döndüm. Halen Rektörlük, başvuru dosyamı ve Ön Değerlendirme Komisyonu Raporunu geri vermediler. Rektörün verdiği yazılı yanıt ile, Bölüm Başkanınki birbirini yalanlıyor. Bu hukuksuzluk ve sergilenen ciddiyetsizlik yargı organlarımıza yeni bir dava yükü olarak aktarılacaktır.  
Sayın Cumhurbaşkanım,
Sizin “Ülkemize Geri Dönün” çağrınız yetmiyor. Gerçekleşmesi, su başlarını tutmuş yöneticilerin engeline takılıyor. Ülkesine dönmek isteyenlerin istekleri, yapay gerekçeler ile, geri çevriliyor. Ve bir de, benim olayımda olduğu gibi, ret edilmiş konuma düşürülüyorsunuz. 
Sizden isteğim, çağrınızı ciddiye alanların uğradıkları pişmanlığa çözüm üretilmesi için, bir inceleme yaptırmanızdır. Ben, isteğiniz olduğunda bu sürece ilişkin belge ve bilgileri iletmeye hazırım. 
Saygılarımla. 24.04.2021”
Aktarılan bilgilere göre, bu mektup Cumhurbaşkanlığı tarafından, şikayette bulunulan İYTE Rektörlüğü’ne gönderilmiş. Onlar ise, “Biz masumuz” yanıtını vermişler ve yalanları ile Cumhurbaşkanını da aldatma başarısını göstermiş olmalılar. 44 yıllık akademik yaşamımda yöneticilerin “nitelikli”, “fikri, vicdanı, irfanı hür” bilim insanlarına kapıları sıkı sıkı kapalı tuttuklarına tanıklık edip, kavgasını verdim. Konu yargı önüne taşınmış. Bakalım hukuk devletinin güvencesi olan yargı, ulus adına nasıl bir karar verecek.
Sonucu siz okurlarımla paylaşırım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir